HABER: Olcay AYDİLEK
(ANKARA) – Finans uzmanı Prof. Dr. Ramazan Aktaş, Türkiye’yi sarsan fon vurgunun vatandaşa da ağır bir faturası olacağını belirterek, “Hazine, bu oluşan etkinin bir bölümünü ortadan kaldırmak için bir maliyet üstlenecek. Bu da daha fazla borçlanma ve daha fazla enflasyon anlamına gelecek. Faize daha çok kaynak aktarılacak. Buna bağlı olarak memura, işçiye, yatırımlara, eğitime, sağlığa ve diğer kamu harcamalarına ayrılan kaynak azalacak” dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nden (ETÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Aktaş, ANKA Haber Ajansı’na, dalga dalga yayılan, tutuklamalarla devam eden fon vurgununun ekonomiye ve vatandaşa etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aktaş, uygulanan enflasyonla mücadele programının süresinin uzadığına işaret ederek, bu sürece eklenen fon kriziyle birlikte ekonomiye ve yönetimine güvenin azaldığını vurguladı. Fon kriziyle birlikte insanların yatırımlarını erteleyeceğini belirten Aktaş, “Firmalar, böyle haberler çıkınca frene basar, belirsizliğin ortadan kalkmasını bekler” diye konuştu.
HAZİNE’YE YÜKÜ OLACAKTIR
Bu krizin Hazine’ye de yükü olacağını anlatan Aktaş, “İnsanların zararları var. Hazine, kamuya yansımayacak dese de örneğin sigorta şirketi zararları var. Tabii, başka yerlere de evrilir mi evrilmez mi? Onu da göreceğiz. Hazine, bu oluşan etkinin bir bölümünü ortadan kaldırmak için bir maliyet üstlenecek” dedi.
VATANDAŞ DA BEDEL ÖDEYECEK
Prof. Dr. Aktaş, vatandaşın da bu krizin belli ölçüde faturasıyla karşı karşıya kalacağını belirterek, “Hazine, bu etkinin bir bölümünü ortadan kaldırmak için bir maliyet üstlenecek. Bu da daha fazla borçlanma ve daha fazla enflasyon anlamına gelecek. Enflasyonun artmasıyla hayat daha pahalı hale gelecek. Borçlanma ile faiz yükselecek. Enflasyon ve faizde istenen sürece ya da seviyeye gelme uzayacak. Bu bir maliyettir. Faize daha çok kaynak aktarılacak. Buna bağlı olarak memura, işçiye, yatırımlara, eğitime, sağlığa ve diğer kamu harcamalarına ayrılan kaynak azalacak” değerlendirmesini yaptı.
İŞSİZLİK DE ARTAR
Yatırımlarda frene basılması ve yatırımlara ayrılan kaynağın azalmasının işsizlikte artış anlamına geldiğini kaydeden Aktaş, “Büyüme hızının beklendiği gibi yüzde 2 ile 3 arasında olması mümkün görünmüyor. Bu nedenle işsizlik bu seviyelerde ve bunun üstünde devam edecek” dedi.
Fon kriziyle, sermaye piyasasına olan güvenin iyiden iyiye azaldığını vurgulayan Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu güven azaldığı için elinde parası olan yatırım yapacak kişiler gayrimenkule, altına ve döviza yönelebilir. Sermaye piyasasına girecek kaynak azalacaktır. Şirketlerin kullandığı kaynaklar, ekonomiye faydası olmayan alanlara yönelecektir. Vatandaş ev alacak, altın alacak, dolar alacaktır. Ekonominin çarklarının dönmesinde bunların etkisi yoktur.”
Yabancı yatırımcının da Türkiye’ye bakışını fon vurgununun olumsuz etkileyeceğini vurgulayan Aktaş, “Yabancı yatırımcının hem doğrudan hem de para piyasası fonlarına girişleri azalacak” ifadelerini kullandı.
“ZOMBİ ŞİRKETLER İFLAS EDEBİLİR”
Finans uzmanı Prof. Dr. Ramazan Aktaş, “zombi” olarak tanımlanan şirketlere işaret ederek, “Eski Bakan Nebati döneminde bu şirketler faizler düşük olduğu dönemde kredi kullandı. Faizler yükselince bunlar sıkıntıya girecek. Belki bunlar batacak. Bu da işsizliği tetikleyecektir” uyarısında bulundu.
“BATI’DA BU TÜR KAMUNUN UZUN SÜRELİ İHMALİNDEN KAYNAKLI SKANDALLAR OLMAZ”
Batı’daki kuralları işleyen, liyakatin öne çıktığı ve denetimlerin etkin olduğu ülkelerde, bu tür skandalların yaşanmayacağını belirten Aktaş, “Bu bizde göz göre göre geldi. Milyonlarca insanın birikimleri, serveti eridi. 6,5 milyon yatırımcının yüzde 30 ve üstünde serveti eridi” dedi.
Prof. Dr. Ramazan Aktaş, bu vurgunun psikolojik boyutta yaratacağı tahribata da işaret ederek, “En başta borsaya olan güven gittikçe azaldı. Vatandaş, bundan sonra tasarruf etmek yerine olan parasını harcamayı tercih edecektir. Bu tüketimdir. La Fontaine’in ağustos böceği hikayesi gibi bir olaydır” şeklinde konuştu.
Böyle bir olayın yaşanmaması için liyakat ve etkin denetimin önemli olduğunu kaydeden Aktaş, BDDK, SPK, Borsa İstanbul ve Kamu Gözetim Kurumu’nda sıkıntı bulunduğunu söyledi.
“KİTAP DA YAZILIR FİLM DE ÇEKİLİR”
Ramazan Aktaş, şunları kaydetti:
“Buradan bir sürü kitap, hikaye çıkar. Film de yapılır. Saklanacak boyut da kalmadı. Buradan ders çıkarmak gerekir. Borsa zaten 40 yıldır manipülasyonun kol gezdiği bir borsaydı, şimdi bu ayyuka çıktı. Bu vurgun, organize bir özellik taşıyor. Her adımda organize işin etkileri görülüyor. Burada manipülasyonda fonları kullandılar. Para piyasası fonları kullanıldı. Bu manipülasyonun, diğer manipülasyonlardan en önemli farkı budur. Büyük bir vurgun yapıldı.”

