Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Aziz Sancar Dicle Üniversitesi’nde söyleşiye katıldı

Nobel Kimya Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, Dicle Üniversitesi’nde katıldığı “Bir ömür bilime, bir miras insanlığa” söyleyişinde beyin kanserinin tedavisi hakkında yaptığı konuşmasında, “Biz tedavi konusunda önemli ilerleme kaydettik. Fakat bu insanlarda çalışır mı, çalışmaz mı bilmiyorum. Bunu bilmek için daha çok çalışmalar yapmak lazım. Daha büyükbaş hayvanlarda denemek ve daha ayrıntılı analizler yapmak lazım” dedi.

Nobel Kimya Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, Dicle Üniversitesi’nde katıldığı

Haber: Serhat YETÜT

(DİYARBAKIR) – Nobel Kimya Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar, Dicle Üniversitesi’nde katıldığı “Bir ömür bilime, bir miras insanlığa” söyleyişinde beyin kanserinin tedavisi hakkında yaptığı konuşmasında, “Biz tedavi konusunda önemli ilerleme kaydettik. Fakat bu insanlarda çalışır mı, çalışmaz mı bilmiyorum. Bunu bilmek için daha çok çalışmalar yapmak lazım. Daha büyükbaş hayvanlarda denemek ve daha ayrıntılı analizler yapmak lazım” dedi.

Prof. Dr. Sancar, Dicle Üniversitesi tarafından düzenlenen “Bir ömür bilime, bir miras insanlığa” adlı söyleşiye katıldı. Sancar, 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi Cahit Sıtkı Tarancı Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşide, beyin kanserinin tedavisine yönelik bilimsel çalışmalar hakkında sunum yaptı.

Söyleşide konuşan Sancar, ilk kez bu kadar büyük bir kalabalığa seslendiğini aktardı. Katıldığı seminerlerde para almadığını anlatan Sancar, “Nobel almış insanlar genellikle bir konferans için 10 bin dolarla 100 bin dolar arasında ödeme alırlar. Ve bana da öyle teklifler geldi fakat gitmedim” dedi.

Mardin’in Savur ilçesinde doğduğunu ve Savurlu olarak bilindiğini ifade eden Sancar, şöyle devam etti:

“Aslında benim Diyarbakırlı tarafım da var. Benim babaannem Diyarbakırlıdır. Ben askerliğimi Diyarbakır’da yaptım. Profesör olduktan sonra Amerika’da Birleşmiş Milletler’in bir programı vardı. Yabancı kökenli profesörleri kendi ülkelerine yardım için dört aylığına gönderiyorlardı. Ve ben de o program vasıtasıyla Diyarbakır’a, bu üniversiteye geldim. Burada mikrobiyoloji dalında ders verdim, araştırmalar yaptım. O bakımdan Diyarbakır’la benim bağlantım çoktur ve Diyarbakır’ı; Mardin’i, Savur’u sevdiğim kadar sevdim.”

“BÜYÜKBAŞ HAYVANLARDA DENEMEK LAZIM”

Sancar, sinir hücrelerine zarar vermeden beyin kanserinin tedavisine ilişkin yürüttükleri çalışmalar hakkında şunları söyledi:

“Biz tedavi konusunda önemli ilerleme kaydettik. Fakat bu insanlarda çalışır mı, çalışmaz mı bilmiyorum. Bunu bilmek için daha çok çalışmalar yapmak lazım. Daha büyükbaş hayvanlarda denemek ve daha ayrıntılı analizler yapmak lazım. O bakımdan, umarım burada hiç kimsenin beyin kanseri hastası yoktur. Ama eğer varsa lütfen beni ağlatmayın. Çünkü ağlatıcı mektuplar geliyor. Annem ölüyor, kızım ölüyor gibi. Hocam bana yardım edin diye mektuplar geliyor. Bir şey yapamıyorum. Çünkü o seviyeye ulaşmış değiliz. Ama çalışıyoruz.”