Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ağıralioğlu’ndan enflasyon tepkisi: “Enflasyonu bir miktar aşağıya çekip bunu başarı diye anlatmak yetmez”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi elbette sevindiricidir. Ama bu, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Sadece daha yavaş artıyor. Biz yüzde 29,73’ü yeterli görmeyiz. Türkiye’nin hedefi tek haneli enflasyon olmalıdır. Enflasyonu bir miktar aşağıya çekip bunu başarı diye anlatmak yetmez. Asıl başarı, bu milleti bir daha yüksek enflasyona mahkûm etmeyecek ekonomik düzeni kurmaktır” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Enflasyonun yüzde 30’un altına

(ANKARA) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi elbette sevindiricidir. Ama bu, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Sadece daha yavaş artıyor. Biz yüzde 29,73’ü yeterli görmeyiz. Türkiye’nin hedefi tek haneli enflasyon olmalıdır. Enflasyonu bir miktar aşağıya çekip bunu başarı diye anlatmak yetmez. Asıl başarı, bu milleti bir daha yüksek enflasyona mahkûm etmeyecek ekonomik düzeni kurmaktır” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sosyal medya hesabından enflasyon rakamlarına ilişkin şunları kaydetti:

“Enflasyon 57 ay sonra yeniden yüzde 30’un altına indi. Elbette bu önemlidir. Elbette bunun vatandaşımız adına devam etmesini, daha da aşağıya inmesini isteriz. Ama yüzde 29,73 enflasyonu bir başarı hikâyesinin sonu gibi anlatmadan önce, bu memleketin neden yıllardır bu kadar ağır bir enflasyonun altında yaşadığını konuşmak zorundayız.

“TÜRKİYE NEDEN HALA YÜZDE 29,73 ENFLASYONLA YAŞAMAK ZORUNDA?”

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek diyor ki; gıda enflasyonu yüzde 27,6’ya, kira enflasyonu yüzde 41,3’e, eğitim enflasyonu yüzde 48,6’ya geriledi. Savaşın enflasyonu artırdığını, savaş olmasaydı enflasyonun 7 puan daha düşük olacağını da söylüyor. Peki bakalım dünyaya… Savaşın ortasındaki Ukrayna’da yıllık enflasyon yüzde 8,1. Savaş ekonomisi yaşayan Rusya’da yüzde 6,3. Savaşın içinde olan İsrail’de yüzde 1,5. ABD’de yüzde 3,4, Euro Bölgesi’nde yüzde 3,8. Şimdi sormak hakkımız değil mi? Savaştan doğrudan etkilenen ülkelerde bile enflasyon bu seviyelerdeyken, Türkiye neden hâlâ yüzde 29,73 enflasyonla yaşamak zorunda? Her şeyi savaşa, petrole, dışarıdaki gelişmelere bağlayarak bu hesabın içinden çıkamayız. Bu tabloda yanlış ekonomi politikalarının da payı var. Para politikasında yapılan hataların da payı var. Üretim yapımızdaki sorunların da, yıllarca ertelenen yapısal reformların da payı var. Ve bunların bedelini milletimiz ödedi. Vatandaşımızın baktığı yer çok daha basit.

“ENFLASYONU BİR MİKTAR AŞAĞIYA ÇEKİP BUNU BAŞARI DİYE ANLATMAK YETMEZ”

Enflasyonun yüzde 30’un altına inmesi elbette sevindiricidir. Ama bu, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Fiyatlar hâlâ artıyor. Gıda hâlâ pahalı. Kira hâlâ pahalı. Eğitim hâlâ pahalı. Sadece daha yavaş artıyor. Biz yüzde 29,73’ü yeterli görmeyiz. Türkiye’nin hedefi tek haneli enflasyon olmalıdır. Güçlü üretim olmalıdır. İstikrarlı Türk lirası olmalıdır. İnsanımızın maaşını aldığı gün parasının ne kadar eriyeceğini düşünmediği, esnafımızın önünü görebildiği, sanayicimizin yatırım yapabildiği, vatandaşımızın yeniden geleceğini planlayabildiği bir ekonomi olmalıdır. Enflasyonu bir miktar aşağıya çekip bunu başarı diye anlatmak yetmez. Asıl başarı, bu milleti bir daha yüksek enflasyona mahkûm etmeyecek ekonomik düzeni kurmaktır.”