Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Birlik Sağlık-Sen İzmir Şubesi: “Buca Devlet Hastanesi, Sulak ve Çukur Olduğu Bilinen Alana Yapılmıştır”

Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) İzmir Şube Başkanı Berna Boran, 2020 yılında meydana gelen İzmir depreminin ardından ‘depreme dayanıksız raporu’ verilen 12 hastaneden biri olan Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nin yenilenerek açılmasına rağmen hala tadilat ve tamirat işlerinin bitmediğini, hastanenin yer seçiminin sulak ve çukur bir alan olması nedeniyle yanlış olduğuna dikkat çekti.

Birlik Sağlık ve Sosyal

KERİM UĞUR

Birlik Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Birlik Sağlık-Sen) İzmir Şube Başkanı Berna Boran, 2020 yılında meydana gelen İzmir depreminin ardından ‘depreme dayanıksız raporu’ verilen 12 hastaneden biri olan Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nin yenilenerek açılmasına rağmen hala tadilat ve tamirat işlerinin bitmediğini, hastanenin yer seçiminin sulak ve çukur bir alan olması nedeniyle yanlış olduğuna dikkat çekti.

Birlik Sağlık Sen İzmir Şube Başkanı Berna Boran, 30 Ekim 2020 tarihinde İzmir’de meydana gelen depremin ardından ‘depreme dayanıksız raporu’ verilen 12 hastaneden biri olan ve yenilenen Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi’nin fiziki şartları ile ilgili şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol da katıldı. Boran, şunları söyledi:

“2020 yılı 30 Ekim tarihinde meydana gelen ve 102 vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem sonrasında İzmir ilimizde 12 devlet hastanemizin depreme dayanıksız olduğu ortaya çıkmış ve aradan geçen 3 yıllık sürede sadece ve sadece Buca ilçemizde bulunan devlet hastanesi yenilenebilmiştir. Açılışından yaklaşık 1 yıllık süre geçmesine rağmen halen devlet hastanesinin tadilat ve tamirat işleri devam etmektedir. Afet ve Acil Durum Hastanesi (prefabrik) olarak kısa sürede yapılması planlanmış olan Buca Devlet Hastanesi, daha sonra 2 katlı olarak yapılmış, 152’si yoğun bakım olmak üzere toplamda 318 yatak kapasitesine sahip, 8 bloktan oluşan betonarme yapıya çevrilerek, inşaat yapım süresi de uzatılmıştır. Yaklaşık 518.000 nüfusu ile İzmir’in en büyük ilçelerinden olan Buca’ya, 318 yatak kapasitesi olan hastane yetersiz gelmekte ve Buca ilçemize ikinci bir devlet hastanesine ihtiyaç duyulmaktadır. Hastanenin yapıldığı yer seçimi yanlıştır. Hastanenin eski yeri ya da daha uygun rakımda yer varken, yüzlerce çam ağacı kesilerek hastane sulak ve çukur olduğu bilinen alana yapılmıştır. Şubat 2022 de adeta kaba inşaat olan binanın geçici kabulü yapılmış ve şubat ayında geçici kabulü yapılan bina tam 9 ay sonra kasım ayında açılabilmiştir. Aynı proje içerisinde yer alan Halk Sağlığı binası ise halen açılamamıştır. Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ön kabulünün 2022 Şubat ayında yapılan hastanenin, kesin kabulünün Şubat 2024’te yapılacağı söylenmektedir. Hastane idaresinin eli kolu bağlanmış; şartnameye göre taahhüt ettikleri tespit edilen eksiklikler firma tarafından geçiştirilerek, taşeronun taşeronu tarafından günü kurtararak, eksik ve aksak bırakılmaktadır. Hastane bunların bir kısmını kendi imkanları ile yapmaktadır. Kesin kabulden sonra da yapmaya devam etmek zorunda kalacaktır” dedi.

HASTANEDEKİ SORUNLARI SIRALADILAR

Boran, hastanedeki eksikleri şöyle sıraladı:

“Elektrik sisteminin sürekli kesildiği, jeneratörlerin geç devreye girdiği, bu durumun hastaların tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceği, bina zeminin sulak olmasından ve izolasyonunun eksik yapılması yada yapılmamasından dolayı duvarlar yerden sürekli su almakta, nemli olan zemin duvarlarının sürekli kabardığı, sıva ve boyasının döküldüğü görülmektedir. Yangın uyarı, acil kod uyarı, anons sitemleri ve hemşire çağrı sistemlerin çalışmadığı söylenmektedir. Görüntüleme, laboratuvar, bazı servisler vb. birimlere hastaların ulaşmasında karmaşa ve sıkıntılar olduğu görülmektedir. Hastane içinde birçok birime erişimde güçlük çekilmektedir. İdari memurların ve işçilerin bulunduğu bodrum kattaki odaların; plansız, yetersiz, insan sağlığı bakımından uygun olmadığı personeller tarafından ifade edilmektedir. Klima ve havalandırma sisteminin zaman zaman çalışmadığı, doğal ışıklandırmanın olmadığı, nem oranının yüksek olduğu, oda sayısının az ve kişi başına düşen alanların yetersiz ve plansız olduğu, hasta ve personel odalarının birçok yerinde aşırı gürültünün olduğu, personel odalarının çoğunda pencere olmadığı, elektrik prizlerinin yerden döşeli kablolardan elektrik aldığı ve kabloların çoğunun ortalıkta dolaştığı görülmektedir. Su sisteminde sürekli arıza oluştuğu, özellikle ameliyathane ve birçok birimi zaman zaman su bastığı, tavanlardan su aktığı, dış cepheden pencere ve kapılardan yağmur suyunun bastığı ifade edilmektedir. Bu durum cihazlara zarar verebilir ve elektrik kazalarına sebep olabilir. Özellikle zemine yakın duvar ve tavanlarda sürekli tadilat yapıldığı görülmektedir. Duvarlarda sıvalar kabarıp, boyalar dökülmektedir. Tekrar sıvanıp-boyanıp görüntü kapatılmaktadır. Tavanların; zayıf malzeme ile kaplı olduğu, sürekli sökülüp onarıldığı, askı sistemlerin güçsüz olduğu, düşerek-çökerek kazalara sebep olabileceği söylemektedir. Hasta tuvaletleri, lavaboları sürekli tıkanmakta olup etkin çalışmadığı görülmektedir. Tesisat borularının birçoğu şimdiden oksitlenmiş; birkaç yıl sonra kullanılamaz hale gelecektir. Morg hastanelerin konutlara bakan kısmında yapılmış olup, apartman sakinleri rahatsız olmaktadır. Yemekhanenin alanı ve yerleşimi uygun olmadığı, yangın ve kazlara sebep olabileceği belirtilmektedir.”

İzmir

ANKA Haber Ajansı