(MUĞLA) – Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi ve “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” tamamlandı. Üç gün süren zirvede Akdeniz kentlerinin iklim krizine karşı dirençliliği, yerel iklim eylemi, iklim finansmanı ve sürdürülebilir dönüşüm ele alınırken; 26 imzacı tarafından desteklenen deklarasyonun COP31’e taşınacağı açıklandı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı ICLEI Europe iş birliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi ve Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Teşkilatı (UCLG MEWA), BM Ankara Ofisi ve Sıfır Atık Vakfı iş birliği ile düzenlenen COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğindeki zirve; Birleşmiş Milletler, Türkiye Belediyeler Birliği, ICLEI ve farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi.
AKDENİZ’İN ORTAK GELECEĞİ MUĞLA’DA KONUŞULDU
Zirvenin ilk gününde “Dirençli Bir Akdeniz: Yerel Liderlik ve Bölgesel İş Birliğinin Güçlendirilmesi” ve “Ortak Zorluklardan Bölgesel Eyleme” başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İklim krizinin Akdeniz kentlerinde oluşturduğu ortak riskler değerlendirilirken; su kaynakları, aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, orman yangınları ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı kentler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
COP31’E GİDEN SÜREÇTE YEREL YÖNETİMLER MASADAYDI
Program kapsamında COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu da gerçekleştirildi. “İklim Eylemi için Yerel Liderlik ve Çok Düzeyli İklim Yönetişimi, Kentsel Dirençlilik ve İklim Duyarlı Kalkınma, İklim Finansmanının Yerelleştirilmesi, Adil ve Kapsayıcı Dönüşüm, Su, Gıda, Doğa ve Döngüsellik, Yenilikçilik, Teknoloji ve Veri” temalarıyla düzenlenen programda ulusal ve küresel iklim hedeflerinin yerel ölçekte somut uygulamalara dönüştürülmesi, belediyelerin iklim finansmanına erişimi, adil dönüşüm ve kentlerin iklim krizine karşı dirençliliğinin artırılması değerlendirildi.
Farklı kurum ve kuruluşların temsilcilerinin yer aldığı programda, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimler, ulusal kurumlar, uluslararası kuruluşlar ve finans kurumları arasındaki iş birliğinin önemi vurgulandı.
İKLİM FARKINDALIĞI ÇOCUKLARA ULAŞTI
Akdeniz İklim Zirvesi yalnızca toplantı ve oturumlarla sınırlı kalmadı. Kent Belleği Binası Cengiz Bektaş Parkı’nda kurulan dome çadırda gerçekleştirilen “Mavinin Derinlikleri” adlı 3D sanal gerçeklik gösterimiyle öğrenciler deniz yaşamını ve su altı ekosistemini üç boyutlu deneyimleme fırsatı buldu. Öğrencilere iklim değişikliği, sıfır atık, enerji ve su verimliliği başta olmak üzere çevre konusunda bilgilendirmeler yapıldı.
Üç gün boyunca Akdeniz kentlerinin karşı karşıya olduğu ortak iklim sorunlarının ve çözüm yollarının ele alındığı program, gerçekleştirilen oturum ve etkinliklerin ardından sona erdi. Zirvede öne çıkan yerel liderlik, bölgesel iş birliği, iklim finansmanı, dirençli kentler ve sürdürülebilir dönüşüm başlıkları COP31’e giden süreç açısından değerlendirildi.
“YEREL YÖNETİMLERİN SÜRECE ETKİN KATILIMINI SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR”
Kapanış programında değerlendirmelerde bulunan Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolüne dikkati çekerek, COP31’e giden süreçte kentlerin karar alma mekanizmalarına etkin katılımının önemini vurguladı. Büyükelçi Haq, “Bu toplantının elbette önemli bir mesajı var ve bu mesaj COP31’e giden süreçte doğrudan iletilmiş olacak. İklim eylemi yalnızca duygularla ve isteklerle başlayan bir süreç değildir. Uluslararası çalışmalar konferans salonlarında gerçekleştiriliyor olabilir ancak asıl başarıyı belediyelerde, kentlerde ve sokaklarda sağlayabiliriz. Yerel liderliğin güçlendirilmesi; kapsayıcı, dirençli ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulması son derece önemli. Yerel liderlik ruhunu ve kapsayıcı dirençliliği COP31’e doğru taşıyalım, sonrasında da sürdürmeye devam edelim. Bunu ancak birlikte atacağımız anlamlı ve somut adımlarla başarabiliriz” diye konuştu.
“ARTIK EYLEM ZAMANI DİYORUZ”
WALD Yönetim Kurulu Başkanı ve UCLG-MEWA Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, zirvenin farklı kurum ve paydaşları Muğla’da bir araya getirdiğini belirterek, COP31 sürecinde iklim politikalarının vaatlerden somut uygulamalara dönüşmesi gerektiğine dikkati çekti. Duman, “Çok paydaşlı bir toplantıyı burada, Muğla’nın Menteşe ilçesinde gerçekleştirdik. Tabii bu çok paydaşlı çalışmanın ana yükünü Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız üstlendi. Bu nedenle Sayın Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Ümit ediyorum ki COP31, artık vaatlerden uygulamaya geçilen bir süreç olur. Artık eylem zamanı diyoruz” ifadelerini kullandı.
Başkan Aras, zirvenin Akdeniz kentlerinin ortak sorunlarını ve çözüm önerilerini farklı paydaşlarla değerlendirmek açısından önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin iklim politikalarında yalnızca uygulayıcı değil, karar alma süreçlerinin de bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Aras, şu ifadeleri kullandı:
“FİNANSMANIN DA YERELLEŞMESİ GEREKİYOR”
“İki gündür Muğla’da iklim krizini konuştuk, Akdeniz’in geleceğini ve kentlerimizin karşı karşıya kaldığı riskleri ele aldık ikinci gün ise kentsel dirençlilikten iklim finansmanına, adil dönüşümden su ve gıda güvenliğine, doğadan teknoloji ve veriye kadar çok önemli başlıkları birlikte değerlendirdik. Farklı kurumlardan, kentlerden ve ülkelerden temsilciler aynı masaların etrafında buluştu. Bence bu toplantının en önemli tarafı da buydu. Çünkü iklim krizi hepimizin ortak meselesi ve tek bir kişinin ya da kurumun çözebileceği bir konu değil. COP31’e giderken söylememiz gereken çok açık: Yerel yönetimler, iklim politikalarının yalnızca uygulayıcısı değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinin de bir parçası olmalıdır. Finansmanın da yerelleşmesi gerekiyor.”
“AKDENİZ KENTLERİNİN ORTAK İRADESİNİ COP31’E TAŞIYACAĞIZ”
Muğla’da hazırlanan ve 26 imzacı tarafından desteklenen deklarasyonun COP31’e taşınacağını ifade eden Aras, “Hazırladığımız deklarasyon çok kıymetli. Deklarasyonumuzun 26 imzacısı oldu ve bu deklarasyon burada kalmayacak. Akdeniz kentlerinin ortak iradesini COP31’de bu deklarasyonla ortaya koyacağız. Burada da ifade edildiği gibi Akdeniz için daha güçlü ortak politikalara ve daha güçlü bir ittifaka ihtiyacımız var” diye konuştu.
“KENTLERİ GÜÇLENDİRMEDEN İKLİM HEDEFLERİNE ULAŞAMAYIZ”
Kentlerin güçlendirilmeden iklim hedeflerine ulaşılamayacağını kaydeden Aras, “Bugünkü yuvarlak masa toplantılarından çıkan öneriler de bu sürecin çok önemli bir parçası. Artık ‘Konuştuklarımızı projeye dönüştürelim, finansmanla buluşturalım, uygulayalım ve sonuçlarını ölçelim’ diyoruz. Bundan sonraki hedefimiz bu olmalı. Mesajımız çok net: Kentleri güçlendirmeden iklim hedeflerine ulaşamayız. Akdeniz’i birlikte korumadan kentlerimizi koruyamayız. Artık konuşmaktan uygulamaya geçmeliyiz” dedi.

