Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Arzu Çerkezoğlu: “Demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir, kırmızı çizgisidir”

DİSK 15-16 Haziran işçi direnişinin 56. yıl dönümünde, direniş sırasında 3 işçinin yaşamını yitirdiği Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda anma gerçekleştirdi.  DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu anmada yaptığı konuşmada demokrasi vurgusu yaptı. “Demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir… Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir” diyen Çerkezoğlu, “Mesele şu parti bu parti de değildir. Meselenin özü işçileri, emekçileri, emeklileri, gençleri, kadınları karar alma süreçlerinin dışına siyasetin dışına itmek istemeleridir. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmadığı bir düzen işçi sınıfında, işçi sınıfının da güvende olmadığı bir düzendir. Ekmeğimize, emeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız. Memlekete, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız. Üreten biziz; biz durursak hayat durur, biz yürürsek yol olur” diye konuştu.

DİSK 15-16 Haziran işçi direnişinin 56. yıl dönümünde, direniş sırasında

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN

(İSTANBUL) DİSK 15-16 Haziran işçi direnişinin 56. yıl dönümünde, direniş sırasında 3 işçinin yaşamını yitirdiği Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda anma gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu anmada yaptığı konuşmada demokrasi vurgusu yaptı. “Demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir… Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir” diyen Çerkezoğlu, “Mesele şu parti bu parti de değildir. Meselenin özü işçileri, emekçileri, emeklileri, gençleri, kadınları karar alma süreçlerinin dışına siyasetin dışına itmek istemeleridir. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmadığı bir düzen işçi sınıfında, işçi sınıfının da güvende olmadığı bir düzendir. Ekmeğimize, emeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız. Memlekete, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız. Üreten biziz; biz durursak hayat durur, biz yürürsek yol olur” diye konuştu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 15-16 Haziran işçi direnişinin 56. yıl dönümünde Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda anma gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu’nun katılımıyla gerçekleştirilen anmada 15-16 Haziran direnişinde yaşamını yitiren işçiler Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak karanfillerle anıldı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu anmada gerçekleştirdiği konuşmada demokrasi vurgusunda bulundu. “Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir” diyen Çerkezoğlu, “Mesele şu parti bu parti de değildir. Meselenin özü işçileri, emekçileri, emeklileri, gençleri, kadınları karar alma süreçlerinin dışına siyasetin dışına itmek istemeleridir. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmadığı bir düzen işçi sınıfında, işçi sınıfının da güvende olmadığı bir düzendir. Bugün bize düşen görev çok açık nettir. Ekmeğimize, emeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız. Memlekete, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkacağız. 56 yıl önce işçiler ayağa kalktı ve tarihin akışını değiştirdi. Bugün de bunu yapabilecek olan yine işçi sınıfıdır, örgütlü işçi sınıfıdır ve onun biricik örgütü DİSK’in çatısı altında buluşan, mücadeleyi büyüten işçi sınıfıdır. Fabrikalarda, atölyelerde, şantiyelerde, tersanelerde, AVM’lerde, plazalarda, belediyelerde, üreten biziz. Biz durursak hayat durur, biz yürürsek yol olur” ifadelerini kullandı.

“DEDİLER Kİ DİSK’İ YOK EDEMEZSEK BU DEVRAN DEĞİŞECEK”

Çerkezoğlu şöyle konuştu:

“Bundan tam 56 yıl önce ülkeyi yönetenler bir karar vermişti. Çok değil, 3 yıl önce bu ülkede Türkiye işçi sınıfının umudu olan DİSK kuruluşu, çok iyi bir ömür olmuştu. DİSK henüz 3 yaşında bir örgütken, Türkiye’nin dört bir yanında bütün iş kollarında Türkiye işçi sınıfıyla buluşuyor ve bu mücadeleyi büyütüyordu. Ve ülkeyi yönetenler dediler ki, DİSK’ı yok etmezsek işçiler daha fazla ücret alacak. Dediler ki, DİSK’i yok etmezsek işçiler söz ve karar hakkı kazanacak. Dediler ki, DİSK’ı yok edemezsek bu devran değişecek. Dediler ki, DİSK’i yok edemezsek işçiler söz ve karar hakkı kazanacak. Ve DİSK’i fiilen zayıflatmak, ortadan kaldırmak için harekete geçtiler. Bir yasa hazırladılar. Ama bu ülkenin işçileri de bir karar verdi, DİSK öncülüğünde direnmeye karar verdi. Bu yasaya karşı direnme kararı verdi. Eyleme çıkma kararı verdi. 100 binler ayağa kalktı. Fabrikalar boşaldı. İzmit’ten İstanbul’a kadar yollar işçilerle doldu taştı. İnsan selini önlemek için barikatlar kuruldu, köprüler kaldırıldı, kurşunlar sıkıldı. 3 işçi kardeşimiz, Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Kıdak tam da burada yaşamını yitirdi. Ama hiçbir güç işçilerin örgütlü mücadelesini durduramadı. Vurulduk, kırıldık ama yürüyüş durmadı. Ve en sonunda işçiler kazandı. Direnenler kazandı. DİSK kazandı. Bize bir şey öğretti o gün: Biz durursak hayat durur; biz yürürsek yol olur. Yeter ki örgütlü olalım. Yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim.

“DEMOKRASİ İŞÇİ SINIFININ EKMEĞİDİR”

Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları da olmaz. Ve demokrasi derken de sadece bir beş yılda bir gidip sandıkta oy kullanmayı anlamıyoruz. Tabii ki bu da dahil olmak üzere demokrasi hayatın her anında ve her alanında başta işçi sınıfı olmak üzere kadınların, gençlerin, işçilerin, emekçilerin, emeklilerin yani halkın karar alma süreçlerine katılabilmesidir. O nedenle demokrasi işçinin ekmeğidir diyoruz. Ama ülkeyi yönetenler işçiden, emekçiden, emekçiden, gençlerden, kadınlardan, halktan umudu kesmişler. Onların gündeminde bizler yokuz. Çünkü meşruiyeti bizden almıyorlar. Meşruiyeti halktan almıyorlar. Kendi meşruiyetlerini sermayeden, sermaye çevrelerinden, uluslararası güç odaklarından emperyalist merkezlerden alan bir iktidarın gündeminde, işçi, emekçi halk olmaz. Ama bilmiyorlar ki bu ülkenin gerçek sahibi bizleriz. Bu ülkenin gerçek sahibi işçilerdir, emekçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi halktır. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir yazıyor ya her yerde. Bu ülkenin geleceğine de biz karar vereceğiz.”

Çerkezoğlu’nun konuşmasının ardından 3 işçinin yaşamını yitirdiği noktaya karanfiller bırakıldı.