(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, artan akaryakıt fiyatlarına tepki göstererek, “Çiftçinin kullandığı mazottaki vergi yükü azaltılmalı; gübre, yem, tohum, ilaç ve sulama destekleri gerçek üretim maliyetlerine göre belirlenmelidir. Ürün fiyatları ekimden önce açıklanmalı, kooperatifçilik güçlendirilmeli ve üretici tüccarın insafına terk edilmemelidir” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Denizli’de, Denizli İl Başkanı Ayhan Oran ve CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile birlikte basın açıklaması yaptı.
Denizli’nin yıllarca Türkiye’nin “Anadolu Kaplanları” arasında gösterildiğini belirten Kaya, kentin tekstil, konfeksiyon ve diğer sanayi sektörlerinde üretim ve ihracatla öne çıktığını ifade etti.
Başta tekstil ve konfeksiyon olmak üzere birçok sanayi sektöründe daralma yaşandığını belirterek, yüksek enerji, finansman ve üretim maliyetlerinin işletmelerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyleyen Kaya, “Yüksek enerji, finansman ve üretim maliyetleri nedeniyle dünya piyasalarıyla rekabet edemeyen iş insanları ya küçülüyor ya da fabrikalarını kapatıyor. Denizli, konkordato ilanlarında ülke genelinde ön sıralarda yer alıyor” diye konuştu.
Kaya, sanayicinin üretim, işçinin işini koruma, esnafın ise işletmesini sürdürme konusunda kaygı yaşadığı bir ortamda yönetim sorunu bulunduğunu savunarak, KOBİ’lerin uygun koşullarda finansmana erişiminin sağlanması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve tekstil ile konfeksiyon gibi emek yoğun sektörlerde üretim ve kadın istihdamını koruyacak desteklerin uygulanması gerektiğini söyledi.
“GIDA GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE ATARSINIZ”
Denizli’nin aynı zamanda önemli bir tarım kenti olduğunu belirten Kaya, özellikle Çivril, Buldan, Güney, Çal, Bekilli, Acıpayam ve Tavas’taki tarımsal üretime dikkati çekti. Mazot, gübre, ilaç, sulama ve diğer temel girdilerdeki artışlara işaret eden Kaya, üreticinin ürün fiyatlarının geriye gitmesinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Kaya, şunları kaydetti:
“2025 yılının eylül ayında mazot yaklaşık 55 lirayken TMO kuru üzüm için 120 lira fiyat vermişti. Bugün mazot 100 lirayı aşmış; gübre, ilaç, sulama ve örtü gibi temel girdilerin fiyatları katlanmışken TMO kuru üzüm için 95 lira fiyat açıkladı.
Girdi maliyetleri yükselirken üreticinin ürün fiyatını geriye götürmek, çiftçiye açıkça ‘Üretme’ demektir. Mazotun litresinin 100 lirayı aştığı bir ülkede çiftçiye yalnızca ‘Üret’ diyemezsiniz. Çiftçinin traktörü tarlaya nasıl girecek? Ürün nasıl ekilecek, nasıl biçilecek, nasıl pazara taşınacak? Üretici kazanamazken tüketicinin de gıdaya erişemediği bir düzen sürdürülemez. Çiftçinin kullandığı mazottaki vergi yükü azaltılmalı; gübre, yem, tohum, ilaç ve sulama destekleri gerçek üretim maliyetlerine göre belirlenmelidir. Ürün fiyatları ekimden önce açıklanmalı, kooperatifçilik güçlendirilmeli ve üretici tüccarın insafına terk edilmemelidir. Çiftçiyi toprağa küstürürseniz yalnızca köyleri boşaltmazsınız; Türkiye’nin gıda güvenliğini de tehlikeye atarsınız.”
Denizli’nin önemli turizm değerlerinden Pamukkale’ye de değinen Kaya, Pamukkale’nin yalnızca Denizli’nin değil, insanlığın ortak mirası olduğunu belirtti.
“ÇOCUKLARIMIZI UYUŞTURUCUYA, SANAL KUMARA VE EKRANLARA TERK ETMEYECEĞİZ”
Denizli’deki üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme sorunlarına dikkat çeken Kaya, gençlerin artık “Nerede kalacağım, ne yiyeceğim, kiramı nasıl ödeyeceğim?” sorularıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kaya, yeterli ve nitelikli kamu yurtlarının yapılması, öğrencilerin sağlıklı beslenmesinin kamusal güvence altına alınması gerektiğini ifade ederek, “Hiçbir üniversite öğrencisi parasızlıktan öğün atlamamalı, hiçbir aile çocuğunu okutabilmek için yoksullaşmamalıdır” dedi.
Çocukların uyuşturucu, sanal kumar, ekran bağımlılığı ve akran zorbalığı gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu kaydeden Kaya, “Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin, yasa dışı bahis ağlarının ve ekranların insafına bırakamayız. Okullarda psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli; çocuklarımız sporla, sanatla, kültürle ve bilimle buluşturulmalıdır. Uyuşturucuya, sanal kumara, ekran bağımlılığına ve akran zorbalığına karşı okul, aile, yerel yönetim ve kamu iş birliği kurulmalıdır. Çünkü bizim eğitim anlayışımız çocuğu yalnızca sınava değil, hayata hazırlar” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Denizli’nin sorunlarının yanı sıra çözüm önerilerini de ortaya koyduğunu vurgulayan Kaya, kentin tekstil ve sanayisinin güçlendirilmesi, kadın istihdamının korunması, çiftçilerin desteklenmesi, öğrencilerin barınma ve beslenme sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyledi. Sorunların çözümünün olduğunu dile getiren Kaya, “Bunun için kamucu, planlı, üretimden ve emekten yana bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Eğitimde savunduğumuz temel değerler bellidir: Eşitlik, laiklik, bilimsellik ve sosyal devlet. Bir kent fabrikasıyla üretir, tarlasıyla besler, esnafıyla yaşar, üniversitesiyle düşünür, okuluyla geleceğini kurar. Denizli’nin gücü, emeği, üretim kültürü ve yetişmiş insanı vardır. Bu birikimin yok edilmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.




