(İSTANBUL)- Tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, “Tam 600 gündür ailemden, sevdiklerimden, Beykoz’umdan ve hizmet etmek için yola çıktığım hemşerilerimden uzağım. Benim mücadelem hiçbir zaman bir makam ya da unvan mücadelesi olmadı. Benim mücadelem, doğduğum, büyüdüğüm, sokaklarında çocukluğumun geçtiği Beykoz’a hizmet etme mücadelesiydi. 12 metrekarede Beykoz halkının iradesine ihanet etmeden onurumla dik durmaya çalışıyorum” dedi.
Tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, sosyal medya hebasından açıklama yaptı. “Tam 600 gündür ailemden, sevdiklerimden, Beykoz’umdan ve hizmet etmek için yola çıktığım hemşehrilerimden uzağım” diyen Köseler, şunları kaydetti:
“ADALET ARAYIŞI VE BİTMEYEN HUKUKSUZLUK…”
“Gözaltına alındığım 27 Şubat 2025’ten itibaren asılsız iddialara, adalet sistemine olan inancımı muhafaza ederek devlet adamı ciddiyetiyle cevap verdim. Buna rağmen mahkeme huzuruna çıkıncaya kadar tutuklu kaldım. Mahkeme huzuruna çıkıp kapsamlı şekilde hakkımdaki iftiralara cevap verdikten sonra beni yargılayan mahkeme heyetinin kararıyla serbest bırakıldım. Ancak serbest bırakıldığım gün savcılığın itirazıyla; hakkımda görülen davaya bakmayan, duruşmada yapılan savunmalara ve yaşananlara şahit olmayan bir başka mahkeme tarafından yeniden tutuklandım. Adalete olan inancımı yerle bir eden bu haksız tutum karşısında dahi yılmadan, hukukun çizdiği sınırlar içinde, yargılamanın sonuna kadar bu haksız davada hakikatleri ortaya koymaya çalıştım.
“ÖZGÜRLÜĞÜME KAVUŞACAKKEN YENİ BİR KUMPAS…”
Bu yargılamanın son aşamasına gelip artık özgürlüğüme kavuşma noktasına geldiğimde ise bu kez altı aydır Beykoz Belediyesi nezdinde bekletilen hayal ürünü bir iddia ile yeni bir soruşturma başlatıldı. Yönlendirmelerle asılsız şikayetler toplanarak hakkımda jet hızıyla yeni bir tutuklama kararı daha verildi. Böylece bitmekte olan davada özgürlüğüme kavuşma ihtimalimin önüne geçilmiş oldu.
“12 METREKAREDE HALKIN İRADESİNİ TEMSİL EDİYORUM…”
Bu süreçte bir gün olsun adalete olan inancımı, doğrularımdan aldığım gücü ve Beykoz’a duyduğum sevgiyi kaybetmedim. Benim mücadelem hiçbir zaman bir makam ya da unvan mücadelesi olmadı. Benim mücadelem, doğduğum, büyüdüğüm, sokaklarında çocukluğumun geçtiği Beykoz’a hizmet etme mücadelesiydi. 12 metrekarede Beykoz halkının iradesine ihanet etmeden onurumla dik durmaya çalışıyorum.
“HİÇBİR AYRILIK SONSUZA KADAR SÜRMEZ…”
Biliyorum ki hiçbir ayrılık sonsuza kadar sürmez. Bir gün yeniden Beykoz’un sokaklarında, sizlerle omuz omuza olacağız. O güne kadar sabırla, kararlılıkla ve adaletin tecelli edeceğine olan inancımla mücadelemi sürdüreceğim.
Sevgi ve özlemle.”

