Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBB’de fon krizinde yargısal çözüm yolları toplantısı… Başkan Sağkan: “Mağdurların hak kayıpları hukuk çerçevesinde tazmin edilmeli”

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, fon krizine ilişkin sürecin siyasi tartışmalarının değil, hukuki gelişmelerinin takipçisi olduklarını belirterek, “Bizim için önemli olan, kamunun yani devlet gücünün denetimi altında olan bazı işlemlerde usulsüzlüğün yapılması sebebiyle ortaya çıkan sorumlulukların tespit edilmesi, hak kayıplarının hukuk çerçevesinde tazmin edilebilmesi ve mülkiyet hakkı ihlallerine sebebiyet verilmemesidir” dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, fon krizine ilişkin

(ANKARA) – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, fon krizine ilişkin sürecin siyasi tartışmalarının değil, hukuki gelişmelerinin takipçisi olduklarını belirterek, “Bizim için önemli olan kamunun yani devlet gücünün denetimi altında olan bazı işlemlerde usulsüzlüğün yapılması sebebiyle ortaya çıkan sorumlulukların tespit edilmesi, hak kayıplarının hukuk çerçevesinde tazmin edilebilmesi ve mülkiyet hakkı ihlallerine sebebiyet verilmemesidir” dedi.

“Bizim için önemli olan kamunun yani devlet gücünün denetimi altında olan bazı işlemlerde usulsüzlüğün yapılması sebebiyle ortaya çıkan sorumlulukların tespit edilmesi, hak kayıplarının hukuk çerçevesinde tazmin edilebilmesi ve mülkiyet hakkı ihlallerine sebebiyet verilmemesidir” dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve Yönetim Kurulu Üyesi, Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu Koordinatörü Ali Bayram, TBB Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Fon Krizi, Fon ve Hisse Sahiplerinin Hakları ile Yargısal Çözüm Yolları” başlıklı etkinliğin açılış konuşmalarını yaptı.

TBB Yönetim Kurulu Üyesi, Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu Koordinatörü Ali Bayram, binlerce insanın mağduriyetine yol açan sürecin yalnızca finansal bir kriz olarak tanımlanamayacağını belirterek, “Finansal piyasalarda yaşanan her ciddi sorun aynı zamanda hukukun sınırlarını, kurumların sorumluluklarını ve hak arama mekanizmalarının etkinliğini yeniden sorgulamamızı gerektirir” dedi.

İnsanların birikimlerini geleceğe duydukları güvenle değerlendirdiğini ifade eden Bayram, bu güvenin piyasaların işleyişinin yanı sıra kuralların öngörülebilirliğine, kurumların görevlerini yerine getirebilmesine ve hak ihlali iddialarının etkili biçimde incelenebilmesine dayandığını söyledi.

Bayram, hukuki güvenliğin, insanların kayıp yaşamayacağına ilişkin bir vaat olmadığını belirterek, “Kayıp yaşandığında bunun nedenlerini sorgulayabilecekleri ve hukuka aykırılık varsa haklarını arayabilecekleri bir düzenin güvencesidir” diye konuştu.

İlgili kurumların bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin, fonların yönetim ve tasfiyesinin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin ve denetim mekanizmalarının görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin incelenmesi gerektiğini belirten Bayram, yatırımcıların zararları ile iddia edilen hukuka aykırılıklar arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının da yanıtlanması gereken sorular arasında olduğunu söyledi.

“HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ, İDDİANIN ETKİLİ BİÇİMDE İNCELENEBİLMESİDİR”

İdarenin mali sorumluluğuna ilişkin değerlendirmelerin, somut olayın koşulları çerçevesinde yapılması gerektiğini belirten Bayram, “Buradaki temel mesele, hukuki güvencenin normatif varlığı değil, bu güvencenin ihlal iddiası ile karşılaşan mağdurlar için gerçek ve etkili bir biçimde koruma sağlayıp sağlamadığıdır” dedi.

Hak arama özgürlüğünün, yalnızca yargı yollarının açık olması anlamına gelmediğini belirten Bayram, “Hak arama özgürlüğü teorik olarak yargısal yolların açık olması değil, o yola başvuran kişinin iddiasının etkili biçimde incelenebilmesi ve hakkına ilişkin bir sonuca ulaşabilmesidir” ifadelerini kullandı.

SAĞKAN: “MESELENİN 800 MİLYAR LİRALIK BİR HACMİ İLGİLENDİRDİĞİ İFADE EDİLMEKTE”

TBB Başkanı Erinç Sağkan da fon krizi olarak adlandırılan sürecin geçtiğimiz ağustos ayının sonunda başladığını belirterek, 28 Ağustos 2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), Borsa İstanbul bünyesindeki bazı serbest yatırım fonlarıyla ilgili portföy yönetim şirketlerinin usulsüz işlemleri nedeniyle risk sınırlandırılması kararı aldığını söyledi.

Bu kararın ardından bazı serbest yatırım fonlarının değer kaybetmeye başladığını ve ciddi bir likidite sıkışıklığı yaşandığını belirten Sağkan, 15-16 Eylül tarihlerinde söz konusu fonların yatırımcılarına ödeme yapamaz hale geldiğini ifade etti.

Sağkan, “Yaşanan bu süreçten 450 binin üzerinde tekil yatırımcının etkilendiği ve meselenin 800 milyar TL’lik bir hacmi ilgilendirdiği ifade edilmekte” dedi.

SPK’nın usulsüzlük tespit edilen portföy yönetim şirketine ait fonların işlemlerini durdurarak tasfiye sürecine aldığını belirten Sağkan, mevcut fon varlıklarının, yatırımcıların alacaklarını karşılamayabileceğine işaret etti.

“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN SORUMLULUKLARIN TESPİT EDİLMESİ”

Fon krizinin yalnızca doğrudan etkilenen fonlarla sınırlı kalmadığını belirten Sağkan, Borsa İstanbul endekslerinde ve borsada işlem gören şirketlerin hisselerinde de sert değer kayıpları yaşandığını söyledi.

Başkan Sağkan, bu kayıpların, ülkenin varlık ve değer üreten şirketlerini de ilgilendirdiğini, sürecin sermaye piyasalarında ve ülkenin ekonomik görünümünde yapısal sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Ekonomi bürokrasisindeki görev değişimlerine ve siyasi tartışmalara da değinen Sağkan, şöyle konuştu:

“Bir hukuk kurumu olarak biz bu sürecin siyasi tartışmalarının değil, hukuki gelişmelerinin takipçisiyiz. Bizim için önemli olan kamunun, yani devlet gücünün denetimi altında olan bazı işlemlerde usulsüzlüğün yapılması sebebiyle ortaya çıkan sorumlulukların tespit edilmesi, hak kayıplarının hukuk çerçevesinde tazmin edilebilmesi ve mülkiyet hakkı ihlallerine sebebiyet verilmemesidir.”

“İDARENİN HİZMET KUSURU SORUMLULUĞU DA ELE ALINMALI”

Krizle ilgili farklı hukuki süreçlerin bulunduğunu belirten Sağkan, şirketlerin usulsüzlükleri nedeniyle ceza soruşturmalarının devam ettiğini, şirketlerin ve gerçek kişilerin özel hukuktan kaynaklanan tazminat sorumluluklarının da söz konusu olacağını bildirdi.

Erinç Sağkan, “Ancak bunların dışında, denetim aşamasındaki eksiklikler nedeniyle meselenin, idarenin hizmet kusuru sorumluluğu kapsamında da ele alınması gerekmekte” dedi. Etkinliğin özellikle bu hukuki boyuta odaklandığını belirten Sağkan, konunun teknik niteliği nedeniyle yatırım fonlarına ilişkin kavramsal bir çerçeve oluşturmayı ve Türkiye’de daha önce yaşanan benzer krizlerden elde edilen tecrübeleri değerlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

“TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ MAĞDUR YURTTAŞLARIN YANINDA YER ALACAK”

Yıllarca emek vererek birikim yapan yurttaşların, devletin kurum ve kuruluşlarının denetim mekanizmalarına güvenerek yatırım yaptıklarını belirten Sağkan, bu kişilerin haklarına gerçek anlamda kavuşabilmelerinin önemine dikkati çekti.

Sağkan, “Bu anlamda Türkiye Barolar Birliği, bugün itibarıyla bu çalışmayla beraber doğrudan bu süreçte mağdurların haklarına en etkili yollardan kavuşabilmeleri bakımından da kendisine bir yol haritası çizecektir. Bu süreçten mağdur olan tüm yurttaşlarımızın yanında, hukuki süreçlerin etkin şekilde işletilmesi, hak arama yollarının etkin şekilde tüketilebilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi konusunda Türkiye Barolar Birliği yurttaşlarımızın yanında yer alacaktır” dedi.