Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Parti Sözcüsü Sarı: “Kağıt üzerindeki büyüme ile vatandaşın hissettiği refah arasında ciddi bir fark var”

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “Türkiye ekonomisi 2026’nın 2. çeyreğinde yalnızca yüzde 2,3 büyüdü. Büyüme hem beklentilerin hem de potansiyelin altında kaldı; üstelik üst üste 4 çeyrektir yavaşlıyor” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "Türkiye ekonomisi 2026’nın 2. çeyreğinde

(ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “Türkiye ekonomisi 2026’nın 2. çeyreğinde yalnızca yüzde 2,3 büyüdü. Büyüme hem beklentilerin hem de potansiyelin altında kaldı; üstelik üst üste 4 çeyrektir yavaşlıyor. Kağıt üzerindeki büyüme ile vatandaşın hissettiği refah arasında ciddi bir fark var” dedi.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2023 sonrası uygulanan maliye politikalarını eleştirdi. Sarı, şunları kaydetti:

“Türkiye ekonomisi 2026’nın 2. çeyreğinde yalnızca yüzde 2,3 büyüdü. Büyüme hem beklentilerin hem de potansiyelin altında kaldı; üstelik üst üste 4 çeyrektir yavaşlıyor. 2023 sonrası uygulanan, maliye politikası ve gelir dağılımını iyileştirici politikalarla desteklenmeyen dezenflasyon programının faturası giderek daha görünür oluyor. Enflasyon, dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücü üzerinden düşürülmeye çalışılıyor. Yüksek faiz, zor kredi koşulları ve baskılanan reel ücretler iç talebi daraltıyor. Sanayi üretimi haziran ayında yıllık yüzde 1,4 geriledi. Kaliteli büyümenin motoru sanayiyken üretim zayıflıyor. GSYH cari fiyatlarla yüzde 36 artarken enflasyon yüzde 31,75. Kağıt üzerindeki büyüme ile vatandaşın hissettiği refah arasında ciddi bir fark var.

Asıl soru şu: Bu büyümeden kimler faydalanıyor? Ayrıca büyüme rakamı tek başına yeterli değil. Beşli çeteler, enflasyon ve faiz lobileri; hulasa, bir avuç rantiye… Gelir dağılımı bozulurken ücretlilerin millî gelirden aldığı pay artmıyorsa, büyümenin toplumsal karşılığı da yoktur. Genç ve gelişmekte olan Türkiye ekonomisinin potansiyeli yüzde 5 civarındayken yüzde 2,3’lük büyüme, kapasitemizin çok altında bir performanstır.”