(ROMA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Mekke Anlaşması asla ve asla üçüncü bir ülkeye, anlaşmanın tarafı olmayan başka bir ülkeye karşı bir husumet anlaşması değildir” dedi. Mekke Anlaşması’nın bölgede mezhep çatışmalarını körükleyecek bir adım olmadığını belirten Kurtulmuş, metnin kendilerine iletilmesi halinde derhal TBMM Genel Kurulu’na sevk edeceklerini söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı dolayısıyla bulunduğu İtalya’nın başkenti Roma’da, TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtladı.
Konferansın kendileri açısından verimli geçtiğini belirten Kurtulmuş, bazı Avrupa meclis başkanlarıyla ikili ilişkiler, bölgesel sorunlar ve küresel sistemin yenilenmesine ilişkin görüşmeler yaptıklarını söyledi. Toplantılarda yeni, adil ve hakkaniyetli bir dünya sistemi ile dünya barışının sağlanması için yapılabileceklerin ele alındığını aktaran Kurtulmuş, konferanstaki konuşmasının ardından olumlu tepkiler aldığını ifade etti. Kurtulmuş, şunları söyledi:
“Bir kere daha gördüm ki ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek Sayın Cumhurbaşkanımızın da her yerde dile getirdiği, bizlerin de her yerde dile getirdiğimiz, ‘yeni bir sisteme dünyanın ihtiyacı var’ görüşü artık yavaş yavaş uluslararası camia tarafından da kabul ediliyor, destek buluyor. Hele Filistin konusunda söylediğimiz hakkaniyetli sözler, birçok ülke bakımından bakıyorsunuz gözlerinin içine, kendileri söylemek isteseler de söyleyemeyecekleri, cesaret edemeyecekleri konuları gündeme getirince oldukça sevindiklerini görüyoruz.”
“ÖRGÜTÜN TAMAMIYLA SİLAHLARI BIRAKTIĞI TESPİT VE TESCİL EDİLMEZSE ADIMLAR ATILMAYACAK”
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında atılacak adımlara ilişkin soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin planlandığı gibi yürüdüğünü söyledi. Zaman zaman gecikmeler yaşansa da istikametin değişmediğini ve sürecin güçlü bir siyasi iradeyle devam ettiğini belirten Kurtulmuş, kanunun 467 milletvekilinin “evet” oyuyla kabul edilmesinin siyasetin kararlılığını gösterdiğini ifade etti. Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Türkiye siyaseti farklı siyasi partileriyle, farklı kanaatleriyle bu konuda ‘terörsüz Türkiye’nin gerçekleştirilmesiyle ilgili kararlı duruşunu hem verdiği desteklerle hem de sürece siyasetin öncülük etmesiyle ortaya koyuyor. Kimsenin telaşa kapılmasına gerek yok. Her şey yolunda ve beklediğimiz gibi milletimizin kahir ekseriyetinin verdiği destek istikametinde ilerliyor. Endişelenecek hiçbir şey yok. Örgüt artık silahlarını teslim etmeye ve silahsızlanma sürecini hızlandırmaya devam ediyor. Zaten yasa çok açık. Eğer örgütün tamamıyla silahları bıraktığı tespit ve tescil edilmezse bu süreçle ilgili yasanın çıkmış olmasına rağmen adımlar atılmayacak, çok net bu. İyi gidiyor.”
“HİÇ KİMSE AYRILIKÇI BİR DİL KULLANMASIN”
Terörsü Türkiye sürecinde yaşanabilecek provokasyonlara dikkati çeken Kurtulmuş, çözüm isteyenler kadar istemeyenlerin de olabileceğini belirtti. Azınlıkta da olsa süreci baltalamak isteyenlerin bulunabileceğini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Bunlara karşı uyanık olmak lazım. Herkes bu sürece ne kadar olumlu katkı yapabilirse bunun hesabı içerisinde olması lazım. Bu provokasyonların önüne geçecek olan husus da yeni döneme uygun bir dil kullanmaktır. Eski siyasi alışkanlıkların bir tarafa bırakılması lazım. Bunun için de iki temel konunun altını çizmek isterim. Hiç kimse ayrılıkçı bir dil kullanmasın. Yani o eski ayrılıkçı dilin artık siyaseten de bir karşılığı olmadığı, bölgedeki Kürt halkı başta olmak üzere kimsenin bu ayrılıkçı söyleme prim vermediği aşikardır. Milletimizin böyle bir gündemi yoktur. Dolayısıyla bundan sonra da ayrılıkçı dili kullanma konusunda herkesin olağanüstü titiz davranması lazım.”
Etnik, siyasi, dini veya mezhebi farklılıkları bulunan grupları ayrıştıran ve ötekileştiren bir üslup kullanılmamasını isteyen Kurtulmuş, “Eğer herkes Türkiye’de, özellikle siyasette gerçekten millete hizmet eden dostlarımız, arkadaşlarımız, hangi partiden olursa olsun bu iki temel hususa dikkat ederlerse bu sürecin ruhuna uygun bir barış, kardeşlik, dostluk, dayanışma dili gelişir ki sürecin zaten ihtiyacı olan husus budur” dedi.
“ANLAŞMANIN METNİ İLETİLDİĞİNDE DERHAL TBMM GENEL KURULU’NA SEVK EDERİZ”
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ne zaman Meclis’e geleceği sorulan Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:
“Cumhurbaşkanlığından bu anlaşma Meclis’e geliyor, uluslararası anlaşmaları Meclis Başkanı milletvekili sıfatıyla imzalıyor ve Meclis Genel Kurulu’na gönderiyor. Bize anlaşmanın metni iletildiğinde biz bunu derhal TBMM Genel Kurulu’na sevk ederiz.”
“MEZHEP ÇATIŞMALARINI KÖRÜKLEYECEK BİR ADIM ASLA DEĞİLDİR”
Türkiye’nin acil gündemlerini ertelemediğini belirten Kurtulmuş, anlaşmanın üçüncü bir ülkeye karşı olmadığını söyledi. Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Ne gerekiyorsa, hangi adımın atılması gerekiyorsa vaktinde, gerektiği gibi ve kararlılıkla o adımlar atılır ve yolumuza devam ederiz. Vatandaşlarımız için şu noktanın hassas olduğunu düşünüyorum: Bölgede çok fazla ayrışmalar var. Çok fazla siyasi farklılıklar var. Çok fazla etnik ve mezhebi çatışmaların olduğu bir dönemden geçtik ve hala bu çatışma potansiyeli var. Mekke Anlaşması asla ve asla üçüncü bir ülkeye, anlaşmanın tarafı olmayan başka bir ülkeye karşı bir husumet anlaşması değildir. Daha açık söyleyeyim, bu 3 ülke arasındaki anlaşma, bölgede mezhep çatışmalarını körükleyecek bir adım asla değildir. Gönlümüz arzu eder ki diğer bölgesel ülkeler, hatta ve hatta geniş coğrafyamızdaki İslam ülkeleri de bu anlaşma oturdukça, geliştikçe, kurumsal olarak yapısını kuvvetlendirdikçe bu anlaşma genişlesin ve İslam ülkeleri kendi aralarında ortak bir savunma anlaşmasına sahip olsunlar.”

