(TBMM) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP iktidara geldiğinde ülkenin bütün okullarında üç kap sıcak yemek ücretsiz verilecek, sular kana kana ücretsiz içilecektir. Bizim yönettiğimiz hiçbir okulda dışarıdan gelenlerin okulun güvenliğini tehdit etmesi ya da akran zorbalığı ile baş edilememesi gibi sorunlar olmayacak; evladını okula yollayanın aklı okulda kalmayacak. Okula giden hiçbir çocuk okulda yeni sorunlar edinerek dertlerle, tasalarla evine dönmeyecek. Bu sistem herbirimizin evladını eşit, ayrımsız ve günü gelince de tam olarak ücretsiz okutacaktır, söz veriyoruz” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Özel, konuşmasında eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin şunları söyledi:
“23 Nisan haftasındayız. Milli egemenliğin sembolü, Meclis’in 106. yaşını kutlayacağız. Atatürk bugünü tüm dünya çocuklarına atfetmişti ancak biz bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında, okullarımızda geçen hafta yaşanan büyük acıyı yüreğimizde hissederek bugüne geldik. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılar maalesef münferit olaylar değil. Bu durum yıllardır biriken bir ihmalin, devletin eğitim ve sosyal politika alanındaki çöküşünün çok açık bir yansıması. Yıllardır CHP olarak söylüyoruz, sorunları tespit edip önerilerde bulunuyoruz. Tüm anketlerde CHP’nin en güçlü yönlerinden birinin milli eğitim politikaları olduğunu seçmenler de takdir ediyorlar. Okullardaki eğitimin kalitesi ile ilgili sıkıntılardan, atanmayan öğretmen sorunundan, okul yemeği ihtiyacından, hijyen sorunundan güvenlik açıklarına kadar hiçbir tanesi daha önce tespit edip, uyarıp, çözüm önermediğimiz alanlar değil.
“Bunların hiçbirini dert etmeyen bir iktidarla muhattabız”
Eğitim ve okul meselesini hep siyaset üstü bir yerden aldık konuştuk ancak bunların hiçbirini dert etmeyen bir iktidarla muhattabız. Eğitimle ilgisi olmayan, beceriksiz, hadsiz, cummhuriyetle derdi olan bir bakanla muhattabız. Bu bakan döneminde okullarda tam 45 şiddet olayı gerçekleşti. Biz son ikisini konuşuyoruz. Acı büyük olunca sanki şimdi başladı diye düşünüyoruz oysa sadece bu bakanın döneminde 6 öğretmen, 11 öğrenci, 2 okul çalışanı ve bir veli olmak üzere toplam 20 kişi 45 şiddet olayında hayatını kaybetti. Yusuf Tekin daha 2 Mart’ta Fatmanur öğretmen cinayetinden sonra ‘okullarda güvenlik tedbirleri artacak’ demişti. Ancak hiçbir tedbir alınmadığı en acı şekilde deneyimlendi. CHP olarak biz bu sorunu sadece güvenlik sorunu olarak ele almadık. Çocuklarımızın içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunları bir bütün olarak görüyoruz. Akran zorbalığı, madde kullanımı, suça sürüklenen çocuklar sorunlarının altında da maalesef bu sosyal çöküş var.
“Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız”
Daha bir hafta önce bu kürsüden kantinden yarım kaşarlı tostu, bir çayı veresiye yazdıran öğrencilerin doldurduğu veresiye defterlerini konuştuk. Neredeyse 10 çocuğumuzdan 4’ü çocuk yoksulluğu sınırları içinde. 37 OECD ülkesi arasında Türkiye Kosta Rika’dan sonra çocuk yoksulluğunda dünya ikincisi durumunda. Bir sosyal çöküş yaşıyoruz. Bu çöküş yönetimdeki liyakatsizlikten özgürlükleri kısıtlayan baskıcı yönetim anlayışından gelirde, vergide, sosyal hayatta, mahkemelerde yaşanan adaletsizlikten ve hergün derinleşen ekonomik krizden bağımsız değil. Uyuşturucu belasının ülkemizi bu kadar sarması, sokaklarda kol gezen çetelere engel olunmaması bunlarla ilgilidir. Sorumluluğu dizilere, filmlere atıp kurtulamazsınız. Bu ülkeyi 24 yıldır tüm yönleriyle, tüm yetkinizle hiçbir mazaretiniz olmaksızın siz yönetiyorsunuz. Yönetimdeki çürüme bir sosyal kriz olarak karşımızdadır. Bugün Sayın Bahçeli’nin, Erdoğan’ın yaptıkları tespitler dahi bir krize, bir çürümüşlüğe işaret etmektedir. 24 yıldır ülkeyi yönetenler ve onları destekleyenler neyden şikayet ediyorsunuz?
“24 yıldır ülkeyi yönetenler ve onları destekleyenler neyden şikayet ediyorsunuz?”
Bugün Sayın Bahçeli’nin, Erdoğan’ın yaptıkları tespitler dahi bir krize, bir çürümüşlüğe işaret etmektedir. 24 yıldır ülkeyi yönetenler ve onları destekleyenler neyden şikayet ediyorsunuz? Bugüne kadar liyakatli kadrolarımız en doğru tespit ve önerileri yaparken neden kulak tıkadınız? Yapılması gereken ilk şey Türkiye’yi bu yozlaşmadan kurtarmak, hukukun üstünlüğünü, özgürlükçü demokrasiyi her alanda sarsılmaz bir adaleti inşa etmektir. Yapılması gereken ilk şey bu ülkeyi herkesin güven duyacağı bir adaletle, liyakatle, güçlü kurumlar ve kurallarla yönetecek, buna azmetmiş modern bir yönetim anlayışını iktidara getirmektir. Bizim topluma en büyük vaadimiz budur. Yoksa okullarda yapılacaklar çok nettir. Yıllardır gölge kabinedeki arkadaşımız Suat Özçağdaş çok kuvvetli bir kadroyla çalışıyor. En basitinden şu günlerde konuşulanlarla ilgili bakarsanız daha programımızı tanıttığımız 2 Mart gününde biz ataması yapılmamış öğretmenlerden 100 binini derhal atamayı önerdik. 75 bin okul hemşiresi, 65 bin güvenlik görevlisi dedik. Bu güvenlik görevlilerini de öyle oradan buradan siyaseten değil, bu ülkede görev almış, silahlı mücadele için eğitim almış, silah kullanmayı bilen, kanuna da ‘7 yıl çalıştıktan sonra başka bir kamu kurumuna geçeceklerdir’ denilen uzman çavuşlar var. Bunların hiçbirini dinlemediler.
“Üç kap sıcak yemek ücretsiz verilecek, sular kana kana ücretsiz içilecektir”
Hepimizi utandıran ‘yarım tost’ olayına karşı programımızda çocuklara ücretsiz okul yemeği vardır. Her çocuğun içtiği suyun en üst kalitede ve ücretsiz verilmesi vardır. Bugün Silivri’de zindanlarda tuttukları belediye başkanlarımız kendi ilçelerinde okul müdürünün korkmadığı ya da çaktırmadan izin verdiği şekilde okullarda okul suyu, okul sebilleri ile zengin öğrencilerin kantine su içmeye koşup kana kana iyi su içerken yoksul öğrencinin ağzını tuvalet çeşmesine dayamasına küçücük bütçeleri ve olmayan yetkileri ile sağlamışlardır. CHP iktidara geldiğinde ülkenin bütün okullarında üç kap sıcak yemek ücretsiz verilecek, sular kana kana ücretsiz içilecektir. Bizim yönettiğimiz hiçbir okulda dışarıdan gelenlerin okulun güvenliğini tehdit etmesi ya da akran zorbalığı ile baş edilememesi gibi sorunlar olmayacak; evladını okula yollayanın aklı okulda kalmayacak. Okula giden hiçbir çocuk okulda yeni sorunlar edinerek dertlerle, tasalarla evine dönmeyecek. Bu sistem herbirimizin evladını eşit, ayrımsız ve günü gelince de tam olarak ücretsiz okutacaktır, söz veriyoruz.”

