Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Arslan: “Kamu varlıklarını özelleştirme kapsamına almak bir çözüm değil, çaresizliğin ilanıdır”

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 yılının ilk dört ayında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla askeri taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin “Kamu varlıklarını özelleştirme kapsamına almak bir çözüm değil, çaresizliğin ilanıdır. Bu nedenle, halkın güvenini kaybetmiş bir iktidarın ülkeyi daha fazla yönetme meşruiyeti kalmamıştır. Çözüm bellidir, Türkiye bir an önce sandığa gitmeli, söz yeniden milletin olmalıdır” ifadelerini kullandı.

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 yılının ilk dört ayında yayımlanan

(TBMM) – CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 yılının ilk dört ayında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla askeri taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin “Kamu varlıklarını özelleştirme kapsamına almak bir çözüm değil, çaresizliğin ilanıdır. Bu nedenle, halkın güvenini kaybetmiş bir iktidarın ülkeyi daha fazla yönetme meşruiyeti kalmamıştır. Çözüm bellidir, Türkiye bir an önce sandığa gitmeli, söz yeniden milletin olmalıdır” ifadelerini kullandı.

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026 yılının ilk dört ayında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla kamuya ait taşınmazların farklı alanlarda özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Sürecin kapsamının giderek genişlediğini savunan Arslan, söz konusu kararların tekil işlemler olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Arslan, “Dün sağlık alanları, bugün askeri taşınmazlar. Alan değişiyor ama yöntem değişmiyor. Aynı araçlarla, aynı anlayışla kamu varlıkları özelleştirme kapsamına alınıyor” dedi.

17 Mart ve 24 Nisan tarihli kararlarla özelleştirme kapsamına alınan sağlık alanlarının 44 ilde, 126 taşınmaz, 2 milyon 319 bin 904 metrekare, 24 Ocak ve 26 Mart kararlarla özelleştirme kapsamına alınan askeri alanların ise 17 ilde, 60 taşınmaz, 8 milyon 665 bin 594 metrekare olduğunu ifade eden Arslan, bu taşınmazların satış, kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle özelleştirme kapsamına alındığını aktardı. Arslan, “Bu tablo, parçalı değil, adım adım genişleyen bir programı işaret ediyor” değerlendirmesini yaptı.

“Mesele sadece mülkiyet değil, kamuya ait alanların geleceğine ilişkin karar yetkisinin el değiştirmesidir”

Arslan, İstanbul Başakşehir’de askeri kışla niteliğinde milyonlarca metrekarelik alanlar, Aydın Didim’de tek parça halinde geniş araziler, Kocaeli’de çok sayıda konutu içeren lojman yerleşkeleri, Malatya’da askeri alanlar, askeri cezaevi ve tesisler, Kayseri’de bina, lojman ve arsaların listede öne çıkan yerler olduğunu söyleyerek bu örneklerin, sürecin büyüklüğünü ve niteliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

Sürecin yalnızca mülkiyet devri olarak ele alınamayacağını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

“Resmi Gazete’de yalnızca satış değil, kiralama, gelir ortaklığı ve işletme hakkı devri gibi farklı yöntemler yer alıyor. Ancak daha önemlisi bu alanların tasarruf ve planlama yetkisi Özelleştirme İdaresi’ne devrediliyor. Bu da demektir ki; bu alanların kullanım kararları değiştirilebilir, farklı amaçlarla değerlendirilebilir. Yani mesele sadece mülkiyet değil, kamuya ait alanların geleceğine ilişkin karar yetkisinin el değiştirmesidir.”

“Türkiye bir an önce sandığa gitmeli, söz yeniden milletin olmalıdır”

Arslan, özelleştirme politikalarının ekonomik tabloyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

“İktidarın yanlış ekonomi politikalarıyla kendi yarattığı krizin bedeli, milyonlarca yurttaşımıza hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve ağır vergi yükü olarak ödetiliyor. Ancak aynı iktidar, çözümü üretimde, planlamada ve kamusal yatırımlarda değil, kamuya ait varlıkları özelleştirme kapsamına almakta arıyor. Bir yanda yurttaşın sofrası küçülürken, diğer yanda Cumhuriyetin yarattığı birikimler birer birer elden çıkarılıyor. Bu iktidarın ülkemize ve yurttaşlarımıza hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, adaletsizlik ve derinleşen kriz dışında verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye yönetilemiyor, savruluyor. Kamu varlıklarını özelleştirme kapsamına almak bir çözüm değil, çaresizliğin ilanıdır. Bu nedenle, halkın güvenini kaybetmiş bir iktidarın ülkeyi daha fazla yönetme meşruiyeti kalmamıştır. Çözüm bellidir, Türkiye bir an önce sandığa gitmeli, söz yeniden milletin olmalıdır.”

Arslan, özelleştirme kapsamına alınan askeri taşınmazlara ilişkin il, ilçe, ada-parsel, yüzölçümü ve nitelik bilgilerini içeren detaylı listeyi de kamuoyuyla paylaştı.