Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ardahan pazarında zam tepkisi: “Ne yapacağımızı şaşırdık”

Ardahan’da kurulan halk pazarında satış yapmak için Iğdır’dan gelen bir pazarcı, artan ulaşım ve mazot maliyetlerinin kendilerini zorladığını belirterek, “Vatandaş bir tarafta dertli, satıcı bir tarafta dertli. Ne yapacağımızı biz de şaşırdık. Bu mazotun hali ne olacak” dedi. 

Ardahan’da kurulan halk pazarında satış yapmak için Iğdır’dan gelen bir

Haber: Uğur İSTANBULLU

(ARDAHAN)- Ardahan’da kurulan halk pazarında satış yapmak için Iğdır’dan gelen bir pazarcı, artan ulaşım ve mazot maliyetlerinin kendilerini zorladığını belirterek, “Vatandaş bir tarafta dertli, satıcı bir tarafta dertli. Ne yapacağımızı biz de şaşırdık. Bu mazotun hali ne olacak” dedi.

Ardahan’da kurulan semt pazarında vatandaşlar yüksek fiyatlar ve düşen alım gücünden yakınırken, pazarcılar ise başta mazot olmak üzere artan maliyetlerden şikâyet etti.

“VATANDAŞ BİR TARAFTA DERTLİ, SATICI BİR TARAFTA”

Iğdır’dan Ardahan’a satış yapmak için gelen başka bir pazarcı, ulaşım maliyetlerinin kendilerini zorladığını belirterek şöyle konuştu:

“Iğdır’dan geliyoruz. Buraya gelene kadar 6-7 bin lira araba yapıyoruz. Gidiş geliş 10 lira. Vatandaşa bunları 50 lira, üç kilosunu 100 lira veriyoruz. Hâlâ bir vatandaş pahalı diyor tabii. Vatandaş bir tarafta dertli, satıcı bir tarafta dertli. Ne yapacağımızı biz de şaşırdık. Büyüklerimize çağrımız var. Bu mazlumun hali ne olacak? Nereye kadar gidecek, nasıl olacak biz de anlamıyoruz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.”

Pazarda satış yapan başka bir esnaf ise satışların durgun olduğunu ifade ederek, “Kesik yani, kesik. Kalabalık var ama açıkçası Ardahan’da işler kesik” dedi.

Ardahanlı pazarcı Dilara, satışlarının iyi olduğunu ancak vatandaşların alım gücünün düşük olduğunu söyledi. Dilara, “Ardahanlıyım, pazarcılık yapıyorum. Satışlarımız iyi. Evet, vatandaşlar fiyatların yüksekliğinden yakınıyorlar ama fiyatlar yüksek değil. İnsanların alım gücü olmadığı için genel anlamda hayat kötü, ekonomi de maalesef kötü” diye konuştu.

“EMEKLİ ZATEN BİTTİ”

Pazarda alışveriş yapan emekli bir vatandaş ise fiyatların yüksekliğinden yakınarak, “Her şey pahalı. Alışveriş yaptık. Emekli adam, aldığımız 30 bin lira para. Bir kilo elma 50 lira işte. Buna göre düşünün artık” dedi.

İstanbul’da yaşayan ve yaz aylarını memleketi Ardahan’da geçiren bir başka emekli vatandaş ise ekonomik koşulların emeklileri zorladığını belirterek, “İstanbul’da oturuyorum, yazları Ardahan’dayım. Hayat hiç iyi gitmiyor. Bu pahalılıkta hayat nasıl olacak yani? Bir emekli kaç para alıyor? 30 milyon. Doğru mu? Evet. Maalesef hiç iyi gitmiyor. Emekli zaten bitti” ifadelerini kullandı.

“HER ŞEY ATEŞ PAHASI”

Pazara alışveriş için gelen bir vatandaş, fiyatlara tepki göstererek, “Her şey ateş pahası abi. Patates, soğan yok. Her şey ateş pahası” dedi.

Bir başka vatandaş ise fiyatların normal olduğunu savunarak, “Alışveriş yapıyoruz fiyatlar normal. Hayatta da biraz pahalılık var tabii. Mazotun fiyatı böyle olduktan sonra sebze normal” diye konuştu.

Ardahanlı başka bir vatandaş da kentte ürünlerin büyük bölümünün dışarıdan geldiğine dikkat çekerek, “Ardahan’ı seviyoruz. Alışverişler normal. Şu anda Türkiye’nin en pahalı ili Ardahan ama şu anda gördüğüm kadarıyla Ardahan ucuzlanmış, meyve de ucuz. Tabii ki Ardahan’da bir şey üretilmiyor. Uzaktan geldiği için nakliye işi vardır, işçisi vardır. Bunu düşünmek lazım. Vatandaş bunu düşünmesi lazım, ona göre konuşması lazım” dedi.

“20 LİRAYA DOMATESİ TARLADA VERMEZLER”

Pazarcı Mehmet Özadanır ise satışların iyi olduğunu ve bazı ürünlerin uygun fiyata satıldığını belirterek, “Satışlar bugün iyiydi, çok şükür. Fiyatlar ucuz abi, fiyatlar beleş. 20 liraya domates. Bunu tarlada vermezler. 50 liraya üzüm. Adam bağında toplamaz 50 liraya. Mazot pahalı, masraf çok. İnsanlar altından kalkamıyor. Adam bak, domatesi satamadı, 20 liraya biz satıyoruz. Bundan tarlacı ne kazanacak? Bak, biz bunu almışız, tarlacı başkasından almış, onu yapmış, bunu yapmış. Yani bunun kaçı kaç para?” dedi.