Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Öztunç: “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir”

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine yükseldiğini belirterek, “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir. Gençler işsiz, çalışanlar yoksul, kiralar astronomik seviyede. İnsanlar bırakın çocuk büyütmeyi, kendi yaşamını sürdürmekte zorlanıyor” açıklamasını yaptı. 

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de tek

(ANKARA) – CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine yükseldiğini belirterek, “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir. Gençler işsiz, çalışanlar yoksul, kiralar astronomik seviyede. İnsanlar bırakın çocuk büyütmeyi, kendi yaşamını sürdürmekte zorlanıyor” açıklamasını yaptı.

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı “İstatistiklerle Aile, 2025” raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de tek kişilik hanelerin hızla arttığını, evlilik oranlarının düştüğünü, doğurganlığın gerilediğini ve nüfusun giderek yaşlandığını ifade eden Öztunç, yaşanan tablonun iktidarın yıllardır sürdürdüğü “yanlış politikaların” sonucu olduğunu öne sürerek, “AKP iktidarının uyguladığı ekonomi politikaları milyonlarca insanı yalnızlığa, yoksulluğa ve umutsuzluğa sürükledi. İnsanlar artık evlenemiyor, çocuk sahibi olmaktan korkuyor. Gençler geleceğini Türkiye’de göremiyor” eleştirisini yaptı.

2025 yılı itibarıyla Türkiye’de tek kişilik hane sayısının 5 milyon 522 bine yükseldiğini belirten Öztunç, “Bir ülkede aile yapısı çöküyorsa bunun temel nedeni ekonomik güvensizliktir. Gençler işsiz, çalışanlar yoksul, kiralar astronomik seviyede. İnsanlar bırakın çocuk büyütmeyi, kendi yaşamını sürdürmekte zorlanıyor” dedi.

Öztunç, son 10 yılda ortalama hane büyüklüğünün 3,57’den 3,08’e gerilediğine dikkati çekerek, “Çocuk sayısı azalıyor, nüfus yaşlanıyor. Bu yalnızca demografik bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal çöküşün göstergesidir. Eğer bugün gerekli önlemler alınmazsa yarının Türkiye’sinde üretim gücü zayıflamış, sosyal güvenlik sistemi büyük baskı altına girmiş ve yaşlı nüfusa bakacak genç nüfusu azalmış bir tabloyla karşı karşıya kalacağız” ifadelerini kaydetti.

“VATANDAŞ ARTIK ÇOCUK YETİŞTİRMENİN DEĞİL, HAYATTA KALMANIN HESABINI YAPIYOR”

Güvenlik kaygılarının da aileleri etkilediğini ileri süren Öztunç, şöyle devam etti:

“Aileler artık yalnızca geçim derdiyle değil, güvenlik kaygısıyla da mücadele ediyor. Okullarda yaşanan şiddet olayları toplumda büyük endişe yaratıyor. Çocuklarını iyi bir eğitimle geleceğe hazırlayamayan anne babalar, ekonomik sıkıntılar nedeniyle birden fazla çocuk sahibi olmanın büyük risk taşıdığını düşünüyor. Bir ülkede çocuklar eşit eğitim alamıyorsa, gençler umutlarını kaybediyorsa, aileler gelecek korkusuyla çocuk yapmaktan kaçıyorsa bunun sorumlusu ülkeyi yöneten anlayıştır. Vatandaş artık çocuk yetiştirmenin değil, hayatta kalmanın hesabını yapıyor.”

Boşanma oranlarının arttığını, evlenme oranlarının düştüğünü kaydeden Öztunç, “Saraylarda yaşayanlar vatandaşın geçim derdini bilmiyor. Gençler ev kuramıyor, çocuk sahibi olamıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında, emekli geçinemiyor, barınma krizi büyüyor. Böyle bir ortamda aile yapısının korunmasını beklemek gerçekçi değildir. Türkiye’nin güçlü bir aile yapısına, geleceğe güvenle bakan gençlere ve sosyal adaleti sağlayan bir yönetime ihtiyacı var. Bunun yolu baskıdan değil; liyakatten, adaletten, refahtan ve halkı önceleyen sosyal devlet anlayışından geçmektedir” değerlendirmesini yaptı.