(ANKARA) – ABD, İngiltere’deki RAF Fairford Üssü’nde bulunan tüm bombardıman uçaklarını ABD’deki ana üslerine çekti. Pentagon çekilmenin gerekçesini açıklamazken, İngiltere medyası kararın 27 Eylül’de üs yakınlarında şüpheli üç aracın terörle mücadele polisi tarafından soruşturulması olayıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
ABD, İngiltere’deki Fairford Üssü’nden tüm bombardıman uçaklarını çekti. İngiltere medyasına konuşan bir Pentagon yetkilisi, İngiltere’deki RAF Fairford üssünde konuşlandırılmış tüm ABD bombardıman uçaklarının ABD’deki ana üslerine döndüğü söyledi. Uçuş takip sitelerinden alınanan verilere göre buradaki B-1 bombardıman uçaklarından oluşan filo dün üsten ayrıldı. İngiltere Savunma Bakanlığı konuya ilişkin açıklama yapmadı.
İngiltere basını, kararın 27 Eylül’de polis ekiplerinin RAF Fairford yakınlarında üç “şüpheli araç” ihbarı üzerine harekete geçmesinin ardından geldiğine işaret etti. Olay kapsamında ilk olarak 23 ila 25 yaşlarındaki beş İngiltere vatandaşı terör eylemi hazırlığı şüphesiyle gözaltına alınmış ve daha sonra kefaletle serbest bırakılmıştı. Ardından İngiltere-İran çifte vatandaşı 25 yaşındaki altıncı bir kişi de aynı suç şüphesiyle gözaltına alındı ve kefaletle serbest bırakıldı.
BBC’ye göre İngiliz hükümet kaynakları, Washington’ın bombardıman uçaklarını çekme kararının söz konusu olayın ardından alındığı yönündeki değerlendirmelere itiraz etmedi.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham olayın ardından yaptığı açıklamada, İran’ın olayda rol oynadığına ilişkin “güçlü işaretler” bulunduğunu söylemiş ancak ayrıntı vermemişti. Tahran ise herhangi bir bağlantısı olduğu iddiasını kesin bir dille reddetmişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da olayın “açıkça yabancı bir aktörün parmağını” taşıdığını ileri sürmüştü.
Son aylarda ABD, İngiltere’nin İran’a yönelik savunma amaçlı saldırılarda RAF Fairford üssünün kullanılmasına izin vermesinin ardından buradan Orta Doğu’ya B-1 ve B-52 bombardıman uçakları göndermişti.
Pentagon, uçakların İngiltere’den çekilmesine rağmen ABD bombardıman filosunun, ABD ana karasından kalkış ve dönüş yapılan operasyonlar da dahil olmak üzere “her yerde, her zaman” görev yapabilecek kapasitede olduğunu ifade etti.

