Haber: Hilal SOLMAZ
(İSTANBUL) – İranlı yazar ve sosyolog Shahzadeh N. İgual’in tasarlayıp sahneye koyduğu “Bir Gecede Binbir Gece: Bin Şems Bir Celaleddin”, 7 Mayıs akşamı İstanbul’da izleyiciyle buluşacak. Mevlâna Celaleddin-i Rumi ile Şems-i Tebrizi arasındaki derin ve dönüştürücü bağı odağına alan özgün müzikal anlatı Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde sahnelenecek.
İran’ın UNESCO tarafından tescillenen kadim “nakkallik” (Naqqāli) geleneğini çağdaş sahne diliyle buluşturan performans, Şems ile Mevlâna’nın sonu ayrılığa ve mateme uzanan ilişkisini merkezine alıyor. Anlatı, izleyiciyi yalnızca bir aşk ve dostluk hikâyesine değil, aynı zamanda iki medeniyet arasında kurulan kırılgan ve derin bir kültürel köprüye davet ediyor.
Shahzadeh N. İgual’in Türkçeye özenle çevirdiği metinler Türkçe ve Farsça arasında gidip gelen bir anlatı diliyle sahneye taşınıyor. Bir karşılaşma, bir bağlanma, bir terk ediş ve nihayetinde bir kayıp üzerinden ilerleyen bu hikâye, sanatçının sözleriyle “Bin geceden birinde, bin Şems doğmuş bir Celaleddin’in yüreğine” dönüşüyor. İgual’in ifadesiyle bu eser, rüyalarını Farsça görüp cümlelerini Türkçe kuran bir zihnin ürünü olarak, kültürler arası anlatı alanı açıyor.
Müzikle derinleşen anlatı
Yönetmenliğini Helen Şahin’in üstlendiği yapımda müzikal yapı güçlü bir kadroyla kuruluyor. Piyanist Orkun Zafer Özgelen müzik direktörlüğünü üstlenirken, vokalde Reza Asgari yer alıyor. Sahnedeki müzikal doku kemançada Çiçek Tebrizi, udda Berkay Bakkal, tombakta Artin Khodaverdi, erbanede Murat Gürgen ve kanunda Onur Cicin ile zenginleşiyor.
Geleneksel enstrümanların kadim tınıları modern sahne diliyle birleşirken, Mevlâna’nın “Motreba! Aheste vur! Tâ ruh insin bedene” dizeleri, müziğin ritmini ve anlatının ruhunu belirleyen temel referanslardan biri olarak öne çıkıyor.
Her sahnede yeniden kurulan bir eser
İlk kez 2018 yılında sahnelenen “Bir Gecede Binbir Gece”, klasik bir sahneleme anlayışının ötesine geçerek her temsilinde yeniden kurulan, yaşayan bir performans olarak dikkati çekiyor. Firdevsi’den Hayyam’a, Hafız’dan Füruğ Ferruhzad’a uzanan geniş bir edebi evrenden beslenen yapı, zaman içinde farklı temalarla dönüşerek bugünkü formuna ulaştı.
İstanbul’da 7 Mayıs akşamı sahnelenecek “Bin Şems Bir Celaleddin” versiyonu ise bu dönüşümün en yoğun örneklerinden biri olarak, odağını bütünüyle Şems ile Mevlâna’nın içsel ve manevi yolculuğuna çeviriyor.
İki kültür arasında bir yazar
Tahran’da 1978’de doğan ve uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan Shahzadeh N. İgual, sosyoloji eğitiminin ardından edebiyat ve sahne sanatları alanında üretimlerini sürdürüyor. Türkçeyi sonradan öğrenmesine rağmen bu dilde eser veren nadir yazarlardan biri olan İgual, Türkiye Yazarlar Sendikası üyesi.
“Tahran’ın Kırmızı Sirenleri”, “Rolls Royce’u Taramışlar Baba”, “İsfahan’ın Gözyaşları”, “Son Fayton” ve “Adı Mercan” gibi eserleri hem Türkiye’de hem de İran’da geniş okur kitlesine ulaşan sanatçı, kültürler arası çalışmaları nedeniyle İran tarafından özel nişanla ödüllendirildi. İgual, üretimlerini İstanbul ve Valensiya arasında sürdürmeye devam ediyor.
“Bir Gecede Binbir Gece: Bin Şems Bir Celaleddin”, 7 Mayıs 2026 Perşembe saat 20.30’da sahnelenecek. Gösterinin biletleri Biletinial üzerinden temin edilebiliyor.

