Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ahmet Şık’tan fon krizi iddiası: “Kontrollü patlatma yapıldı”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve TİP Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi Nazır Kapusuz, fon krizine ilişkin açıklama yaptı. TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, fon krizinin “kontrollü patlatma” olduğunu, bunun Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını iddia etti. TİP Sözcüsü Sera Kadıgil de konuyla ilgili TBMM’de araştırma komisyonu kurulması ve milletvekilleri ile bakanların mal varlıklarının araştırılması çağrısı yaptı. 

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili

(İSTANBUL) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve TİP Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi Nazır Kapusuz, fon krizine ilişkin açıklama yaptı. TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, fon krizinin “kontrollü patlatma” olduğunu, bunun Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını iddia etti. TİP Sözcüsü Sera Kadıgil de konuyla ilgili TBMM’de araştırma komisyonu kurulması ve milletvekilleri ile bakanların mal varlıklarının araştırılması çağrısı yaptı.

TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ve TİP Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi Nazır Kapusuz “Fon Skandalı”na ilişkin İstanbul İl Başkanlığı’nda açıklama yaptı.

TİP Parti Meclisi ve Bilim Kurulu Üyesi Nazır Kapusuz, Pusula’nın içerisinde bulunduğu sistemi “Matruşka Balon Sistemi” olarak tanımladı. Kapusuz, sistemin dünyada bir eşi ve örneği olmadığını savunarak, tasfiye sürecinde hisse sayılarının artırıldığını öne sürdü. Kapusuz, şunları söyledi:

“Pusula’nın, bu sistemin ‘Matruşka Balon Sistemi’ diyebiliriz, dünyada bir eşi benzeri yok, örneği yok bu sistemin. Arada başka bir kapalı fon var, o ne ticaret yapıyor… Şimdi tasfiye masasındakiler ne kadar bu işin gerçeğinin farkında bilmiyorum. Ama en azından siz basın mensupları aracılığıyla kamuoyuna şunu duyurabiliriz: Tasfiye masası 100 birimlik hisseyi tasfiye etmeye kalkıştığında karşılığında 150 tane ortak görecek.

Aslında sistem bir yandan da o 100 hisseyi kendi kendine şişiren 150 sistemlik bir birim… Bakın, fiyatların şişirilmesinden bahsetmiyorum. Tasfiye masası nedir? ‘Herkes birer tane hisse koydu, 100 kişi katıldı. Masada da 100 tane var, birer tane hissenizi alın gidin’ demesidir. Ama buradaki sistem, buradaki varlıkları da sayı olarak artırarak insanların kendi değerlerini, paylarını bile almasını imkânsız hale getirecek inanılmaz bir soygun düzeni kurulmuş.”

Sistemin kolay kurulamayacağını savunan Kapusuz, fon işleyişindeki bazı mekanizmaların işletilmediğini öne sürerek “Haircut” ve “margin call” mekanizmalarına işaret eden Kapusuz, şöyle devam etti:

“Teknik terimler kullanacağım ama ‘haircut’ diye bir deyim vardır. Yani karşıdaki hisse değer kaybettiği anda teminatın niteliği kesildiği için bir anda bu fonlar arasındaki ilişkinin kopması gerekirdi. Ama kopmadı. ‘Margin call’ diye bir terim var. Bir fon karşı taraftaki bu teminat eksikliğini görüp tüm parasını anında isteyebilir ve kendi fonunu korumak isteyebilirdi. Ama bu da çalıştırılmadı.”

Kapusuz, fonlar, şirketler ve kamu kurumları arasında ilişkiler bulunduğunu da belirterek, “Çünkü siz burada tüm tarafları aynı yere koyuyorsunuz. Yani gidiyorsunuz, Terra’nın 1’de de hissesi, şeyi var, fonu var, 7’de de var. Kendi arasında ilişki kuruyor, kendisine mal satıyor, veri veriyor. O arada Yatırım Bankası var, o devletten 600 milyon dolar kredi alıyor, bir bono çıkartıyor, o bonoyu tekrar bu sisteme sokuyor. İnanılmaz derecede kamu bankalarının da SPK’nın da içinde olduğu bir sistem kurulmuş” dedi.

ŞIK: “SPK MANİPÜLASYONU GÖRDÜĞÜ HALDE MÜDAHALE ETMEDİ”

TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kriz ortaya çıkmadan önce manipülasyon yapıldığı yönünde açıklama yaptığını, bunun ardından SPK’nın Tera Portföy’e 8,8 milyon lira idari para cezası verdiğini söyledi. Şık, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kriz patlamadan, soygun ifşa olmadan 11 ay önce bir açıklama yaptı ‘manipülasyonlar yapılıyor’ diye. Bu açıklamadan birkaç ay sonra Sermaye Piyasası Kurulu, Tera Portföy’e mealen ‘Yaptığın manipülasyonların farkındayız, bir usulsüzlük var burada’ diyerek 8,8 milyon lira idari para cezası kesti” dedi.

Şık, SPK’nın manipülasyonu gördüğü halde müdahale etmediğini ifade ederek, “Şimdi manipülasyonu görmüşsünüz, bir soygun düzeni kurulmuş denmişsiniz, bir denetleyici organsınız ve herhangi bir müdahale etmemişsiniz. Buradan dolayı baktığımızda Sermaye Piyasası Kurulu’nun yöneticileri eğer ki bir menfaat ilişkisi yoksa bile her biri görevi ihmalden ve görevi kötüye kullanmaktan sorumludur ve bu dosyanın şüphelisi ve açılacak davada sanığı olmak zorundadır” diye konuştu.

“BU KONTROLLÜ PATLATMANIN HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI TARAFINDAN YAPILDIĞINI İDDİA EDİYORUM”

“Bakın ben bu kriz nasıl patladığını hatırlıyorsunuz değil mi? Bir uluslararası finans kuruluşlarının bir raporuyla. Peki ben burada söylüyorum, bu kontrollü patlatmayı kim yaptı? Ben bu kontrollü patlatmanın Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını iddia ediyorum” diyen Şık, bu iddiasını şöyle açıkladı:

“İlerleyen safhalardaki soygun fark edilince Hazine ve Maliye Bakanlığı şunu gördü: Eğer biz bu kontrollü patlatmayı yapmazsak şu an 20 milyar doların biraz üzerinde olan bu zarar, 6 ay sonra 100 milyar dolara çıkabilir. Yaşanan iktisadi krizle de bağlantılandırdığınızda çok daha büyük bir çığ düşeceğini görerek kontrollü bir patlatma yapılmıştır.”

Şık, daha önceki SPK Başkanı Ömer Gönül’ün görevden alınmasının engellendiğini de ileri sürerek, “Daha önceki SPK Başkanı olan Ömer Gönül’ü ısrarla görevden almak isteyen Mehmet Şimşek’i kim engellemiştir? Bakın bu bir soru. Kimin engellediğini bulursanız bu soygun düzeninin içerisindeki isme de ulaşmanız, beyin takımına ulaşmanız mümkün. Ben kişisel kanaatimi söyleyeceğim; Mehmet Şimşek’in elbette sorumluluğu var ama bu soygun çetesinin içerisinde olduğunu düşünmediğim bir isim olduğuna inanmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Şık, soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini belirterek, “Ama çıkıp eğer gerçekten kamuoyuna çizdiği imaj gibi dürüst bir bürokrat ise bu krizin nereden kaynaklandığını, kimlerin sorumlu olduğunu açıklaması bu ülkede yaşayan herkese sorumluluğudur, borcudur” dedi.

“TASFİYE MASASINDA KAMUYA BİR KERE YÜK BİNMEMESİ GEREKİYORDU”

Şık, fonlarda yaşanan kayıpların kamu kaynaklarıyla karşılanmaya çalışıldığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıkarak, “Şimdi Varlık Fonu veya devletin başka kaynaklarıyla gariban yatırımcının kaybettiği paraların karşılanmaya çalışıldığı düşünülüyor. Ya bu soygunu engelleseydiniz böyle bir şey olmayacaktı. Kamuya bir kere yük binmeyecekti” diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilgili belgelerin bir kaynak tarafından YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’ye iletildiğini kaydeden Şık, “İddia ediyorum, Adalet Bakanlığı bürokrasisi içerisinden bir kaynak tarafından gönderildi. O kaynağın Adalet Bakanlığıyla bir ilgisi var mı” diye sordu. Şık, soruşturmanın “yatay” ve “dikey” boyutlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Peki, böyle yatay büyütülen bir soruşturma dikey olarak araştırılmaya başlandığında siyasetten, bürokrasiden kimlerin ismi karışacak? Bu engellenmeye çalışılıyor” dedi.

“ERDİN ÖZEL’İN İLİŞKİLERİ İRDELENMELİ”

Şık, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla gözaltına alınan Erdin Özel’in adli kontrolle serbest bırakıldığını belirterek, Özel’in soruşturulması gerektiğini söyleyerek, “Eğer Erdin Özel doğru şekilde araştırılırsa; telefonlarının, mesaj kayıtlarının, her türlü dijital iletişimin soruşturması layıkıyla yapılırsa biz daha çok fazla Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu göreceğiz” dedi.

Hayrettin Koç’un ilişkilerinin de araştırılması gerektiğini belirten Şık, şu görüşlere yer verdi:

“Erdin Özel’in, daha önce soru önergemizde belirttiğimiz bürokrasi içerisinden birtakım isimlerle de ilişkisi olduğu iddia edilen Hayrettin Koç ile bir ilişkisi var mıdır? Hayrettin Koç’un yine AKP bürokrasisi ve devlet bürokrasisindeki kimlerle ilişkide olduğu, bir mafya grubuyla da ilgisi olduğu araştırılabilecek midir?

Dolayısıyla Erdin Özel’in ilişkilerinin irdelenmesi, özellikle Tera Yatırım Fonu’nun yurt dışında, vergi cenneti olarak bilinen kimi yerlerde bankası olup olmadığı araştırılmalıdır. Tera fonlarındaki yabancı kurum adına tutulan payların oranı ve hangi kurum adına tutulduklarını ortaya çıkarmak bir zorunluluktur; çünkü vurgunun büyüğü bu şekilde yapıldı. İlgili fonlarının, yani bu şişirilen vs. portföy dökümleri, saklama kuruluşu olarak bilinen Takasbank kayıtları ve iade taleplerinin detayları kamuoyuyla paylaşılması bir zorunluluktur; çünkü şeffaflaştırılmalıdır soruşturma.”

Şık, 28 Ağustos 2026 düzenlemelerinden önce fonlardan çıkış yapan büyük yatırımcıların da açıklanmasını isteyerek, “Bu kişilerin Bakanlık düzeyiyle, ilgili bakanlıklar düzeyiyle herhangi bir yakınlığı var mıdır” diye sordu.

TBMM’de fon krizinin araştırılması için komisyon kurulması gerektiğini belirten Şık, “Bir ‘de facto’ komisyon kurarak muhalefet partilerinin üyelerinden, bu işin uzmanı olan iktisatçılar, hukukçular ve bu tür araştırmalara vakıf kişilerle kurulacak bir komisyonla yurttaşın gerçekten hakkını savunan ve bütün mevzuyu özetleyen ve soygun düzeninin çarkında kimler var ise ifşa edebilen bir komisyon çalışması yapmak üzere buradan çağrıda bulunuyorum” diye konuştu.

KADIGİL: “TBMM BÜNYESİNDE KOMİSYON KURULMALI”

TİP İstanbul Milletvekili ve Parti Sözcüsü Sera Kadıgil, Türkiye İşçi Partisi’nin sürece ilişkin taleplerini açıkladı. Kadıgil, TBMM bünyesinde fon krizinin araştırılması amacıyla komisyon kurulmasını istediklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

“TBMM bünyesinde ‘Tera-Pusula-Ankara’, yani özetle TPA suç örgütü dediğimiz suç örgütünü araştırmak üzere bir komisyon kurulmalı. TPA suç örgütü mensubu tüm milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bürokratlar, bakanlık çalışanları, siyasi parti yöneticilerinin yapmış oldukları işlemlere dair bilgi ve belgeler kurulacak komisyonlarla doğrudan paylaşılmalıdır.”

Fonlarla ilgili işlem kayıtlarının kamuoyuna açıklanmasını isteyen Kadıgil, “Burada kimin ne işlem yaptığı, hangi tarihte kaç para yatırdığı, hangi tarihte kaç para çektiği, kimin bu fon çılgınlığı başlamadan hemen önce görevlerinden affını istediği, kimin bu çöküş başlamadan hemen önce cebine milyarlarca lira para koyup gittiği sabit. Bunu siz biliyorsunuz, bunu henüz biz bilmiyoruz. Bu organize suç içerisinde kaç tane daha Fatma Betül Sayan Kaya olduğunu anlamamız için başta AKP olmak üzere tüm üst düzey yöneticilerin ve siyasilerin SPK işlemleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır” dedi.

“MİLLETVEKİLLERİNİN VE BAKANLARIN MAL VARLIKLARINI ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURALIM”

Son beş dönem TBMM’de görev yapan milletvekilleri ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde görev yapan bakanların mal varlıklarının araştırılması için komisyon kurulmasını öneren Kadıgil, “Meclis’in içerisinde görev alan, son 5 dönemdir görev alan tüm milletvekillerinin, bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen ucube sistemin içerisinde görev yapan tüm bakanların mal varlıklarını araştırmak üzere bir komisyon kuralım” dedi. Kadıgil, komisyona bağımsız gözlemcilerin de dahil edilmesini istedi.

Sera Kadıgil, fon vurgunuyla ilgili bilgi ve belgelerin ihbar@tip.org.tr adresinden paylaşılabileceğini belirterek, “Halkın parasına, 5 kuruşuna el uzatmamış insanlar olarak el uzatanlarla mücadele etmek bizim bir muhalefet partisi olarak, bizim bu ülkenin devrimcileri olarak boynumuzun borcudur” dedi.