Büro Emekçileri Sendikası (BES), 3600 ek gösterge, mülakat ve vergi adaletsizliğinin kaldırılması, ek ödemelerin temel ücrete yansıtılması talebiyle başlatılan imza kampanyasında toplanan dilekçeleri, TBMM Başkanlığı’na sundu. TBMM Çankaya Kapısı önünde açıklama yapan BES Genel Başkanı Özer Avanaş, “Bizlere zam adı altında lütufmuş gibi verilen maaş zamları yaşanan gerçek enflasyon rakamları karşısında değersizleşmekte, emeği ile geçinen bizler her seferinde daha fazla yoksullaşırken, iktidar gölgesinde büyüyen sermaye gruplarına daha fazla kaynak aktarılmaktadır. Bu emek karşıtı ekonomik politikalar daha fazla sürdürülemez, sürdürülmemelidir. Her seferinde ekonomimiz büyüyor yalanına sarılanlara sesleniyoruz. Madem ekonomimiz büyüyor, o zaman biz emekçilere büyüyen bu ekonomiden neden hakkımız olan payı vermiyorsunuz” dedi.
BES, 3600 ek gösterge, mülakat ve vergi adaletsizliğinin kaldırılması, seyyanen dahil tüm ek ödemelerin temel ücrete yansıtılması taleplerini içeren imza kampanyasının dilekçelerini, TBMM Çankaya Kapısı yanında bulunan Milli Egemenlik Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasının ardından TBMM Başkanlığı’na sundu. Açıklamaya, CHP milletvekilleri de destek verdi.
Açıklamayı okuyan BES Başkanı Özer Avanaş, “İktidar ve ortakları uyguladıkları düşük ücret politikasıyla, bu ülkenin emekçisine, emeklisine, dar gelirlisine ve üretim ekonomisine kaynak ayırmadığı gibi bir servet transferi olan kur korumalı mevduat sistemine ve diğer faiz ödemelerine, yandaşa kaynak aktarmak için icat ettikleri kamu özel işbirliğiyle yapılan yola, köprüye, açıldığından bugüne kadar tek bir uçağın inmediği hava meydanlarına, saraya ve savunma harcamalarına bütçenin yarısından fazlasının ayrıldığı, vergi teşvik ve istisnaları yoluyla sermayeye devasa kaynak aktarmaya devam etmektedir” dedi.
“TEMEL KAZANIMLAR HER GEÇEN GÜN YOK OLUYOR”
2024 yılı bütçesinin iktidar tarafından inşaat şirketlerine ve büyük sermaye gruplarına kaynak aktarıldığını ve ekonomik krizin faturasının yoksullara kesildiğini söyleyen Avanaş, “Krizin faturası biz emekçilere kesiliyor. 10 milyon asgari ücretli açlık sınırının altında, milyonlarca emekli müjde diye kamuoyuna duyurulan 10 bin TL’lik maaş ile bu krizde yaşamını idame ettirmeye çalışıyor. KESK olarak, BES olarak her alanda söyledik, yine söylüyoruz; bizlere dayatılan ekonomik model sermayenin istediği, sarayın istediği modeldir. İşçiye, emekliye kamu emekçilerine sefaletten başka bir şey getirmiyor. Temel kazanımlarımız her geçen gün yok oluyor. Vergi adaletsizliği derinleşiyor. Bütçenin aslan payı sermayeye, patronlara, savunma ve güvenlik adı altında çatışma ve savaşa ayrılıyor. Güvencesiz istihdam ve gelir adaletsizliği her geçen gün daha fazla dayatılıyor” diye konuştu.
“HER SEFERİNDE EKONOMİMİZ BÜYÜYOR YALANINA SARILANLARA SESLENİYORUZ”
TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon verilerinin başta kamu emekçileri, işçiler, emekliler ve vatandaşlarda karşılık bulmadığını belirten Avanaş, açıklamasının devamında şunları ifade etti:
“Kamu emekçisine ve kamu emeklisine 2024 yılının ilk altı aylık dönemi için verilen yüzde 15’lik maaş zammı, iktidarın fiyatları ayarlama birimine dönen TÜİK verilerine göre şubat ayı enflasyon açıklamasıyla daha şimdiden erimiş, kamu emekçisi ve kamu emeklisi yılın ilk iki ayında ciddi gelir kaybına uğramıştır. Bizlere zam adı altında lütufmuş gibi verilen maaş zamları yaşanan gerçek enflasyon rakamları karşısında değersizleşmekte, emeği ile geçinen bizler her seferinde daha fazla yoksullaşırken, iktidar gölgesinde büyüyen sermaye gruplarına daha fazla kaynak aktarılmaktadır. Bu emek karşıtı ekonomik politikalar daha fazla sürdürülemez, sürdürülmemelidir. Her seferinde ekonomimiz büyüyor yalanına sarılanlara sesleniyoruz. Madem ekonomimiz büyüyor, o zaman biz emekçilere büyüyen bu ekonomiden neden hakkımız olan payı vermiyorsunuz.”
“YAŞAM TAZMİNATI OLARAK KİRA YARDIMI YAPILMASI ELZEMDİR”
“Yoksulluk sınırının 60 bin TL sınırını aştığı günümüz koşullarında, kamu emekçileri ve emeklilerinin sefalete itilmesini kabul etmiyoruz” diyen Avanaş, “Maaşlarımıza gerçek enflasyon oranında ek zam yapılmasını, birinci vergi diliminin yüzde 15’ten yüzde 10’a düşürülmesini, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan yapılan kesintinin birinci vergi diliminde sabitlenmesini, temel tüketim mallarından alınan KDV’nin kaldırılmasını talep ediyoruz. Büyük kentlerde yaşamanın maliyeti yoksulluk sınırının üzerindedir. Kamu emekçileri yüksek kiralar karşısında gündelik zorunlu ihtiyaçlarını dahi sağlıklı karşılayamamaktadır. İstanbul başta olmak üzere tüm şehirlerimizde yüksek kira sorunu yaşayan bütün kamu emekçilerine yaşam tazminatı olarak kira yardımı yapılması elzemdir” diye konuştu.
“MÜLAKAT UYGULAMASI KALDIRILMALI”
Sunulan dilekçelerde yer alan talepleri açıklayan Avanaş, kira yardımının da yer aldığı önerileri şu şekilde sıraladı:
“Barınma hakkını ortadan kaldıran fahiş kira artışlarına karşı emekçilere kira yardımı yapılması için düzenleme yapılmalıdır. Vergi adaletsizliği ortadan kaldırılmalı, ücret gelirlerinden alınan gelir vergisi yoksulluk sınırındaki gelirler için yüzde 10’a sabitlenmeli ve hane halkının tüketim maddelerinden alınan dolaylı vergiler sıfıra indirilmelidir. Kamuda ilk işe girişler dahil olmak üzere, görevde yükselme ve ünvan sınavlarında uygulanan ve iktidar partisi tarafından seçim öncesi söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat uygulamasının daha fazla mağduriyete yol açmadan kaldırılması için yasal düzenleme yapılmalıdır. Seyyanen zam dahil bütün ek ödemelerin temel ücrete yansıtılması için yasal düzenleme yapılmalıdır. İktidar partisince hazırlanan her yasal düzenleme içinde yer alacağı söylenen ama bir türlü yasal düzenlemesi yapılmayan 3600 ek göstergenin ayrımsız bütün emekçilere verilmesi için yasal düzenleme yapılmalıdır.”
Ankara
ANKA Haber Ajansı

