Haber: Hakan KAYA-Kamera: Belçim KILICKIRAN
(İSTANBUL) – Asgari Ücret İnisiyatifi, “Asgari Ücrete Mart’ta yeniden zam” talebiyle Üsküdar Meydanı’nda açıklama yaptı. Asgari Ücret İnisiyatifi’nden Fatma Tuğcu, asgari ücretin bir ailenin karnını üç öğün simitle doyurmasına dahi yetmediğini belirterek, “Gerçek enflasyonun altında kalan, daha cebimize girmeden eriyen bu zam, sosyal ve bilimsel olarak hükümsüzdür” dedi.
Asgari Ücret İnisiyatifi, “Asgari Ücrete Mart’ta yeniden zam” talebiyle Üsküdar Meydanı’nda bir araya geldi.
“Açlık sınırının altında asgari ücreti reddediyoruz”, “Sen, ben, biz artık hepimiz asgari ücretliyiz” yazılı dövizler taşıyan inisiyatif üyeleri, “Sefalete teslim olmayacağız”, “İşçilerin birliği sefaleti yenecek”, “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez” sloganları attı.
Asgari Ücret İnisiyatifi adına basın açıklamasını Fatma Tuğcu okudu.
Tuğcu, ocak ayı enflasyonunun bir önceki yılın aralık ayı enflasyonundan yüksek çıktığını hatırlattı, kaybedenin hep emekçiler olduğunu ifade etti.
“Aralık ayında yapılan yüzde 27’lik zam daha asgari ücretlinin eline geçmeden enflasyon karşısında ezildi”
Asgari ücrete yıl başında yapılan yüzde 27’lik zammın daha asgari ücretlinin eline geçmeden enflasyon karşısında ezildiğine dikkati çeken Tuğcu, ”Ocak ayı verileriyle birlikte asgari ücretin 1358 lirası çoktan buharlaştı; alım gücü 26 bin 699 liraya indi. Emekliyi de aynı sefalete mahkûm ettiler. ‘İyileştirme’ dedikleri 1062 liranın 968 lirasını enflasyonla geri aldılar; bugün emeklinin cebinde kalan sadaka sadece 94 liradır” dedi.
“Daha cebimize girmeden eriyen bu zam, sosyal ve bilimsel olarak hükümsüzdür”
Tuğcu, şunları kaydetti:
“Ekonomi yönetiminin bugüne kadar açıkladığı hiçbir enflasyon hedefini tutturamamış olmanın mahcubiyetini yaşamak yerine; ‘beklenen enflasyon’ safsatasıyla emeğin hakkının gasbına kılıf uydurmaktadır. Geçmişin gerçek kayıplarını görmezden gelip geleceğin hayali rakamları üzerinden zam belirlemek, işçi sınıfını bile bile açlık sınırının altındaki bir karanlığa mahkum etmektir. Onlara izin vermeyeceğiz. Bizler, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak ilan ediyoruz; gerçek enflasyonun altında kalan, daha cebimize girmeden eriyen bu zam, sosyal ve bilimsel olarak hükümsüzdür.
30 bin lirayı aşan açlık sınırı karşısında 28 bin liralık asgari ücret, ‘asgari’ bir yaşam değil, sefalet demektir. BİSAM verileri gerçeği tüm çıplaklığıyla önümüze koyuyor: Asgari ücretle geçinmeye çalışan dört kişilik bir ailenin her ferdi için öğün başına düşen pay yalnızca 22 lira. Asgari ücret, bir ailenin karnını üç öğün simitle doyurmasına dahi yetmiyor.”
“Asgari ücret, ülkedeki genel ücret seviyesini belirleyen ortalama ücret haline geldi”
Tuğcu, ülke ekonomisi büyürken, emekçinin payının her geçen gün küçüldüğüne vurgu yaparak, şöyle devam etti:
“DİSK-AR verilerine göre asgari ücretin milli gelir içindeki payı, bugün 12 Eylül karanlığının ve ANAP döneminin seviyelerine geriledi. Madalyonun bir yüzünde geçtiğimiz yıl dolar milyoneri artışında dünya birincisi olan Türkiye, diğer yüzünde temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan yaklaşık 18 milyon yurttaş var. AKP iktidarının sermayeden yana politikaları ile artık asgari ücret, ülkedeki genel ücret seviyesini belirleyen ortalama ücret haline geldi. Bugün Migros patronu Özilhan’ın dayattığı yüzde 28’lik zam oranı da işte bu yoksulluk politikasının ürünüdür. Asgari ücretin biraz üstü de emekçiyi sefalet koşullarının içine itmekten başka bir şey değildir.”
“Birleşerek mücadeleyi yürütmenin zamanıdır”
Yurttaşları birlikte mücadeleye davet eden Fatma Tuğcu, “İktidarın politik tercihleri ve patronları zenginleştirme üzerine kurulu olan bu sistem milyonlarca insanı açlığa mahkûm etmesin istiyorsak, birleşerek mücadeleyi yürütmenin zamanıdır. Asgari ücretin miktarını, kâr hırsıyla gözü dönmüş patronlar ve sermayenin sadık bekçiliğini yapan siyasi iktidar değil; bizzat bu zenginliği yaratan emekçilerin iradesi belirlemelidir” dedi.
Yetkili konfederasyonların sorumluluktan kaçarak masayı sahipsiz bırakmasının, sessizliğe bürünerek bu sefalet dayatmasına dolaylı yoldan ortak olmasının kabul edilemeyeceğini belirten Tuğcu, “Asgari ücret zammının belirleneceği süreçte boşalan her mevziyi dolduracak olan emekçilerin öncüleridir. Bizler Asgari Ücret İnisiyatifi olarak, hem bu mücadelenin öncüsü hem de ailesiyle birlikte milyonlarca asgari ücretlinin geçim koşullarını etkileyecek olan sahici bir müzakerenin, emekten yana tarafı olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz” diye konuştu.
“Bu köhne düzeni örgütlü gücümüzle birlikte değiştireceğiz”
“Bizi yoksullukta eşitlemeye, sefalette birleştirmeye çalışan bu köhne düzeni örgütlü gücümüzle, birlikte değiştireceğiz” ifadesini kullanan Tuğcu, bu bağlamda hedeflerinin net olduğunu, asgari ücretin insan onuruna yaraşır bir düzeyde, milli gelirden pay alacak şekilde ve gerçek enflasyon baz alınarak yılda dört kez artırılmalısını ve gelir dağılımında adaleti gözeten bir ekonomi politikası izlenmesini istedi.
Tuğcu, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Asgari ücret zammı, bir oldubittiyle aralık ayında belirlenmiş olsa da bu süreç bizim için bitmemiştir. Mart ayında asgari ücretin yeniden güncellenmesi için meydanlarda olacağız. Bilimden, emekten ve adaletten yana saf tutan herkesi bu haklı mücadeleye omuz vermeye davet ediyoruz. Geçinebilmek ve büyümeden payımızı alabilmek için, gerçek enflasyona ve milli gelire oranlı asgari ücret için, asgari ücrete martta yeniden zam mücadelesini hep birlikte büyütelim.”

