Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP Edirne Milletvekili Yazgan: “Belediye başkanlarımıza, kamu görevlileri eliyle ‘çağrı’ yapılıyor”

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, “Son dönemde belediye başkanlarımıza dönük yargı sopasına, ne yazık ki kamu görevlileri eliyle ‘pazarlık’ ve ‘çağrı’ hamlesi de eklenmek isteniyor. ‘CHP’den istifa edip geçerlerse iktidar partisinde daha iyi çalışabilecekleri, imkanların daha fazla olacağı’ yönündeki telkini aşan pazarlık ve baskılar, bir demokraside, hukuk devletinde kabul edilemez. Bu süreci görmüyor, bilmiyor değiliz” ifadelerini kullandı.

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, "Son dönemde belediye başkanlarımıza

(EDİRNE) – CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, “Son dönemde belediye başkanlarımıza dönük yargı sopasına, ne yazık ki kamu görevlileri eliyle ‘pazarlık’ ve ‘çağrı’ hamlesi de eklenmek isteniyor. ‘CHP’den istifa edip geçerlerse iktidar partisinde daha iyi çalışabilecekleri, imkanların daha fazla olacağı’ yönündeki telkini aşan pazarlık ve baskılar, bir demokraside, hukuk devletinde kabul edilemez. Bu süreci görmüyor, bilmiyor değiliz” ifadelerini kullandı.

Yazgan, yaptığı yazılı açıklamada, demokrasilerde siyasetin milletin iradesiyle yapıldığını, kamu gücünün ise millet adına, hukuk içinde ve tarafsızlıkla kullanıldığını belirtti.

Devletin kurumlarının herhangi bir siyasi partinin değil, 86 milyon vatandaşın kurumları olduğunu vurgulayan Yazgan, şunları kaydetti:

“Her şeyin aşındırıldığı gibi tarafsız kalması gereken kamu görevliliğinin de içinin boşaltıldığını görüyoruz. Son dönemde belediye başkanlarımıza dönük yargı sopasına, ne yazık ki kamu görevlileri eliyle ‘pazarlık’ ve ‘çağrı’ hamlesi de eklenmek isteniyor. ‘CHP’den istifa edip geçerlerse iktidar partisinde daha iyi çalışabilecekleri, imkanların daha fazla olacağı’ yönündeki telkini aşan pazarlık ve baskılar, bir demokraside, hukuk devletinde kabul edilemez. Bu süreci görmüyor, bilmiyor değiliz. Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz; siyasi partiler ve yöneticileri, milletvekilleri elbette başka partilerden isimlere çağrı yapabilir. Bu, siyasetin bir parçasıdır. Ancak kamu adına yetki kullanan hiç kimse bu sürecin tarafı olamaz; nüfuzunu, makamını ve devletin imkânlarını siyasi pazarlıkların bir unsuru hâline getiremez. Türkiye Cumhuriyeti bir parti devleti değildir. Devlet ile parti arasındaki çizginin silikleştirilmesi herkes için, ancak özellikle bu çizgiyi aşan kamu görevlileri için hem hukuki hem de vicdani bir sorumluluk doğurur.

“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ BİRLİKTE İNŞA ETMEYE DAVET EDİYORUM”

Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Yargının bir ayağı sakat ise diğer ayağı sağlamdır ve er ya da geç ayağını sağlam basar. Bundan hiçbir şüphemiz yok ve gereğini de yaparız, takibini de yapıyoruz. Bu tür davranışlar içinde bulunan kamu görevlileri de ona göre ayağını denk alsın. Bizim belediye başkanlarımızın meşruiyetinin kaynağı saray koridorları değil, sandıkta tecelli eden millet iradesidir. Hiçbir baskı, hiçbir ima ve hiçbir pazarlık, halkın iradesinin önüne geçemez.

Son olarak bir çağrı da yapmak istiyorum. Eğer mesele gerçekten millete hizmet etmekse, kapımız herkese açıktır. Halkın çıkarını kişisel ya da siyasi hesapların üzerinde tutan, adalete, liyakate ve demokrasiye inanan AKP’deki siyasetçileri de CHP çatısı altında Türkiye’nin geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyorum.”