(ANKARA) – CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, öğrenci affı konusunda kanun teklifini Meclis’e sunduklarını açıklayarak, “Dar gelirli ailelerin çocukları okumak mı yoksa karnını doyurmak mı sorusu arasında sıkışıp kalmıştır. Birçok öğrencimiz geçim derdi yüzünden okuluyla bağı kopmuştur. Biz öğrenci affının çıkması için bir kanun teklifi hazırladık ve Meclis’e sunduk. Hazırladığımız kanun teklifi ve savunduğumuz düzenleme sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de mutlaka kapsayacak bir düzenlemedir. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı var” dedi.
CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı açıklamayla öğrenci affına ilişkin kanun teklifini Meclis’e sunduklarını açıkladı. Ekonomik kriz nedeniyle birçok gencin eğitimine devam edemediğini belirten Demir, şunları kaydetti:
“Öğrenci affı meselesi sadece soğuk bir kanun maddesi, basit bir mevzuat veya teknik bir af düzenlemesi değildir. Bu mesele kanayan bir yarayı sarmak, bozulan ekonominin ve yoksulluğun kalemini elinden aldığı o gençleri kurtarma meselesidir. O gençler bizden bir lütuf, bir ayrıcalık veya merhamet beklemiyorlar. Onlar yanlış ekonomi politikalarının ve adaletsiz sistemin onlardan çaldığı en temel insan haklarını, eğitim haklarını geri istiyorlar. Anayasamızın 42. maddesi çok açıktır. Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.
Ancak bugün geldiğimiz noktada yükseköğretim sistemindeki yapısal sorunlar ve katı idare uygulamaları bu maddeyi kağıt üzerinde bırakmıştır. Azami süre uygulamaları, kayıt yenileme veya disiplin cezaları gibi nedenlerle üniversitelerle ilişiği kesilen yüz binlerce gencimiz var. Şimdi kendimize sormamız gerekiyor. Bu gençler neden okullarını bıraktı? Cevabı hepimiz biliyoruz. Derinleşen ekonomik kriz, mutfaklardaki yangın ve barınma krizi. Bugün Ankara’da, İstanbul’da veya Anadolu’da herhangi bir şehirde bir öğrencinin sadece kira ve yemek masrafını karşılaması imkansız hale gelmiştir.
“Teklifimizle öğrencilerin yarım kalan üniversite hayallerini tamamlaması hedeflenmektedir”
Dar gelirli ailelerin çocukları okumak mı yoksa karnını doyurmak mı sorusu arasında sıkışıp kalmıştır. Birçok öğrencimiz geçim derdi yüzünden okulunu dondurmak, inşaatlarda, kuryelik işlerinde çalışmak zorunda kalmış, sonunda da okuluyla bağı kopmuştur. Biz öğrenci affının çıkması için bir kanun teklifi hazırladık ve Meclis’e sunduk. Hazırladığımız kanun teklifi ve savunduğumuz düzenleme sadece ön lisans ve lisans öğrencilerini değil, aynı zamanda yüksek lisans ve doktora öğrencilerini de mutlaka kapsayacak bir düzenlemedir. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağına ihtiyacı var. Doktora aşamasında olan, tezini bitirmek üzereyken azami süreye takılan veya ekonomik nedenlerle araştırmasına ara veren bir akademisyen adayının sistem dışına itilmesi Türkiye’nin geleceğine vurulan bir darbedir. Akademik çalışmalar birer maratondur. Bu maratonda yorulanı saf dışı bırakmak değil, elinden tutup bitiş çizgisine taşımak devletin görevidir. Bilim insanı yetiştirmek kolay değildir. Bu kaybı göze alamayız, almamalıyız. Bizim teklifimiz ayrım gözetmeksizin tüm yükseköğretim kurumlarını kapsayan geniş ve kalıcı bir çözümdür. Bu sadece bir af değildir. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme adımıdır. Sosyal adaleti yeniden tesis etme çabasıdır. Gençlerimizi üretkenliğe, iş gücüne ve ekonomiye yeniden kazandırma hamlesidir.
Teklifimizle kaydı silinen veya eğitimine ara verilen öğrencilerin yarım kalan üniversite hayallerini tamamlaması hedeflenmektedir. Terör, kasten öldürme, cinsel istismar gibi suçlardan hüküm giyenler af kapsamı dışında tutulmalıdır. Kanun teklifi bir an önce Meclis gündemine alınmalı ve yeni eğitim öğretim yılına yetiştirilmelidir. Eğitim hakkına verilen ikinci bir şans Türkiye’nin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Gençlerin umudunu kırmayın, hayallerini bürokrasiye kurban etmeyin. Meclis çatısı altında tüm partilere sesleniyorum: Gelin bu kanun teklifine destek verin. Gençlerimizin önündeki barikatları hep birlikte kaldıralım.”

