(ANKARA) – Ankara Tabip Odası, rahim ağzı kanserini önlediği bilimsel olarak kanıtlanan HPV aşısının Ulusal Bağışıklama Programı’na alınmasına ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun açıklamalarına tepki göstererek, Bakan Memişoğlu’nun, “Bazı bilim adamları geldiler, ‘Bunu açıkladınız ama biz bunun karşıt görüşüyüz çünkü buna gerek yok’ dediler” sözlerini “bilimsel yaklaşım açısından son derece talihsiz” olarak değerlendirdi.
Ankara Tabip Odası tarafından yapılan yazılı açıklamada, HPV aşısının Türkiye’de Genişletilmiş Bağışıklama Programı’na alınacağının hem önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca hem de mevcut Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından kamuoyuna duyurulduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, Bakan Memişoğlu’nun birkaç gün önce bir televizyon programında HPV aşısıyla ilgili, “Ben bunu açıkladıktan sonra bazı bilim adamları geldiler, ‘Bunu açıkladınız ama biz bunun karşıt görüşüyüz çünkü buna gerek yok,’ dediler. Çünkü HPV oranlarımız farklı, HPV profilimiz de farklı. ‘Bunu tartışalım, ondan sonra yapalım,’ dediler… Bir yararı olacaksa programa almamız lazım; olmayacaksa niye alalım? Faydası olmayacak bir şeye devletin, milletin parasını niye vereyim?” ifadelerini kullandığı belirtildi.
Söz konusu ifadelerin, “bilimsel yaklaşım açısından son derece talihsiz” bulunduğu, “toplum sağlığı açısından bir geri adım” olarak değerlendirildiği aktarılan açıklamada, “Sayın Bakan’ı, HPV aşısıyla ilgili olarak kendisine yanıltıcı bilgi veren ‘bazı bilim adamları’nı ve bu iddiaları destekleyen bilimsel verileri kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyoruz” denildi.
“HPV KANSEROJEN BİR VİRÜSTÜR”
Açıklamada, HPV aşısıyla ilgili bilimsel veriler ve ülkelerin uygulamaları sıralanarak, şu ifadelere yer verildi:
“HPV, dünya genelinde her yıl yaklaşık 690 bin kanser vakasına (her 100.000 kişi-yılda 8 vaka) neden olan kanserojen bir virüstür. HPV; kadınlarda serviks, vulva ve vajen kanserlerine, erkeklerde penis kanserine; her iki cinste ise anüs, ağız boşluğu ve larenks kanserlerine neden olur. Ayrıca bazı HPV tipleri siğillere yol açar. Rahim ağzı kanseri, kadınlarda görülen kanserler arasında dördüncü sıradadır ve vakaların yüzde 99’u HPV ile ilişkilidir. 2023 yılında yayımlanan bir rapora göre, Türkiye’de serviks kanseri sıklığı her 100.000 kişide 5,9; ağız boşluğu kanseri sıklığı ise her 100.000 kişide 1,63’tür. Bu kanserlerin yaklaşık yüzde 70’i, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de HPV tip 16 ve HPV tip 18’den kaynaklanmaktadır. İki yüzden fazla farklı tipi bulunan HPV’nin, kanser riski yüksek 15–20 tipi bulunmaktadır.
“AŞININ KORUYUCULUĞU YÜZDE 90”
Dolayısıyla ‘bazı’ bilim insanlarının ülkemizde HPV profilinin farklı olduğu yönündeki iddiası bilimsel verilerle kanıtlanmaya muhtaçtır. HPV aşısının koruyuculuğu farklı çalışmalarda yüzde 90–100 olarak bulunmuş; aşının uygulamaya girdiği ülkelerde serviks kanseri sıklığının yaklaşık yüzde 90 oranında azaldığı gösterilmiştir. Koruyuculuk; aşının uygulandığı yaşa ve aşının içerdiği virüs tipi sayısına göre değişebilmektedir. Tam da bu nedenlerle Dünya Sağlık Örgütü, 2018 yılında serviks kanserinin elimine edilebilecek ilk kanser olduğunu bildirmiş; 2020 yılında toplanan Dünya Sağlık Asamblesi ise 2030 yılına kadar ulaşılması gereken aşılama ve tarama hedeflerini belirlemiştir. 2030 yılı aşılama hedefi, kız çocuklarının yüzde 90’ının 15 yaşına gelmeden HPV’ye karşı aşılanmasıdır. Ocak 2026 itibarıyla, aşağıdaki haritada görüldüğü gibi, Libya’dan Endonezya’ya, Nijerya’dan Suudi Arabistan’a kadar 164 ülke HPV aşısını ulusal aşı programına entegre etmiş durumdadır.”

