Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Başevirgen: “İşçiler ayın 11 gününü sadece vergiye, geri kalan günler ise borçlarını ödemek için çalışıyor”

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, işçilerin aldıkları maaşın büyük bölümünün vergiye ve borçlara gittiğine, artan gelir kaybı nedeniyle borç yükünün arttığına dikkati çekerek, “İşçiler ayın 11 gününü sadece vergiye, kesintiye ve enflasyona çalışıyor. Geri kalan günler ise borçlarını ödemek için çalışıyor. Emekçinin alın teri daha maaşını alamadan çalınıyor” açıklamasını yaptı.

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, işçilerin aldıkları maaşın büyük bölümünün

(ANKARA) – CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, işçilerin aldıkları maaşın büyük bölümünün vergiye ve borçlara gittiğine, artan gelir kaybı nedeniyle borç yükünün arttığına dikkati çekerek, “İşçiler ayın 11 gününü sadece vergiye, kesintiye ve enflasyona çalışıyor. Geri kalan günler ise borçlarını ödemek için çalışıyor. Emekçinin alın teri daha maaşını alamadan çalınıyor” açıklamasını yaptı.

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, ekonomik krizin işçiler üzerindeki etkisine dair yazılı açıklama yaptı. Ekonomik kriz nedeniyle işçilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, bu durumun sürdürülemez olduğunu söyleyen Başevirgen, asgari ücretin alım gücünün yıl başından bu yana 4 bin 110 lira düştüğünü belirtti.

“ASGARİ ÜCRETLİNİN KAYBI 4 BİN 110 LİRAYA ÇIKTI”

Zenginin daha fazla zenginleştiğini, yoksulun daha fazla yoksullaştığını, asgari ücretin kira, fatura ve beslenmeye yetmediğini kaydeden Başevirgen, “İşçiler ayın 11 gününü sadece vergiye, kesintiye ve enflasyona çalışıyor. Geri kalan günler ise borçlarını ödemek için çalışıyor. Emekçinin alın teri daha maaşını alamadan çalınıyor. Asgari ücretle çalışan bir vatandaşın maaşındaki vergi ve enflasyon kaybı 4 bin 110 liraya çıktı” ifadelerini kullandı.

Başevirgen, yılın başından bu yana vatandaşın borcunun 789 milyar lira arttığına işaret ederek, “Bunun 446 milyar lirası kredi kartı borcu. Çünkü maaş yetmiyor. İnsanlar gıdayı, faturayı, kirayı kredi kartıyla ödüyor” dedi.

Türkiye’de emekçilerin maaşlarının yüksek enflasyon, ağır vergi yükü ve kesintiler nedeniyle hızla eridiğini aktaran Başevirgen, “İşçinin maaşı daha cebine girmeden buhar oluyor. Sarayın yanlış ekonomi politikalarının bedelini milyonlarca emekçi ödüyor. 2026’nın ilk dört ayında yalnızca enflasyonun sigortalı işçi ücretlerinde yarattığı kayıp 310,9 milyar liraya ulaştı. Gelir ve damga vergileriyle birlikte işçinin sırtına yüklenen toplam fatura katlanarak büyüdü, büyümeye de devam ediyor” diye konuştu.

KREDİ VE KREDİ KARTI BORCU ARTIYOR

Gelir kaybının ve ekonomik krizin en net göstergesinin vatandaşın borç batağına sürüklenmesi olduğunu vurgulayan Başevirgen, gelir kaybı yaşayan vatandaşların bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 6 trilyon 547 milyar liraya yükseldiğine dikkati çekti. İnsanların artık ekmek almak için bile kredi kartı kullandığını ifade eden Başevirgen, “Yılın başından bu yana vatandaşın borcu 789 milyar lira arttı. Bunun 446 milyar lirası kredi kartı borcu. Çünkü maaş yetmiyor. İnsanlar gıdayı, faturayı, kirayı kredi kartıyla ödüyor. AKP Türkiye’yi üreten bir ekonomi olmaktan çıkarıp borçla yaşayan bir topluma dönüştürdü” değerlendirmesini yaptı.

Batık kredilerde yaşanan patlamanın da ekonomik iflasın göstergesi olduğunu söyleyen Başevirgen, şöyle devam etti:

“Bankaların tahsil edemediği krediler ilk kez 700 milyar lirayı aştı. Vatandaş borcunu ödeyemiyor çünkü ortada artık bir geçim düzeni kalmadı. Bankaların icraya verdiği bireysel kredi ve kredi kartı borçları 289 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerine devredilen borçlarla birlikte batık bireysel borç 391 milyar lirayı buldu. Yani milyonlarca insan ekonomik çöküşün altında eziliyor.”

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Başevirgen, “Bu düzen zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapıyor. Saray ve yandaşlar servetine servet katarken, emekli, emekçi borçla hayatta kalmaya çalışıyor. Türkiye bugün iktidar eliyle borçlular ülkesine dönüştürüldü, milyonlar bankalara ve kredi kartlarına mahkum edildi. Artan hayat pahalılığı, düşük ücretler ve yüksek faiz sarmalı milyonlarca vatandaşı borç batağına sürüklerken, iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarının yükü dar gelirlinin omuzlarına binmeye devam ediyor” dedi.