Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK
(ANKARA) – ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in gelecek hafta Pekin’de yapılması planlanan görüşmesinde ticaret anlaşmaları, İran savaşı, teknoloji kısıtlamaları ve Tayvan meselesinin ana gündem maddeleri olması bekleniyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek hafta 14-15 Mayıs tarihlerinde Pekin’e gerçekleştireceği ziyarette, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir araya gelmesi beklenirken, iki ülke arasında son dönemde gerilen ilişkilerin yeniden istikrara kavuşturulması hedefleniyor. İki liderin görüşmesinde ticaret, teknoloji, İran savaşı ve Tayvan konularının öne çıkacağı belirtiliyor. ABD’li analistler, zirveden büyük çaplı bir anlaşma beklenmediğini ancak ekim ayında imzalanan ticaret ateşkesinin uzatılması gibi sınırlı ilerlemelerin mümkün olabileceğini söylüyor.
İKİ ÜLKENİN “TİCARET” SAVAŞI
ABD medyasında yer alan haberlerde ticaret başlığında Washington yönetiminin, Pekin’den tarım ve enerji ürünleri alımlarını artırmasını talep edeceği belirtiliyor.
ABD’nin ayrıca Çin’den Boeing uçakları ile kömür, petrol ve doğal gaz satın almasını istediği ifade ediliyor. Batı medyasına konuşan sektör kaynakları, Pekin yönetiminin yüzlerce 737 MAX tipi yolcu uçağını kapsayabilecek bir anlaşma için Boeing ile uzun süredir temas halinde oldunu ileri sürüyor.
Öte yandan Çin medyasında yer alan haberde de görüşmeler kapsamında Çin’in, ABD’den kümes hayvanları, sığır eti ve soya ürünleri satın almasının gündemde olduğu aktarılıyor.
Teknoloji alanında ise Çin’in, ABD’nin gelişmiş yarı iletken ihracatına yönelik kısıtlamaları gevşetmesini talep ettiği, Washington yönetiminin ise buna karşılık Pekin’den Amerikan şirketlerine nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin sevkiyatına yeniden izin vermesini istediği kaydediliyor.
ABD-İran savaşı da önemli gündem başlıkları arasında
İki liderin görüşmesinde en önemli güdem başlıklarından birinin de ABD-İran savaşı olması bekleniyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin, Çin’i Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik uluslararası girişimlere destek vermeye çağırdığını söyledi.
Bu kapsamda İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin bu hafta Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldiği bildirildi. Görüşmede, İran ile ABD arasında yürütülen temasların ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı kaydedildi.
Çin’in, İran’ın en büyük ekonomik ve diplomatik destekçilerinden biri olduğu, İran petrolünün büyük bölümünü satın almaya devam ettiği belirtildi.
Washington yönetimi ise İran petrolünü işleyen bazı Çinli şirketlere yaptırım uygulamıştı.
İki ülke arasındaki “Tayvan” çıkmazı
Tayvan meselesinin de görüşmenin en hassas başlıklarından biri olması öngörülüyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede, “Tayvan’ı Çin-ABD ilişkilerindeki ‘en büyük risk noktası’ olarak tanımladığı” bildirildi.
Pekin yönetimi, Tayvan’ın Çin toprağı olduğunu savunurken, Tayvan yönetimi ise Çin’in egemenlik iddialarını reddediyor. Görüşmelere yakın kaynaklar, Çin’in Trump yönetiminden ABD’nin Tayvan’a ilişkin resmi söyleminde değişiklik yapmasını talep ettiğini öne sürdü.
ABD medyasında yer alan haberlerde, Washington’ın Tayvan konusundaki dilinde yapılacak küçük bir değişikliğin bile Asya’daki Amerikan güvenlik taahhütleri ve Çin’in bölgesel hesaplamaları açısından önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

