Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Burdur Belediye Başkanı Ercengiz, itfaiye personeliyle bir araya geldi

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İtfaiye Haftası dolayısıyla itfaiye personeliyle bir araya geldi. Ercengiz, “Teknolojik gelişmeleri takip ederek, bugün dünyanın kullandığı en yeni teknolojileri Burdur Belediyemizin ve itfaiyemizin envanterine kazandırmaya çalıştık” dedi.

Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İtfaiye Haftası dolayısıyla itfaiye

(BURDUR) – Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, İtfaiye Haftası dolayısıyla itfaiye personeliyle bir araya geldi. Ercengiz, “Teknolojik gelişmeleri takip ederek, bugün dünyanın kullandığı en yeni teknolojileri Burdur Belediyemizin ve itfaiyemizin envanterine kazandırmaya çalıştık” dedi.

Başkan Ercengiz, İtfaiye Haftası dolayısıyla İtfaiye Müdürlüğü personeli ile buluştu. Burdur Belediyesi İstasyon Park’ta düzenlenen kahvaltılı programa Ercengiz’in yanı sıra Başkan Yardımcısı Hülya Ersalan, Mustafa Bozkurt, Belediye Birim Müdürleri, itfaiyeciler ve emekli itfaiyeciler katıldı.

İtfaiye Müdürü Mehmet Ali Ballak, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bugün aramızda özel bir misafirimiz de var. İtalya’dan bizler için gelen, fotoğraf ve sinema sanatçısı Giovanni Mocerino, Burdur İtfaiyesini eserinde ve filminde kullanmak üzere bugün bizimle birlikte. Ben de hepiniz adına kendisine, ‘Giovanni, Burdur’a hoş geldin. Benvenuto in Burdur. Grazie’ diyorum. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bugün burada Türk İtfaiye Teşkilatımızın 312. yılını kutlamak, yıllarını itfaiyeciliğe adamış ve emekli olmuş değerli meslek büyüklerimizle bir araya gelmek ve görevini fedakârca, kahramanca sürdüren itfaiye personelimizin yanında olduğumuzu hissettirmek için bir aradayız. İtfaiyecilik sadece yangın söndürmekten ibaret bir meslek değildir.

“İTFAİYECİ, VATANDAŞIMIZIN EN ZOR ANINDA YARDIMA KOŞAN KİŞİDİR”

İtfaiyeci; yangında, selde, depremde, trafik kazalarında, arama-kurtarma faaliyetlerinde, tehlikeli madde olaylarında ve vatandaşımızın en zor anında yanında bulunan, yardımına koşan kişidir. Herkesin korkarak kaçtığı yere itfaiyeci cesaretiyle koşarak girer. Bu nedenle birçok itfaiyecinin yaptığı fedakârlık, çoğu zaman hiç kimsenin görmediği, bilmediği anlarda gerçekleşir. Tarihimize baktığımızda Burdur İtfaiyesinin son yıllarda büyük bir değişim ve gelişim gösterdiğini görüyoruz. Geçmişte sınırlı imkânlarla görev yapan itfaiye teşkilatımız, bugün teknolojiyi, modern araçları, gelişmiş ekipmanları, arama-kurtarma sistemlerini ve özel müdahale araçlarını kullanarak büyük bir afet anında yalnızca Burdur’un değil, ihtiyaç duyulan her yerde Türkiye’nin umudu olabilecek güçlü bir yapıya kavuşmuştur.

“İTFAİYEYE YAPILAN YATIRIM, TÜM CANLILARIN YAŞAMINA YAPILAN YATIRIMDIR”

Özellikle son 5 yılda 400 milyon liranın üzerinde gerçekleştirdiğimiz itfaiye araç ve ekipman yatırımları, teşkilatımızın olaylara daha hızlı, daha güvenli ve daha etkin müdahale edebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Şunu özellikle ifade etmek isterim: İtfaiyeye yapılan yatırım, yalnızca araca ve ekipmana yapılan yatırım değildir. İtfaiyeye yapılan yatırım, doğrudan insan hayatına ve tüm canlıların yaşamına yapılan yatırımdır. Sayın Başkanımızın bu alandaki yatırımları Burdur İtfaiyesini yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da görünür ve örnek gösterilen bir teşkilat haline getirmiştir. Dünyada dört yılda bir düzenlenen, dünyanın en büyük itfaiye ve güvenlik fuarlarından birine Burdur İtfaiyesi davet edilmiş; burada Sayın Başkanımızın vizyonu takdirle karşılanmış ve farklı ülkelere örnek olarak gösterilmiştir.

“EMEKLİ MESLEK BÜYÜKLERİMİZ, BU MESLEĞİN HAFIZASIDIR”

Ben burada emekli meslek büyüklerimize ayrıca bir parantez açmak istiyorum. Onlar bu mesleğin hafızasıdır. Bugün sahip olduğumuz tecrübenin, disiplinin ve teşkilat kültürünün temelini atan insanlardır. Yıllarca emek verdiler, görev yaptılar, zorluklarla mücadele ettiler. Biz bugün onların bıraktığı bayrağı daha ileriye taşımaya çalışıyoruz. Bu nedenle emekli olan her itfaiyecimizi yalnızca emekli olmuş bir personel olarak değil; Burdur İtfaiyesine hizmet etmiş bir meslek büyüğümüz, bir teşkilat mensubumuz ve bu büyük ailenin değerli bir parçası olarak görüyoruz. Mesleğimizin onurunu, birlik ve beraberliğimizi, ekip ruhumuzu ve birbirimize olan güvenimizi her zaman koruyalım. Çünkü itfaiyecilikte başarı tek bir kişinin değil, bir ekibin başarısıdır. Biz büyük bir aileyiz. Bizim işimiz yalnızca yangın söndürmek değil; can kurtarmak, insanlara umut olmak ve vatandaşımızın en zor anında yanında olmaktır.

İTFAİYE HAFTASINI KUTLADI

Bugün aldığımız bir araç, belki 10 yıl sonra bir yangına müdahale edecek. Belki 20 yıl sonra bir kazada bir insanın hayatına dokunacak. Belki de 30 yıl sonra hiç tanımadığımız bir insanı yangından kurtaracak. İşte o gün, o insanı kurtaran itfaiyecinin duasında ve kurtarılan her bir canda, bugün yaptığımız yatırımların izi olacak. Burdur halkının can ve mal güvenliği için gösterdiğiniz hassasiyet, itfaiye teşkilatımıza kazandırdığınız her araç, malzeme ve ekipman için şahsım, itfaiyemiz ve Türk İtfaiye Teşkilatı adına size teşekkür ediyorum. Başta görev başındaki tüm itfaiyecilerimiz olmak üzere, bu teşkilata yıllarını vermiş emekli meslek büyüklerimizin İtfaiyeciler Haftası’nı kutluyor; görevleri başında hayatını kaybeden tüm itfaiyecilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.”

Başkan Ercengiz ise şunları dile getirdi:

“Bugün 312. yılını kutladığımız İtfaiye Teşkilatımızın 300. yılını da birlikte kutlamıştık. 300. yılını kutlarken çok daha mütevazı bir görüntü içerisindeydik. Aslında yoklukları ve zorlukları konuşuyor, ‘Biraz daha sabır, biz bu işi çözeriz. Önceliklerimizi sıralayalım ve buradan hareketle belediyemizin tüm birimlerini güçlendirelim’ diyerek 2014 yılında görevimize başlamıştık.

“KADERE İNANAN İNSANLARIZ ANCAK TEDBİR ALMAMIZ GEREKİR”

Bugün geldiğimiz noktada, sağ olsun Mehmet Ali, belki bize fazlasıyla hakkımızı, daha doğrusu hak ettiğimizden daha fazlasını söyleyerek göğsümüzü kabarttı. Ancak asıl hak edenin bu kent olduğunu, bu bölge olduğunu, bu ülkenin insanları olduğunu söylemekte yarar var. Çünkü bizler kadere iman eden, kadere inanan insanlarız. Ancak beraberinde tedbirimizi de almamız gerekir. Eğer tedbiriniz yoksa tevekkülün bir anlamı yoktur. Siz elinizden geleni yapacaksınız, ardından gerisi kaderdir. Buna katlanacaksınız. Fakat siz ‘Kadere razı olduk’ deyip herhangi bir şey yapmazsanız, işte o zaman bunun adı kader olmaz. Çünkü Allah herkese düşünme yeteneği vermiş ve düşünerek doğruyu bulmasını da emretmiştir. Biz de düşünerek doğruyu bulmak için gayret ettik. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ilim ve bilimle hiçbir zaman çelişmeden; çeliştiğimizde de her zaman tercihimizin ilimden ve bilimden yana olmasını bize öğütleyen Ulu Önder’in sözünden hareketle, biz ilim ve bilimi tercih ettik.

“DEPREM GERÇEĞİNİ BİLEREK VATANDAŞIN GÜVENLİ EVLERDE OTURABİLMESİ İÇİN GAYRET EDİYORUZ”

Teknolojik gelişmeleri takip ederek, bugün dünyanın kullandığı en yeni teknolojileri Burdur Belediye’mizin ve itfaiyemizin envanterine kazandırmaya çalıştık. Bakın değerli arkadaşlar, kent planlaması diye bir kavram çok kıymetlidir. Bizler maalesef bu konuda istediğimiz seviyede değiliz. Nedenini soracak olursanız; bugün geçmişte İmar Müdürlüğü’müzü yapmış, konuya hâkimiyetiyle burada bulunan, şu anda da Başkan Yardımcılığımızı yapan Mustafa Bey’le biz yıllardır vatandaştan gelen talepleri değerlendirerek, bir imar planı değişikliği, yani kentin tamamını yeniden değerlendirmeye tabi tutmak üzere adımlar attık. Biz bu kentin deprem gerçeğini bilerek, dikey mimariden uzak, vatandaşın güvenli evlerde oturabilmesi için gayret gösteriyoruz. Vebal işler bunlar. Ancak yapıların dayanıksız olduğunu söylediğim bir iddia yok. Böyle bir iddiam yok. Bu teknik bir konu. Ancak bizi ilgilendiren tarafı şu: Bizim itfaiye envanterimizde en fazla 25-26, hadi 28 metrelik sepet varken bugün Burdur Devlet Hastanemiz 10 katlı, yani yaklaşık 30-35 metre çatı yüksekliği olan bir bina. Allah korusun, bir yangın olsa çatıda, şu anda bizim oraya, özür dilerim, 3-5 ay öncesine kadar müdahale etme şansımız çok zordu. Arkadaşlarımızın cevval yeteneğiyle ancak biz orada müdahalemizi yapabilecektik.

“BELLİ BİR DENGEYLE BUGÜNE GELDİK”

Bugün geldiğimiz nokta şu: Mehmet Ali ifade etti. Kıymetli Müdürüm, kardeşim sağ olsun, gerçekten bize de yol gösterdi. Bizim itfaiye örgütümüzün, itfaiye teşkilatımızın, itfaiye birimimizin neler yapabileceğini ancak bunları yapabilmek için de nelere ihtiyacımız olduğunu her defasında bize hatırlattı. Bizimle bunları karşılıklı görüş alışverişiyle bizi ikna etmeye çalıştı. Biz de belli bir mantık çerçevesinde, belli bir süzgeçten geçirerek önceliklerimizi doğru belirledik ve ağırlık merkezimizi hiç bozmadan, belli bir dengeyle bugüne geldik. Biraz önce İlyas Abi söyledi. Biz Kurna Rampasını çıkmaya çalışırken tırcı bize el salladı dedi. Yani itfaiye aracının Kurna Rampasını çıkamadığını söyledi.

2014 yılında göreve geldiğimizde bunu söylemek zorundayım: Değerli arkadaşlar, 25 milyon dolar borcu olan bir belediye ve bütün makine parkı neredeyse çökmüş bir Fen İşleri veya diğer birimlerle karşı karşıyaydık. Bugün Fen İşleri Müdürümüz, müdürlerimiz, geçmişte bu işi yapmış abilerimiz ve arkadaşlarımız da var. Onlar da şahittir bu duruma. Bizim o alanda da çok büyük eksikliklerimiz vardı. Temizlik İşleri Müdürümüz burada. Temizlik işlerimizi taşeron tarafından, bir firma tarafından yaptırıyorduk ve bugünün bedeliyle belki 100 milyon liranın üzerinde bir bedeli ödemek zorundaydık. Bütün bunları bizim devletçi anlayışımızla, yani ‘Devlet yoksa millet yoktur’ diyen bir anlayışla milletini devlete bağımlı bir hâle getirmeden ama devletin gücünü de her noktada hissettiren bir anlayışla belediyemizin makine parkını, araç-gereç envanterini ve personel sayısını artırdık.

“BUGÜN GELDİĞİMİZ NOKTA, BURDUR ÖLÇEĞİNİN ÇOK ÜZERİNDE”

Bugün geldiğimiz nokta gerçekten Burdur ölçeğinin çok üzerindedir. Geldiğimiz yer, en son kullandığımız krediyle maalesef biraz fazla araç aldık galiba. Araçlar alana yetmediği için bir de şimdi itfaiye binası yapıyoruz. Sağ olsun Mehmet Ali Müdürüm, o kadar çok araç aldırdı ki bana, araçlarımız artık alanımıza sığmıyor. Bu da bizim için ayrı bir gurur. Ben teşekkür ediyorum. Gerçekten bölgenin bu anlamda dikkat çeken, hatta ülkenin birçok belediyesi ve itfaiyesi tarafından konuşulan bir itfaiye müdürlüğümüzün olması bizim için çok değerli.

İtfaiye erlerinin, itfaiye memurlarının ya da taşeronda çalışan itfaiye personelimizin birtakım haklarının, sosyal haklarının mücadelesinin verildiğini ancak istenilen noktaya henüz gelinmediğini Mehmet Ali’den üzülerek öğrendim. Çünkü onlar da bir… Yani onlar derken, tüm alanda çalışan sizler değerli arkadaşlar, bir vatan savunması yapıyorsunuz. Yeşil vatan için mücadele ediyorsunuz. Ya da bir enkazın altına girdiğinizde yeni bir sarsıntıyla sizin de o enkazın altında kalmama ihtimaliniz diye bir şey yok. Yani siz demirden, çelikten yapılmadınız. Ya da bir su baskınında alana girdiğinizde yeni bir baskının sizi, Allah korusun, canınızdan etmeme ihtimali diye bir şey yok.

“İYİ Kİ VARSINIZ”

Bu nedenle sizlerin de, tabii ki hiç istemediğimiz ama hayatın olağan akışı içerisinde maalesef var olan riskler karşısında, başınıza bir iş geldiğinde sosyal haklarınızın; tıpkı diğer kolluk kuvvetlerinde görev yapan, vatan savunmasında ve her mücadelede var olan diğer arkadaşlarımız gibi sosyal haklara sahip olmanızı canı gönülden isterim. İnşallah bu konuda da bize bir gün, yani bizim sözümüzün yetebileceği, bizim sözümüzün duyulabileceği bir noktaya bizler gelecek olursak, biz bunları sizler adına her yerde savunmakla mükellefiz. Ben bunun buradan da bir kere daha hatırlatma sözünü vermiş olayım. Allah kaza bela vermesin. Ama başımıza bir iş gelirse de sizlerin ayakta olduğunuzu, sizlerin uyumadığınızı ve birlikte yemek yerken telefonunuz çaldığında 18 saniye içerisinde alandan nasıl çıktığınızı görmüş birisi olarak biz güvenle uyuyoruz. İyi ki sizler varsınız. Tekrar haftanız kutlu olsun. Hepinize teşekkür ediyorum.”