Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Tanrıkulu’ndan İçişleri Bakanı Çiftçi’ye: “Ruhsatsız silahların özellikle gençler arasında yaygınlaşmasını önlemeye yönelik özel bir politika geliştirilmiş midir?”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye, “Toplumda artan silahlanma eğilimini azaltmak amacıyla eğitim, bilinçlendirme veya kamu kampanyaları yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa kapsamı nedir? Ruhsatsız silahların özellikle gençler arasında yaygınlaşmasını önlemeye yönelik özel bir politika geliştirilmiş midir?” sorularını yöneltti.
 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye,

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye, “Toplumda artan silahlanma eğilimini azaltmak amacıyla eğitim, bilinçlendirme veya kamu kampanyaları yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa kapsamı nedir? Ruhsatsız silahların özellikle gençler arasında yaygınlaşmasını önlemeye yönelik özel bir politika geliştirilmiş midir?” sorularını yöneltti.

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ruhsatsız silah kullanımı ve bireysel silahlanma konularını Meclis gündemine taşıdı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Tanrıkulu, son yıllarda Türkiye’de bireysel silahlanma ve ruhsatsız silah kullanımındaki artışın kamu güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Ruhsatsız silahların yalnızca organize suç faaliyetlerinde değil, gündelik yaşamda meydana gelen şiddet olaylarında, kadın cinayetlerinde, aile içi şiddette, sokak çatışmalarında ve gençler arasında yaşanan olaylarda yaygın biçimde kullanıldığına dikkati çeken Tanrıkulu, soru önergesinin gerekçesinde, “Ruhsatsız silahların temin yollarının çeşitlenmesi, dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden yasa dışı satış iddiaları, kaçak üretim ve kayıt dışı dolaşımın denetlenmesine ilişkin kaygıları artırmaktadır. Bu durum, bireysel silahlanmanın yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda toplumsal barışı ve yaşam hakkını ilgilendiren çok boyutlu bir kamu politikası meselesi olduğunu ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verdi.

Ruhsatsız silahlarla mücadele kapsamında yürütülen operasyonların etkinliği, mevcut cezai yaptırımların caydırıcılığı, kurumlar arası koordinasyon düzeyi ve önleyici politikaların yeterliliği konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu aktaran Tanrıkulu, Çiftçi’ye şu soruları yöneltti:

“2024, 2025 ve 2026 yıllarında Türkiye genelinde ele geçirilen ruhsatsız silah sayısı kaçtır? Bu sayıların yıllara göre dağılımı nasıldır? Aynı yıllar itibarıyla ruhsatsız silah kullanımına bağlı olarak meydana gelen suç olaylarının sayısı nedir? Bu olayların türlerine göre dağılımı nasıldır?

Ruhsatsız silahların temin edilme yollarına ilişkin Bakanlığınızın elinde bulunan veriler nelerdir? Kaçak üretim, yurt dışı kaçakçılığı ve kayıt dışı satış oranları ne düzeydedir? Ruhsatsız silahların azaltılmasına yönelik son üç yıl içinde yürütülen operasyon sayısı kaçtır? Bu operasyonlar sonucunda kaç kişi hakkında işlem yapılmıştır?

Bireysel silahlanmanın önlenmesine yönelik olarak 2026 yılı itibarıyla yürütülen veya planlanan yeni bir eylem planı bulunmakta mıdır? Ruhsatsız silah bulundurma ve kullanmaya ilişkin cezaların caydırıcılığı konusunda Bakanlığınızca yapılan bir etki analizi mevcut mudur?

Toplumda artan silahlanma eğilimini azaltmak amacıyla eğitim, bilinçlendirme veya kamu kampanyaları yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa kapsamı nedir?

Ruhsatsız silahların dijital platformlar ve sosyal medya üzerinden satışına yönelik denetim mekanizmaları yeterli midir? Bu konuda hangi çalışmalar yapılmaktadır? Emniyet ve jandarma birimleri arasında ruhsatsız silahlarla mücadelede veri paylaşımı ve koordinasyon nasıl sağlanmaktadır?

Ruhsatsız silahların özellikle gençler arasında yaygınlaşmasını önlemeye yönelik özel bir politika geliştirilmiş midir?”