(ANKARA) – CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, market raflarındaki domates fiyatları üzerinden artan gıda enflasyonuna dikkati çekerek kilosu 169,95 TL’den satılan domatesten alınan dört adet ürünün toplam ağırlığının 384 gram, kasa fiyatının ise 65,26 TL olması; üretici maliyetlerinden market raflarına, akaryakıttan gübreye, emekli maaşından asgari ücrete kadar ekonomide yaşanan bozulmayı yeniden gündeme taşıdı. Genç, “Domatesin serüveni artık tarladan sofraya değil, mazottan gübreye, kurdan enerjiye, enflasyondan yoksulluğa uzanan bir hayat pahalılığı hikayesidir” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, market raflarındaki domates fiyatları üzerinden artan gıda enflasyonu ve vatandaşın düşen alım gücüne dikkati çekti. Kilosu 169,95 TL’ye satılan domatesten alınan dört adet ürünün toplam fiyatının 65,26 TL’ye ulaşması, temel gıda ürünlerindeki fiyat artışını yeniden gündeme taşıdı. Bu hesaba göre bir domatesin ağırlığı ortalama 96 gram, tanesinin fiyatı ise 16,32 TL oldu. Genç, “Artık vatandaş pazarda, markette kilo hesabı yapamıyor tane hesabı yapıyor. Domatesin tanesi 16 lirayı geçmişse, burada sadece sebze fiyatından değil, çöken bir alım gücünden söz ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’de gıda fiyatları uzun süredir genel enflasyonun en yakıcı başlıklarından biri haline geldiği belirten Genç, TÜİK’in Nisan 2026 verilerine göre tüketici enflasyonu yıllık yüzde 32,37 olurken, gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 34,55, aynı ay gıda fiyatları aylık bazda da yüzde 3,70 arttığını kaydetti.
DOMATES ÜRETİMİ DÜŞTÜ
CHP’li Genç, domatesteki fiyat artışının yalnızca raf etiketiyle sınırlı olmadığını söyleyerek Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de domates üretimi 14 milyon 617 bin tondan 13 milyon 500 bin tona gerilediğini, yıllık düşüş yüzde 7,6 olduğunu belirtti.
MARKETTE 40 ÜRÜNÜN 18’İNDE FİYAT ARTIŞI YAŞANDI
Üretici ile market arasındaki makasın da vatandaşın sofrasına doğrudan yansıdığına dikkati çeken Genç, TZOB’un Nisan 2026 değerlendirmesine göre üretici-market fiyat farkı bazı ürünlerde yüzde 393,7’ye kadar çıktığını, markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı yaşandığını ifade etti.
Genç, üretim maliyetleri cephesinde tablonun daha da ağır olduğunu kaydederek TZOB verilerine göre Nisan ayında amonyum sülfat gübresi aylık yüzde 24,1, amonyum nitrat yüzde 17,6, üre gübresi yüzde 8,6 arttığını söyledi. Son bir yılda ise amonyum sülfat yüzde 104,3, amonyum nitrat yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2 zamlandı.
“ARADA KAZANAN KİM?”
Genç, bu tabloyu şöyle değerlendirdi:
“Çiftçi üretirken zarar ediyor, vatandaş alırken zorlanıyor. Arada kazanan kim? Çiftçi kazanamıyor, tüketici alamıyor; ama market rafındaki fiyat her hafta değişiyor. Domatesin serüveni artık tarladan sofraya değil, mazottan gübreye, kurdan enerjiye, enflasyondan yoksulluğa uzanan bir hayat pahalılığı hikayesidir.”
Bölgesel savaş ve enerji fiyatlarındaki yükselişin de gıda fiyatlarını baskılayan önemli unsurlardan biri olduğunu belirten Genç, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından Brent petrolün, saldırılardan önceki 72,48 dolar seviyesinden 2 Nisan’da 109,24 dolara çıktığını ve artışın yüzde 50,7 olduğunu kaydetti.
Genç, Merkez Bankası’nın da Nisan 2026 fiyat gelişmeleri değerlendirmesinde enerji fiyatlarının aylık yüzde 14,40 arttığını, enerji grubu yıllık enflasyonunun yüzde 47,22’ye yükseldiğini açıkladığını belirterek raporda jeopolitik gelişmelerle artan enerji fiyatlarının akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarına yansıdığı vurguladı.
En düşük emekli aylığı alan bir emeklinin ise yalnızca dört domateslik 65,26 TL’lik alışverişi maaşından yaklaşık 306 kez yapabildiğine dikkati çeken Genç, domatesin tanesinin 16,32 TL’ye çıktığı bir tabloda emeklinin pazar çantasının her geçen gün daha da hafiflediğini belirtti.
“VATANDAŞ YARIN PAZARA ÇIKARKEN İKİ KEZ DÜŞÜNECEK”
Genç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Asgari ücretli, emekli, çiftçi ve dar gelirli aynı hayat pahalılığı zincirinin farklı halkalarında eziliyor. Çiftçi mazota, gübreye, elektriğe yetişemiyor; vatandaş market etiketine yetişemiyor. İktidar ise bu yangını seyrediyor. Bugün dört domatese 65 lira ödeyen vatandaş yarın pazara çıkarken iki kez düşünecek. Bu mesele yalnızca domates meselesi değil; üreticinin toprağından, emeklinin sofrasından, asgari ücretlinin cebinden eksilen lokmadır. Türkiye’de artık domates bile lüks hale geldiyse, iktidarın ekonomi politikaları iflas etmiş demektir.”

