Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çevre örgütlerinden uyarı: Gezin Havzası maden sevkiyatına feda edilemez

Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır Barosu tarafından yapılan ortak açıklamada, Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin bölgesinde planlanan maden sevkiyat faaliyetlerinin Hazar Gölü havzasında geri dönülmez çevresel tahribata yol açabileceği belirtildi.

Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır

Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN

(DİYARBAKIR) – Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır Barosu tarafından yapılan ortak açıklamada, Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin bölgesinde planlanan maden sevkiyat faaliyetlerinin Hazar Gölü havzasında geri dönülmez çevresel tahribata yol açabileceği belirtildi. Açıklamada, bölgedeki ağaç kesimlerinin ve altyapı çalışmalarının durdurulması çağrısı yapıldı.

Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır Barosu tarafından yapılan ortak basın açıklamasını, Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Nevroz Kavak okudu.

Açıklamada, Elazığ’ın Maden ilçesine bağlı Gezin mevkiinde çıkarılması planlanan bakır, altın ve çinko gibi madenlerin taşınması amacıyla bölgede demiryolu genişletme çalışmaları yürütüldüğü belirtilerek, söz konusu faaliyetlerin doğal sit alanı, sulak alan ve tarım arazileri üzerinde ciddi riskler oluşturduğu ifade edildi.

“BAKIR MADENİ HAZAR GÖLÜ EKOSİSTEMİNE ZARAR VERECEK”

Ortak açıklamada, çıkarılacak madenlerin yaklaşık 20-25 kilometre uzaklıktaki Gezin bölgesine taşınmasının planlandığı belirtilerek, bölgede yürütülen ağaç kesimleri ve altyapı çalışmalarının Bermaz Ovası ve Hazar Gölü Havzası üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceği kaydedildi, ayrıca “Söz konusu bölgede çıkarılması planlanan madenlerden olan bakır madeni, bakır konsantresinin neden olacağı ciddi bir kirliliğe ve haliyle Hazar Gölü su ekosistemine zarar verecektir” ifadelerine yer verildi.

“ENDEMİK TÜRLER VE GEVEN BALI TEHDİT ALTINDA”

Projeyle birlikte bölgenin tescilli “Geven Balı” üretiminin ve çok sayıda endemik türün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu da belirtildi ve “Bu çalışma yalnızca Hazar Gölü ve çevresindeki ekosistemi değil bununla birlikte Dicle’den Şattül Arap’a kadar bölgesel kirlilik ve risk potansiyeli taşıyacaktır” denildi.

Gezin bölgesinin yalnızca bir lojistik güzergâh olmadığı vurgulanırken, alanın “Ulusal Öneme Haiz Hazar Gölü Sulak Alanı” sınırları içerisinde bulunduğu, sit alanı niteliği taşıdığı, bölge halkının geçim kaynağı olan tarım arazilerini barındırdığı, endemik türler ve biyolojik çeşitlilik açısından korunması gereken hassas ekosistemlerden biri olduğu ifade edildi.

“ÇED SÜREÇLERİ ŞEFFAF YÜRÜTÜLDÜ MÜ?”

Ayrıca yetkili kurumlara çeşitli sorular yöneltilerek, demiryolu genişletme çalışmalarına ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçlerinin nasıl işletildiğinin ve halkın katılım toplantılarının şeffaf yürütülüp yürütülmediğinin açıklanması istendi.

Bölgedeki ağaç kesimlerinin boyutu, su kalitesi ve biyolojik çeşitlilik üzerine bilimsel araştırma yapılıp yapılmadığı ile endemik türlerin projeden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuyla paylaşılması çağrısı da yapıldı.

“KAMU YARARI HİÇBİR ŞİRKET FAALİYETİNİN GERİSİNDE BIRAKILAMAZ”

Ortak açıklamada, kamu yararı ve ekolojik dengenin şirket faaliyetlerinin önünde tutulması gerektiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Kamu yararı, ekolojik denge ve yaşam hakkı hiçbir şirket faaliyetinin gerisinde bırakılamaz. Özellikle Hazar Gölü Havzası gibi ekolojik açıdan hassas bölgelerde yürütülecek her türlü madencilik ve sevkiyat faaliyetinde ‘önce koruma’ ilkesi esas alınmalıdır.”

Yetkili kurumlara, “Bölgedeki ağaç kesimlerini ve doğa tahribatını derhal durdurma”, “süreci bilimsel, şeffaf ve katılımcı biçimde yürütme” ve “bölge halkı ile meslek odalarının görüşlerini dikkate alma” çağrısı yapılırken, “Gezin’in havasını, suyunu, toprağını yok edecek; çiftçisini ekonomik üretimden edecek ve gelecek kuşaklara zehirli yaşam alanları bırakacak hiçbir rantsal projeyi kabul etmiyoruz” denildi.