(ANKARA) – Çankaya Belediyesi tarafından Ankara’nın başkent oluşunun ilk 10 yıllık dönemine odaklanan “Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923-1933” sergisi, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açıldı. Açılışa mesaj gönderen tutuklu Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Bir bozkır kasabasından modern bir başkent yaratan kurucu irade, karşılaştığımız bütün haksızlıklara karşı bugün de en büyük direnç kaynağımızdır” dedi.
Çankaya Belediyesi, Vehbi Koç Vakfı sponsorluğunda ve Koç Üniversitesi VEKAM desteğiyle hazırlanan sergiyle Cumhuriyet’in ilanından sonraki ilk 10 yılda Ankara’nın başkent olarak yeniden şekillenme sürecini izleyiciyle buluşturuyor.
Ali Cengizkan ve Müge Cengizkan’ın küratörlüğünü üstlendiği serginin açılışında konuşan Çankaya Belediye Başkan Vekili Haldun Güler, tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in serginin açılışı dolayısıyla gönderdiği mesajı okudu.
Güler’in okuduğu mesajda Güner, şu ifadeleri kullandı:
“Kıymetli Ankaralılar, sevgili dostlar. Fiziken yanınızda olamasam da yüreğim Cumhuriyet’in ve Çankaya’nın aydınlık hafızasında sizlerle. Bir bozkır kasabasından modern bir başkent yaratan kurucu irade, karşılaştığımız bütün haksızlıklara karşı bugün de en büyük direnç kaynağımızdır. Başkent olarak Ankara’mızın ilk 10 yılına ışık tutan bu değerli sergiye katkı sunan tüm kurumlara ve araştırmacılara teşekkür ediyor, özgür günlerde yeniden kucaklaşacağımıza olan inancımla hepinize kucak dolusu selamlarımı iletiyorum.”
Güler de serginin önemine ilişkin konuşmasında, şunları kaydetti:
“Bugün açılışını yaptığımız sergi, geçmişi sadece nostaljik bir anı olmaktan çıkararak, çok yönlü kentleşme ve modernleşme hikayesine dönüştürmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının ilan ettiği Cumhuriyet aslında yeni bir toplumsal yaşam, yeni bir kamuculuk anlayışı ve çağdaş bir mekanın inşasıydı. İşte bu sergi, bugün adımlarımızın birbirine karıştığı Kızılay’ın ve Yenişehir’in, Cumhuriyet’in ilk 10 yılında hangi mimari arayışlarla, hangi planlama disipliniyle ve hangi ilerici vizyonla biçimlendirildiğini belgeliyor.
Sergilenen 350 özgün fotoğraf, titizlikle hazırlanan maketler ve ‘Türkiye’nin Kalbi Ankara’ filmi, bir kentin sıfırdan nasıl örgütlendiğini, mekanların siyasetle ve toplumsal düşünceyle nasıl birleştiğini birinci elden gözler önüne seriyor.”
Güler, serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek tüm Ankaralıları 31 Aralık’a kadar açık olacak sergiyi ziyaret etmeye çağırdı.

