(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Ahmet Davutoğlu’na siyaseti bıraktıktan sonra “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatılmasına şaşırdığını belirterek, “Konuşmanın üzerinden 4 yıl geçmiş, 5 yıla girilmiş. Cumhurbaşkanı’nın avukatlarının bile rahatsızlık duymadığı, soruşturma konusu yapmadığı bilgim dahilinde söylüyorum, bir konu başlığı o yüzden bize ilginç geldi. Sonunun kötü bir yere varacağını düşünmüyorum ama garip bulduğumuzu da ifade ediyorum” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin MYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıç,
“ALİ YÜKSEL’İN YENİ YOL GRUBUNA KATILMASINA KARAR VERİLMİŞTİR”
Partinin Konya Milletvekili Ali Yüksel’in demokrasinin yaşaması, dayanışmanın güçlendirilmesi, millet ve memleket menfaatlerinin korunabilmesi adına Yeni Yol grubuna katılmasına karar verildiğini belirten Kılıç, “Karar, Genel Başkanımız Sayın Erbakan’ın Milletvekilimiz Sayın Yüksel ile istişaresi neticesinde alınmıştır. Alınan bu kararın partilerimiz, aziz milletimiz ve candan kıymetli ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sürecin devamına ilişkin açıklamalar, Genel Başkanımız Fatih Erbakan tarafından gerek görüldükçe yapılacaktır” dedi.
“KAMUDA UYUŞTURU VE KUMAR BAĞIMLILIĞI DRAMATİK BOYUTLARA ULAŞMIŞTIR”
Kamu personelleri arasında kumar ve uyuşturu kullanımının dramatik boyutlara ulaşmış durumda olduğunu belirten Kılıç, şöyle konuştu:
“Sadece Ankara Keçiören Belediyesi’nde teste tabi tutulan personelden 129 kişide uyuşturucu izine rastlanması gözardı edilebilir bir durum değildir. Devletin tüm kurumlarında ve belediyelerde uyuşturucu, kumar ve bahis bağımlılığının tespitine ve önlenmesine yönelik radikal adımlar atılmalıdır. Uyuşturucu maddeler ile haşır neşirlik kimsenin özel alanı değildir. Hele kamu çalışanlarının hiç değildir. Kamu demek devlet demektir. Kamu çalışanı, maaşı devletten alan, yaptığı işi devlet adına yapan kişi demektir. Kamu çürürse kamuoyu da çürür. Çürümüşlük, Allah korusun, çöküşe kadar gider. Bugün alınmayan önlemler için yarın çok geç olacaktır. Uyuşturucu, bahis, kumar ve bunları besleyen illegal ilişkiler birbirinden bağımsız değerlendirilemez. Batağa bir kez düşenin, kurtulmak için, kamu gücünü kullanarak, işlemeyeceği suç olmaz. Çürümüşlüğü durdurmak için yetkilileri uyarıyor ve alarm butonuna basıyoruz.”
“KADEMELİ EMEKLİLİK ERKEN EMEKLİLİK DEĞİLDİR”
Kademeli emeklilikle ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıç, “Kademeli emeklilik erken emeklilik değildir. Bozduğunuz sistemin ayarını düzeltmektir. Kademeli emeklilik adaletsizliği gidermektir. Emeklilik sistemini bozan biz değiliz sizsiniz. Sosyal güvenlik sistemindeki açıkların sebebi de biz değiliz sizsiniz. 24 yıllık iktidarın açıklardan, parasızlıktan, erken emeklilikten yakınmaya hakkı yoktur. İyiler size kötüler muhalefetin hanesine mi yazılacak? Seçim öncesi anketlere bakarak alelacele EYT düzenlemesini yapan sizsiniz. Kademeli düzenlemesini adaletsiz yapan da sizsiniz. Bu adaletsizliği ya hemen düzeltirsiniz ya da milletimizden yetkiyi biz alırız biz geliriz biz düzeltiriz” ifadelerini kullandı.
“BU AYAK OYUNLARIYLA EKONOMİ DÜZELMEZ”
İktidarı ve ekonomi yönetimini eleştiren Kılıç, şunları kaydetti:
“TÜİK enflasyon rakamlarını açıkladı. Ağustosta yıllık enflasyon yüzde 31,51. Temmuzda neydi? Yüzde 31,75. TÜİK, mayısta, haziranda enflasyonu düşürüyor, temmuzda normale dönüyor. Kasımda, aralıkta düşürüyor, ocakta normalleşiyor. Nedeni belli; memurların ve emeklilerin maaş artışlarını düşük tutmak. Bu rakam oyunlarıyla, bu ayak oyunlarıyla ekonomi düzelmez. Kalem oyunlarıyla enflasyon düşmez. Olan, dar gelirliye, asgari ücretliye, sabit gelirliye, emekliye oluyor. Ücretler enflasyon karşısında eridikçe eriyor.
“TÜRKÜYE BÜYÜYORSA İŞSİZLER NİYE İŞ BULAMIYOR”
Temmuz ayında işsizler ordusuna 150 bin kişi daha katıldı. Acil iş arayan işsiz sayısı 2 milyon 860 bin kişiye ulaştı. Geniş tanımlı işsizlik oranı uzun bir arasan sonra yüzde 30’u aştı. Ekonomi iyiyse, Türkiye büyüyorsa işsizler niye iş bulamıyor, hane halkı geliri niye artmıyor? Çünkü, TÜİK’in istatistikleri piyasa gerçekleriyle örtüşmüyor. Bununla birlikte paylaşımda adalet yoksa, zengin daha zengin oluyor, yoksullar daha yoksullaşıyorsa ülkede adalet de yoktur.”
“YENİ ADLİ YILIN BORSA İDDİLARINDAN UZAK BİR YIL OLMASINI DİLİYORUZ”
Adli yılın açılışına ilişkin de Kılıç, “Adalet mülkün temelidir. Devletin dini adalettir. Yargı yetkisi devlet olmanın gereğidir. Mahkemelerimizin, yeni adli yılda da, ‘borsa’ iddialarından uzakta, mutlak adaletin arayışında olmalarını diliyoruz” dedi.
“OKUL DEMEK MASRAF DEMEK PARA DEMEK”
“Önümüzdeki haftadan itibaren okullar açılıyor” diyen Kılıç, “Velilerde, ailelerde buruk bir mutluluk dikkat çekiyor. Zira, okul demek masraf demek, para demek. Çantalar, kıyafetler, kırtasiye malzemeleri, beslenme giderleri öğrencileri de velileri de kara kara düşündürüyor. Bununla birlikte atanamayan öğretmenler. Öğretmensiz okullar. Öğretmen, ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen gibi adaletsiz ayrıştırmalardan kaynaklanan sosyal ve ekonomik kayıplar. 2026 iller arası mazerete dayalı yer değişikliği işlemleri tamamlandı. Ancak yerleştirmeler kontenjanlarla sınırlı kaldı. Parçalanmış aileler buluşamadı. Aile on yılında da öğretmen ailelerin ayrılığı maalesef son bulmadı. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı’nın inisiyatif almasını ve aile birleşmelerini kontenjanlardan bağımsız sonuçlandırmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kılıç, Saadet Partisi ile ittifaka ilişkin soruya, “Görüşmelerimiz olumlu geçiyor. Gerekli görüldüğü zaman Sayın Erbakan açıklama yapacaktır” yanıtını verdi.
“ADLİYELER ÇALIŞIYOR”
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Süleymancılar cemaati soruşturması kapsamında adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılması, eski ABB Başkanı Melih Gökçek’in ‘kayıt dışı para’ iddiasıyla ifadeye çağrılması ve son olarak bu sabah Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahmet Davutoğlu hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle başlattığı resen soruşturmanın sorulması üzerine Kılıç, şunları söyledi:
“Adliyeler çalışıyor. 1 Eylül yeni adli yıl açıldı. Gerçekten önemli dosyalarla, kritik soruşturmalarla açılmış oldu. Hemen ayrı ayrı ifade etmiş olayım. Öncelikle eski İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim Şahin. Bakanlık geçmiş görevinden dolayı şahsına tahsis edilmiş olan koruma şerhli plakaları amacı dışında kullandırdığı iddiası var. Bu iddiaya dayalı olarak başlatılmış olan ve yüzlerce soruyu kapsadığı ifade edilen bir soruşturma var. Elbette ki anayasa ve yasalar çerçevesinde hiç kimse kanundan vareste değildir. Soruşturmaların gereği olan cevaplar verilecektir. Mahkemeye soruşturma kapsamında gitmiştir ifadelerini vermiştir. Bir adli kontrol kararı uygulamıştır savcılık. Bunu da önemli buluyorum. Sürecin devamında bilgisine tekrardan başvurulacak mıdır bilemiyorum ama görünen o ki sorular cevabı verilebilecek sorular. Açıkça bu soruların cevabı verilmelidir. Kamuoyu aydınlatılmalıdır. Kuşkular giderilmelidir. Ortada bir suç varsa elbette ki o suçun da hesabı verilmelidir.
“KAMU GÖREVLERİ KAMUMUM HUKUKİ SORUŞTURMALARINA TABİ OLAN GÖREVLERDİR”
Diğer konumuz Ankara Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Sayın Gökçek hakkındaki soruşturma. Yıllardır devam edegelen iddialar vardı. Bu iddialar çok yıllar sonra ete kemiğe büründürülerek bir soruşturmaya çevrilmiş oldu. Sayın Gökçek’in yapmış olduğu bir açıklama var. Kendimi Türk yargısına emanet ediyorum diye. Türk yargısına kendini emanet edebilmek gerçekten değerlidir. Mahkemeler bu anlamda soruşturmayı yapacak, gerekli kararları ortaya koyacaktır. Hiç kimsenin eylem ve işlemleri, görevi, kamu görevleri, kamunun hukuki soruşturmalarına tabi olan görevlerdir. Her kim kamu adına bir kuruş kullanıyorsa, her kim kamu adına imza atma yetkisini kullanıyorsa, her kim kamusal bir gücü kullanıyorsa elbette ki bunun bir hesabı da vardır. Bu hesap kamu gücü kullanmış olan bizler için de geçerlidir. Dolayısıyla mahkemeye intikal etmiş bir konudur. Gereği mahkemede, yargı sürecinde yapılacaktır. Sayın Gökçek de zaten bu yönde görüşünü açıklamıştır.
“DAVUTOĞLU’NA YÖNELİK SORUŞTURMAYA ŞAŞIRDIM”
Sayın Davutoğlu hakkında doğrusu soruşturma haberini duyunca ona şaşırdığımı ifade etmeliyim. Çünkü 2022 yılının Nisan ayında Bingöl’de yapılan bir konuşma. O günden bu yana Bingöl Savcılığı harekete geçebilirdi. Partinin genel merkezi Ankara’da olduğu için Ankara Başsavcılığı da harekete geçebilirdi. Veya kimse harekete geçmese bile Sayın Cumhurbaşkanı’nın avukatları tarafından bir suç duyurusunda bulunulabilir. Dört yıl geçmiş, beşinci yılına girmiş bir konuşma sözünü ettiğimiz konuşma Ve bu arada Sayın Davutoğlu siyasi faaliyetlerini sonlandırdı. Partisi ile ilgili fesih kararını aldırdı ve siyasi hayata ‘partiler siyaseti’ anlamında vedasını yaptı. Bütün bunlar olduktan sonra bu soruşturmanın açılması bana da doğrusu garip geldi. Konuşmanın içeriğinde suç unsuru vardır ya da yoktur demiyorum ama üzerinden 4 yıl geçmiş, 5 yıla girilmiş. Söz konusu olan kişi Sayın Cumhurbaşkanı, suçlanan kişi Sayın Cumhurbaşkanı’ndan emaneti devralmış olan eski Sayın Başbakan. Yani bu konuşmanın kapalı kapılar ardında kalması, unutulması, kaderine terk edilmiş olması mümkün değil.
“SÜRECİ İÇERİSİNDE AMA MAKUL SÜRESİ İÇERİSİNDE DEĞİL”
Sokak ortasında, halka açık bir yerde yapılan bir değerlendirme, bir konuşma suç unsuru vardır, yokturdan bağımsız olarak söylüyorum. Bu tür konuşmaların ya da açıklamaların yıllarca bekletilip yıllar sonra soruşturma konusu yapılmasını doğrusu garip buluyoruz. Ama Cumhurbaşkanı hakaret suçlarıyla ilgili de 8 yıllık bir zaman aşımı süreci var süreci içerisinde ama makul süresi içinde değil bu soruşturma. Cumhurbaşkanı’nın avukatlarının bile rahatsızlık duymadığı, soruşturma konusu yapmadığı bilgim dahilinde söylüyorum, bir konu başlığı o yüzden bize ilginç geldi. Sonunun kötü bir yere varacağını düşünmüyorum ama garip bulduğumuzu da ifade ediyorum.”

