Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tugay: “Partimizin Değerlerinin, Cumhuriyet ile Örtüşmesinden Dolayı İzmirlilerin Tercihi Olduğumuzu Anlatmaya Çalışıyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir iş dünyasının önde gelen

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İzmir iş dünyasının önde gelen isimleriyle buluştu. Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay da bulundu. Tugay, “Burada Cumhuriyet Halk Partisi neden uzun yıllardır tercih ediliyor? Bu artık bir kural mı? gibi sorular yöneltildiğinde, partimizin değerlerinin özellikle cumhuriyete dair özellikle demokrasi, çağdaşlık laiklik değerlerinin İzmir’in değerleriyle örtüşmesinden dolayı uzun süredir İzmirlilerin tercihi olduğumuzu anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

İzmir Ticaret Odası Meclis Toplantı Salonu’ndaki iş dünyası buluşmasına Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, CHP İzmir Milletvekilleri Tuncay Özkan, Mahir Polat, Yüksel Taşkın, İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Büyükşehşr Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret BorsasıBaşkanı Işınsu Kestelli ile İlçe belediye başkanları ve ilçe belediye başkan adayları da katıldı.

Seçim çalışmaları sırasında pek çok söz verdiğini ve bu sözleri yerine getirmeye hazır olduğunu söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, “Cumhuriyet Halk Partimizle sayın genel başkanımızın önderliğinde bir değişim süreci başlattık ve Tunç Başkan’ın deyimiyle bu değişim bir dönüşümle tamamlanacak. Genç kadınlarımızın, çağdaş düşünceye sahip siyasetçilerin, halka daha yakın olan siyasetçilerin biraz daha günün teknolojisini, günün aklını, günün bilgisini kullanan siyasetçilerin daha fazla var olduğu bir dönemi birlikte başlatarak toplumumuzun bu ihtiyacını da karşılayacak siyasetçiler olarak huzurlarınızdayız. Buna talibiz. Bu değişim dönüşüm sürecini İzmir’den başlattık ve bu İzmir’e çok yakışacaktır. Bu dönem aday gösterilen otuz ilçedeki birbirinden değerli belediye başkan adayı arkadaşımızla birlikte gereğini yerine getirmek için çok çalışacağız. Herkese kulak vereceğiz. Ve sizler başta olmak üzere kentimizin önemli sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere herkes iş birliği içerisinde bu süreci yürüteceğiz” dedi.

Tugay konuşmasının devamında başkan olması halinde nasıl bir anlayışla İzmir’i yönetmek istediğini şöyle anlattı:

“GELECEĞİ, GÖÇLER VE SOSYAL PATLAMALARI DA GÖZÖNÜNE ALARAK PLANLAMALIYIZ”

“Şuna inanıyorum. Yeni nesil bir belediyecilik anlayışının, İzmir’de ve aslında Türkiye’de dünyayla birlikte başlaması gerektiğine inanıyorum. Burada gözetmemiz gereken pek çok şey var. Bunlardan birisi kamu kurumu olan belediyelerimizi yeniden organize etmemiz gerekiyor. Tarımdan bahsettik, sanayiden bahsettik, planlamadan bahsettik. Bir kenti eğer bütüncül olarak, sadece yakın vadede değil biraz önce Tunç başkanımız da söyledi. Biraz daha uzun vadede 2030-2050 belki 2100, bugünden geleceğe kentin yaşayacağı, tüm krizleri, büyümesini… Bugün global olarak yaşanan iklim krizi başta olmak üzere bu iklim krizine sadece kendi sınırlarımızda yaşanacak bir problem olarak görmeyelim. Ama komşu ülkelerimiz, daha güney ülkelerimizde yaşanan krizler sonrası ülkemizde olacak sosyal göçlerle beraber, zorunlu göçlerle beraber yaşayacağımız o çatışmayı, sosyal çöküntüyü de hesaba katarak planlamamız gerektiği çok açık. Hayvancılığın nerede yapılacağına, nasıl yapılacağına dair detaylı bir planımız var mı? Sanayimiz mesela Kemalpaşa’da olduğu gibi sadece sanayi bölgesi sınırları içerisinde mi gelişiyor? Yoksa kontrol dışı bir şekilde başka alanlarda da gelişiyor mu? Oralarda kendiliğinden gelişen bu sanayinin yarattığı çevre sorunlarıyla, altyapı sorunlarıyla ne kadar başa çıkabiliyoruz?

“25 YILLIK PERİYODU GÖZETEREK PLANLAMA YAPMAK ZORUNDAYIZ”

Her şeyin planı olması gerektiği çok açık. Her şeyin başının planlama olduğu da bence çok açık. Planlamayı ihtiyaçları her şeyiyle kavrayarak ama toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla beraber, en az bir çeyrek yüzyıllık, 25 yıllık periyodu gözeterek yapmak zorunda olduğumuz çok açık. Şehrimizde halen 1/25000 bölü planları olmayan pek çok yer var ne yazık ki. Tam olarak hangi tarım topraklarını korumamız gerektiğini, tam olarak sanayi için hangi bölgeleri seçeceğimizi, tam olarak su ihtiyacını nasıl yöneteceğimizi, tam olarak bu şehrin enerjisinin hangi kaynaklarla üretileceğini ve kendine yeter hale geleceğini maalesef planlamış değiliz. Bu konularda eksiğimiz var. Bunlar bir öz eleştiri. Bu arada şunu belirtmek isterim. Bunu Türkiye’de henüz yapabilen bir şehir yok. Ama İzmir gibi aydın bir şehrin, İzmir gibi 9 üniversitesi olan, bu kadar deneyimli, yetin insanları olan bir şehrin bunu planlaması o kadar da zor olmasa gerek. Ben eğer İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olursam önümüzde yeni dönem, İzmir Planlama Ajansı bünyesinde İzmir Planlama Ajansı’nın kabiliyetlerini, kadrosunu geliştirerek dahil olduğu networkleri çok zenginleştirerek önce kentimizde daha sonra Türkiye’de daha sonra uluslararası ölçekte bu planlamaları çok kolayca ve çok hızlı bir şekilde yapabileceğimizi düşünüyorum.”

Tugay’ın ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hız kesmeden devam ettirilmesi gereken yatırımlara değinerek, “Bunlar benim değil, İzmir’in projeleri” vurgusu yaptı.

“ŞEHRİMİZİ RANT PEŞİNDE KOŞANLARA PEŞKEŞ ÇEKMEDİK”

Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, “8 Nisan 2019’da mazbatamı alırken bu şehir için canla, başla çalışacağıma söz vermiştim. 5 yıl önce seçim beyannamemizde, 165 projemizi gerçekleştirmeyi vadetmiştim. Bugün, bu projeleri yüzde 87’lik bir oranla başarmış olmanın ve üzerine 15 büyük proje eklemiş olmanın gururunu taşıyorum. Maliyetler her geçen gün artarken, ekonomik kriz ve yoksulluk derinleşirken bunları hiçbir zaman mazeret göstermedik. Bunu yaparken, şehrimizi rant peşinde koşanlara da asla peşkeş çekmedik” dedi.

“HER YIL BÜTÇEMİZİN YÜZDE 40’INI YATIRIMLARA AYIRDIK”

Görev süresince yatırımlara ayrılan paya dikkati çeken Soyer, “Uluslararası alanda sahip olduğumuz itibar ve İzmir duruşuyla, 5 yılda uluslararası finans kuruluşlarından düşük faizle uzun vadeli 1 milyar Euro’nun üzerinde finansman getiren tek belediye olduk. Her yıl bütçemizin yüzde 40’ını yatırımlara, İzmir’i daha da ileriye taşıyacak vizyon projelerimize ayırdık. Daima çok renk. Daima çok ses. Daima çok nefesten yana olduk. 100 yıllık cumhuriyetimizin değerlerini, laikliği, demokrasiyi savunmak için her zaman en önde yer aldık” diye konuştu.

“İZMİR’DEN 40 ALIP, 1 VERDİLER”

Soyer, “İnsanlığın içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizler, iklim krizi, savaşlar ve yoksulluk gibi küresel krizlerin tamamının çözümünün çağdaş ve demokratik ilkelerde yattığını biliyorum. İzmir, bu ilkelerin gelişmesinden ve ülke geneline yayılmasından rahatsız olan parti devlet tarafından tam 22 yıldır nispi olarak fakirleştirildi. İzmir’den 40 alıp, 1 verdiler. İzmir 2023 yılında 440 milyar lira vergi ödemiş. 100 milyar lirası İzmir için harcanmış 71 milyar personel gideri, 14 milyar hizmet için 13 buçuk milyar yatırım için harcanmış. Yaklaşık yüzde 2 buçuğun biraz üzerinde. 2023 yılında merkezi hükümet 542 milyar lira yatırım yapmış Türkiye’de, İzmir’in payı 13 milyar. Yani yüzde 2.4. Sağdan da soldan da baksanız 40’ta 1 oranı değişmiyor. Yıllardır bu böyle. Neden biliyor musunuz? Laikliğin, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin en güvenli kalesi olan İzmir’in daha da ileriye gitmesinden korktular. Hala korkuyorlar, korkmaya da devam edecekler” ifadelerini kullandı.

İzmir

ANKA Haber Ajansı