Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cemil Tugay’dan tutuklu yargılama eleştirisi: Bu, demokrasinin işleyişine zarar verir

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyenin Haziran ayı Meclis Toplantısı’nda Güzelbahçe ve Buca belediyelerine yönelik soruşturmalar kapsamında yaşanan tutuklamalara tepki gösterdi. Gizli tanık ifadeleri ve uzun gözaltı süreçlerine dikkat çeken Tugay, “Kaçma davranışı göstermeyecek olan insanların uzun yargılama süreçlerinde adeta cezalandırılır gibi cezaevinde tutulmaları doğru değil. Bu, demokrasinin işleyişine zarar verir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyenin Haziran ayı Meclis

(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediyenin Haziran ayı Meclis Toplantısı’nda Güzelbahçe ve Buca belediyelerine yönelik soruşturmalar kapsamında yaşanan tutuklamalara tepki gösterdi. Gizli tanık ifadeleri ve uzun gözaltı süreçlerine dikkat çeken Tugay, “Kaçma davranışı göstermeyecek olan insanların uzun yargılama süreçlerinde adeta cezalandırılır gibi cezaevinde tutulmaları doğru değil. Bu, demokrasinin işleyişine zarar verir” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Haziran ayı Olağan Meclis Toplantısı 1. Bileşimi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay idaresinde gerçekleştirildi.

Tugay, oturumda gündem maddelerinin görüşülmesi öncesinde son dönemde yaşanan CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“ZORLAYICI KOŞULLARDA GÖZALTINDA TUTULDULAR”

Geçtiğimiz haftalarda Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın tutuklanmasına tepki gösteren Tugay, ‘bağımsız yargı’ vurgusu yaparak şunları söyledi:

“Beraber çalıştığımız belediye başkanlarımız ve bazı meclis üyelerimiz, hepimizi üzen bir durum yaşıyorlar. Bir gözaltı ve tutuklama ardından görevlerinden uzaklaştırılma kararlarına maruz kaldılar. Daha önce benzer pek çok durumda yaşanan bir haksızlık var. Belediye başkanları kamu görevlisidir, meclis üyeleri de kamu görevini yerine getirmektedir. Her biri ve her birimiz her zaman denetime tabi insanlarız. Bizlerle ilgili devletin, denetim kurumlarının hatalı gördüğü, yargı makamlarının problemli gördüğü konularda hepimiz soruşturulmaya ya da incelemeye tabi olabiliriz. Bu doğal bir durumdur. Ancak üzerinde gizlilik kararı olan dosyalar, net açıklığa uğramamış dosyalar ve kim olduğu bilinmeyen gizli tanıkların ifadeleriyle bu insanlar gözaltına alınırken, zorlayıcı ve uzun artlarda gözaltında tutuldular. Sonrasında da çoğumuzun tam bir açıklık içinde olduğunu düşünmediği bir süreçte tutuklanarak soruşturmanın devam etmesi, yargılama süreçlerinin uzun sürmesi, haklarındaki iddianamelerin yeterince hızlı hazırlanmaması gibi şeyler oluyor.

“ÖZGÜRLÜKLERİNDEN MAHRUM BIRAKILMALARI DOĞRU DEĞİL”

Halkın oylarıyla göreve gelmiş insanların itibarları gözetilmiyor. Pek çok şey söyleniyor dedikodu şeklinde. Bunların cezalandırma hatta linç sebebi olması, doğrudan demokrasiye verilen bir zarardır. Bu, herhangi bir siyasi partinin sahiplenmesi gereken bir konu değil. Demokrasiye saygı gösteren herkesin bu usulün doğru olmadığına dair bir tutum ortaya koyması gerekiyor. Bu durumu, yarın başka partinin belediye başkanı ya da meclis üyeleri yaşayabilir. O nedenle ben ilgili makamlara ve kişilere bu konuda daha duyarlı olmaları çağrısında bulunuyorum. Herkes yaptığının hesabın vermelidir. Bununla ilgili yargı makamının davalar açması, soruşturması legaldir. Ancak gözaltına alınma şekilleri, gözaltı süresince maruz bırakıldıkları şartlar, tutuklulukla ilgili zorunluluğun açıklığa kavuşturulmaması, uzun tutukluluk süreçleri… Kaçma davranışı göstermeyecek olan insanların uzun yargılama süreçlerinde adeta cezalandırılır gibi cezaevinde tutulmaları doğru değil. Bu, demokrasinin işleyişine zarar verir. Her iki belediyemizde yaşanan süreçlerle ilgili üzülüyoruz. Ama bazen bu tür şeyler de demokrasi mücadelesinin bir parçasıdır. Hepimizin sadece bugünleri değil; yarınları ve başka günleri de düşünerek ülkemizin devlet yapısını, demokrasinin işleyişini, siyasi yapıların ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu unutmadan doğrunun yanında yer alması lazım. Hukukun işleyişini bağımsız ve evrensel hukuk kurallarına uygun bir şekilde sağlamamız lazım. Bu yargılamanın tutuklu olarak yapılması, arkadaşlarımızın şu anda özgürlüklerinden mahrum bırakılmasını doğru bulmuyorum.”

HARMANDALI KONUSU GÜNDEME GELDİ

Oturumda, ayrıca Harmandalı Katı Atık Bertaraf Tesisi’ne ilişkin “Harmandalı Çöplüğü’nün rehabilite edilmesi” konulu yazılı soru önergesi gündeme geldi. Önerge hakkında konuşan Tugay, bölgeyi yeşil alan yapmak istediğini söyledi.

“ÇÖP DÖKÜLDÜYSE BAKANLIĞIN ONAYI VARDIR”

Harmandalı’na yapılan dökümlerin ilgili bakanlığın onayıyla olduğunu belirten Tugay, sızıntı sulara ilişkin de açıklama getirerek, şunları söyledi:

“Çöp bertarafıyla ilgili her konu bakanlığın onayı dahilinde yapılıyor. İZBB’nin tek başına karar verme şansı yoktur, mevzuat budur. Harmandalı’na çöp döküldüyse bilin ki bu bakanlığın onayıyla yapılmış bir şeydir. Bugün yürüyen her süreç, Bakanlık bilgisi dahilinde olan şeylerdir. Ama Harmandalı’na çöp dökmek istemediğimize dair irademizi biz uzun süre önce ortaya koyduk. Bakanlığa bu yönde görüş bildirdik. O nedenle yeni çöp bertaraf tesisi alanları tahsis edilmesi, bu konuda bize onay verilmesi için halen mücadele etmeye, başvurularımızla ilgili süreçleri takip etmeye devam ediyoruz. Bu noktada özellikle Harmandalı’na çöp dökmemek için ara çözümler üretmek durumunda kaldık. Ama bunlar kalıcı değil, ara çözümdür. Ara çözümlerden biri, Manisa’ya geçici olarak çöp taşıması yaparken sızıntı sularının arıtılması için bizim kendi artırma sistemimiz üzerinden bertarafının gerçekleştirilmesine karar verildi. Ulu orta su döken yokk. Su, arıtma sistemine taşınıyor. Yani çevreyi kirletecek, insan sağlığın tehdit edecek, toprakta sorun yaratacak bir sıvı direnajı yapılmıyor.”

HARMANDALI’NA YEŞİL ALAN PLANI

Bölgenin rehabilite edilmesi gerektiğini söyleyen Tugay, “Benim en büyük hayallerimden birisi, ama ne yazık ki bu kısa zamanda olabilecek gibi değil. Bir dahaki döneme belediye başkanı olmaya devam edersem en yapmak istediğim, eğer yapamazsam benden sonraki arkadaşımız, inanıyorum bununla ilgili çalışacaktır. Bu bölgenin rehabilite edilmesi ve bir an önce o bölgede belki normal bir yaşamın ve bir yeşil alanın oluşması için çalışmak gerekiyor” diye konuştu.

“TEK TARAFLI OLABİLECEK BİR ŞEY DEĞİL”

Bölgedeki sorunun siyaset üstü olduğunu hatırlatan Tugay, “Harmandalı ile ilgili o civarda yaşayan yurttaşlarımızın şikayetini ben kesinlikle haksız bulmuyorum. Çok uzun yıllardır kullanılmış bir alan, depolama alanı olarak. Bu sadece CHP’nin suçudur, ayıbıdır diye düşünülmesi de yanlış. Tekrar söylüyorum, çöp bertaraf alanları ile ilgili planlama Bakanlığın onayındadır. Çöpün siyaseti olmaz. Bu şehirde çöp sorunu yaşanıyor diye birileri kendisini ‘Ben siyasi olarak bak bunu kullanırım, oradan kendime siyasi rant sağlarım’ diye düşünüyorsa bu çok vahim bir durum. İnsanlarımız bilinçli insanlar. Yaşananların neden kaynaklandığını biliyorlar. Bunu bir tartışma konusu yapmak istemiyoruz. Bu konu tek taraflı olabilecek bir şey değil. İzmir Büyükşehir Belediyesi tek başına bu konuyu çözemiyor. Çünkü yetkisi yok. Şu anda orada rehabilitasyon yapamıyor olmamızın nedeni orada hali hazırda sözleşmeyle hak sahibi yapılmış ve işletmesi devam eden tesistir. O tesis de bakanlığın verdiği ruhsatla çalışmaktadır. Dolayısıyla o tesisle ilgili süreç tamamlanmadan bizim orada herhangi bir çalışma yapmamızın hukuki altyapısı yok” ifadelerini kullandı.