(ANKARA) – Ankara Tabip Odası, 5 yıl önce Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde nöbet mesaisinin ardından evine giderken trafik kazasında yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen’i hastane önünde andı.
Ankara Tabip Odası (ATO), 5 yıl önce Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde nöbet mesaisinin ardından evine giderken trafik kazasında yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen’i anmak için Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Doğum Hastanesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya Genel Sağlık-İş Sendikası da destek verdi.
“Asistan hekimlerin haklarından, nöbet ertesi haklarımızdan taviz yok” pankartı ardında toplanan hekimler, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Hekimler köle değildir” ve “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” sloganları attı.
Ankara Tabip Odası Asistan Hekim Komisyonu Üyesi Dr. Oğuz Kağan Kürekli’nin okuduğu açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“2020 yılında tıp doktoru unvanı kazanan Rümeysa, mezuniyetinin ardından ilk yılında, henüz gencecik bir doktorken aramızdan koparıldı. Uzun yıllar boyunca Türk Tabipleri Birliği üyesi asistan hekimler, nöbet ertesi izin hakkı için mücadele verdi. 3 Eylül 2022 tarihli Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa, gece nöbet tutan uzmanlık öğrencilerinin ertesi gün sağlık hizmeti sunumunda görev alamayacağı belirtildi. İlgili yönetmelik, bu hükmün uygulanmadığının tespit edilmesi hâlinde eğitim programlarına Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından yaptırım uygulanacağını belirtiyor.
“ASİSTAN HEKİMLER KÖLE DEĞİLDİR”
Emekçi halkın bütün hukuki kazanımlarını mücadele sonucu elde ettiğini biliyoruz. Uzmanlık öğrencilerinin nöbet ertesi izin hakkı da bize sunulmuş bir hediye değildi. Rümeysa kardeşimizin vefatı sonrası öfkelerini ve acılarını örgütleyen, organize ve disiplinli bir şekilde haklarını arayan asistan hekimlerin kazanımıydı. Bugün, 3 Eylül 2022 tarihinde hukuki olarak kazandığımız hakkın hâlâ uygulanmadığı klinikler olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz eğitim öğretim döneminde gerçekleştirdiğimiz anket çalışmasında, Ankara’daki tıpta uzmanlık eğitim programlarında hâlâ beş klinikten birinde nöbet ertesi izin haklarının kullandırılmadığını gördük. Asistan hekimleri nöbet ertesi çalıştırarak hukuku ve mesleki etik değerlerimizi hiçe sayan bu kliniklerin varlığından hicap duyuyoruz. Rümeysa Berin Şen’i özlemle anıyor ve bir başka kardeşimizi daha insanlık dışı bir düzen yaşasın diye kaybetmeyeceğimizi buradan bildiriyoruz. Asistan hekimler yalnız değildir. Asistan hekimler köle değildir.”
“36 SAAT NÖBET TUTAN BİR HEKİMİN POLİKLİNİĞİNDE 100. HASTA OLARAK MUAYENE OLMAK İSTER MİSİNİZ?”
Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Genel Sekreteri Ali Karakoç da Rümeysa Berin Şen’i saygı ve rahmetle anarak, asistan hekimlerin sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümünü üstlendiğini belirtti. Yoğun iş yükü ve angarya nedeniyle eğitim süreçlerinin aksadığını, mobbing ve çalışma koşullarının yarattığı sorunların bazı hekimlerin yaşamını yitirmesine kadar vardığını söyleyen Karakoç, İstanbul Tabip Odası’nın 2023 yılında asistan hekimler arasında yaptığı araştırmaya göre, hekimlerin yüzde 72’sinin istifayı düşündüğünü, yüzde 60’ının ise aldıkları uzmanlık eğitiminin yetersiz olduğunu belirttiğini aktardı.
Karakoç, Türkiye genelinde 2010 yılında yaklaşık 20 bin olan asistan hekim sayısının bugün 60 bine yükseldiğini belirterek sağlık hizmetlerindeki iş yükünün büyük ölçüde asistan hekimlerin üzerine yüklendiğini ifade ederek, “Hizmet özellikle onların üzerinden yürütülüyor. Eğitimin niteliği giderek düşüyor. Bu da ülkemiz ve geleceğimiz için büyük bir kaygı. Halkımıza da şunu beş yıl önce de söylemiştik: 36 saat nöbet tutan bir hekimin polikliniğinde 100. hasta olarak muayene olmak ister misiniz” diye sordu.
Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Derya Uğur da hekimlerin en iyisini yapmak amacıyla “büyük bir özveriyle” çalıştığını, ancak ülkenin mevcut koşulları ve ağır çalışma şartlarının sağlık alanında olumsuz sonuçlara yol açtığını söyledi. Uğur, “Bugün biliyoruz ki asistan hekim arkadaşlarımızın da söylediği gibi yoğun çalışma temposunun ardından nöbet ertesi izinlerini kullanamadıkları kurumlar, hastaneler, eğitim ve araştırma hastaneleri, tıp fakülteleri var. Maalesef bu koşullar devam ettiği sürece bir düzelme olmayacağını hepimiz, bütün asistan arkadaşlarım ve bizler, yaşayarak biliyoruz” dedi.
Uğur, “Sağlık Bakanlığı ve Tıpta Uzmanlık Kurulu artık şapkayı önüne koysun. Nöbetler sonrasında kaybettiğimiz canlarımızı, bu baskı ve zulümlere dayanamayarak intihar eden canlarımızı bir düşünsün ve artık başını rahatlıkla yastığa koyamaz olsun. Bu çalışma koşullarını düzeltmek adına ne gerekiyorsa yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.

