Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

CHP’li Canpolat: “Türkiye’nin ihtiyacı üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikası”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla ekonomik slogan değil; üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikasıdır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, "Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, “Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla ekonomik slogan değil; üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikasıdır” dedi.

CHP Cemal Canpolat, “9 başlıkta Türkiye’de üretimin ağır bilançosu” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı..

Türkiye ekonomisinin yalnızca büyüme oranlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Canpolat, “Bir de madalyonun diğer yüzü var. Kapanan şirketler, konkordato korumasına sığınmak zorunda kalan üreticiler, iflas kararları, sanayide kaybolan yüz binlerce iş, özelleştirme sonrasında üretimi sona ermiş fabrikalar var. Üretici fiyatlarındaki artışla mücadele eden, finansmana erişmekte zorlanan ve işletme sermayesini koruyamayan reel sektör var” dedi.

Son 5 yılda yaklaşık 130 bin şirketin kapandığını vurgulayan Canpolat, şöyle devam etti:

“Elbette aynı dönemde yeni şirketler de kuruldu. Hatta sayıca kapanan şirket sayısından da fazla. Ancak bunu bir ilerleme saymak, Türkiye ekonomisine at gözlükleriyle bakmak olur. Aşırı borç yükü yüzünden A kişisinin üstüne olup da kapatılan şirketin başka bir isimle ama aynı aileden B kişisinin üstüne açılması, bir ilerleme değildir. Dolayısıyla Türkiye’de şirket kurmak kolaydır ama o şirketi yaşatmak, ayakta tutmak neredeyse imkansız hale gelmiştir.

“İKTİDAR KAPANIŞLARIN NEDENİNİ AÇIKLAMAK ZORUNDADIR”

Başka bir ifadeyle yalnızca dört yıl içinde bir yılda kapanan şirket sayısı iki katını aştı. Üstelik kırılma bir yıldan ibaret değil: 2022’de şirket kapanışları bir önceki yıla göre yüzde 42,8 sıçradı; 2024’te yüzde 21,4, 2025’te ise yüzde 5,9 daha arttı. Türkiye’yi yirmi yılı aşkın süredir aynı siyasi iktidar yönetiyor. Vergi sistemini, teşvikleri, kredi politikasının genel çerçevesini, yatırım ortamını, ithalat rejimini ve sanayi politikasını belirleyen de küçük esnaf ya da Anadolu’daki sanayici değil. İktidar açılan işletmeleri başarı hanesine yazıyorsa kapanışların neden bu kadar hızlandığını da açıklamak zorundadır.”

Kapanma sayılarını sektörlere ayırdıklarında tablonun daha da karardığını belirten Canpolat, KOSGEB’in TOBB verilerinden hazırladığı 2024 raporunda, şirket, kooperatif, gerçek kişi ticari işletmeler birlikte değerlendirildiğinde bir yılda kapanan işletmelere ilişkin bilgi verdi. Çanpolat, “6 bin 449 imalat işletmesi, 6 bin 759 inşaat işletmesi, 18 bin 643 ticaret işletmesi, 2 bin 602 ulaştırma-depolama işletmesi, 2 bin 617 konaklama ve yiyecek hizmetleri işletmesi kapandı” dedi.

“KONKORDOTO YÜZYILI”

Türkiye’nin içinden geçtiği yılları “konkordato yüzyılı” olduğunu savunan Canpolat, “Türkiye’nin bugününü ‘konkordato’ cehennemine çeviren AKP iktidarı, bunun da hesabını verememektedir” ifadelerini kullandı.

Konkordato dosyalarının hepsinin iflasla sonuçlanmadığını ama iflas kararlarındaki yükselişin de dikkati çekici olduğunu vurgulayan Canpolat, “2024’te 132 iflas kararı bulunurken 2025’te bu rakam 247’ye çıktı. Artış yaklaşık yüzde 87. Türkiye’nin reel sektör bilançosunun mahkeme koridorlarına kadar taşındığını gösteren bir tablo önümüzde öylece durmaktadır” ifadesini kullandı.

Geçen yıla ilişkin konkordato verilerinin sektör dağılımının problemin niteliğini daha açık gösterdiğini belirten Canpolat, “Tekstilde tek başına 177 dosya var. Giyim, ayakkabı, halı, çanta, iplik ve deri işleme de dahil edildiğinde geniş tekstil-hazır giyim grubu 234 konkordato ile karşımıza çıkıyor. Tekstili, 134 ile inşaat, 84 ile metal ürün imalatı, 58 ile sebze-meyve toptancılığı, 56 ile de gıda takip ediyor” dedi.

“İKTİDAR 5’Lİ ÇETENİN ZENGİNLİĞİNE ZENGİNLİK KATIYOR”

Burada yalnızca finansal hizmetlerden ya da spekülatif alanlardan bahsetmediğini vurgulayan Canpolat, “Soru yalnızca kaç şirketin konkordato ilan ettiği değildir. Asıl soru, Türkiye’nin neden üreticisini mahkeme korumasına ihtiyaç duymadan yaşatacak ekonomik ortamı oluşturamadığıdır. 5’li çetelerin zenginliğine geçen her saniye zenginlik katan iktidar, bunun acısını da Türkiye ekonomisini ayakta tutan üreticilerden çıkarmaktadır” değerlendirmesini yaptı.

TÜİK verilerinin “iç açıcı olmadığını” aktaran Canpolat, “Taraflı veri yayını yaptığını her fırsatta dile getirdiğimiz, gerçekleri gizlediğine çok kez şahit olduğumuz TÜİK’in verileri bile korkunç. Ocak 2025’te imalat sanayisinde ücretli çalışan sayısı 4 milyon 585 bin 80’di. Ocak 2026’da bu sayı 4 milyon 409 bin 738’e geriledi. Bir yıldaki kayıp, TÜİK’e göre bile 175 bin 342 çalışandır” dedi.

Bu durumun ocak ayına özgü bir istatistiki veri olarak da kalmadığını belirten Cemal Canpolat, “Mayıs 2026’da da imalat sanayisindeki ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 156 bin 348 kişi daha düşük kaldı. Sanayinin tamamında yıllık istihdam gerilemesi yüzde 3,2, imalatta yüzde 3,4 oldu. Bir ülkede ‘sanayimiz büyüyor’ deniyorsa şu sorunun yanıtı da en baştan verilmelidir: İmalat büyüyorsa imalat işçileri nereye gidiyor? AKP iktidarı bu sorunun yanıtını da veremeyecektir” ifadelerini kullandı.

Üreticinin darboğazının başka verilerde de görüldüğüne işaret eden Cemal Canpolat, “Bunların her biri tek başına farklı nedenlerle açıklanabilir. Ancak hepsi aynı dönemde aynı yöne işaret ediyorsa ve iktidar bu tabloda bolluk bereket görmekte ısrar ediyorsa, Türk sanayisinin bu iktidarı daha fazla sırtında taşıma şansı kalmamıştır” dedi.

“BU EKONOMİK KÖRLÜK HALİ TÜRKİYE’Yİ BUZ DAĞININ ÜSTÜNE SÜRÜYOR”

Canpolat, BDDK’nın 23 Temmuz 2026 günlük bankacılık verisine değinerek, “Yaklaşık 809 milyar liralık takipteki alacak, Türkiye’deki borç ödeme kapasitesinde biriken stresin kanıtı niteliğindedir. AKP iktidarının ise bu stresi azaltmaya dönük hiçbir faaliyeti, bırakın faaliyeti hiçbir programı bulunmamaktadır. Bu ekonomik körlük hali, Türkiye’yi o buz dağının üstüne üstüne sürmektedir” ifadelerini kullandı.

Cemal Canpolat, şunları kaydetti:

“Açılış törenlerinde makas tutmak kolaydır, zor olan ise o fabrikanın on yıl sonra hâlâ çalışmasını sağlamaktır. Yeni şirket kuruluşlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise işletmenin beş yıl sonra hâlâ ayakta olup olmadığını açıklamaktır. İhracat rakamını açıklamak kolaydır, zor olan ise tekstilcinin, metalcinin, gıdacının neden konkordato mahkemesinde olduğunu açıklamaktır. Sanayi yatırımlarını anlatmak kolaydır, zor olan ise bir yılda imalattan 175 bin ücretli çalışanın neden eksildiğini açıklamaktır.

Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla ekonomik slogan değil; üreticinin neden ayakta kalamadığına ilişkin hesap verilebilir bir sanayi politikasıdır. Bunun yerine AKP iktidarı, sanayi derneklerinin yöneticilerini bir çıkış yaptıkları için yargılatmakla meşgul. Aynı dernek, o yargılamalar başladığından beri Türk sanayisine dair rapor yayımlayamaz, ekonomiye dair konuşamaz hale gelmiştir.

“AKP İKTİDARI HESAP VERMEKTEN KAÇAMAZ”

Fabrikalar, imalat atölyeleri onar onar kapanıyor. Her kapanan fabrika Türkiye’den bir parça daha koparıyor. Çünkü o kentin üretim kapasitesi eksiliyor, onlarca ailenin geliri kesiliyor, yan sanayicinin siparişi buhar oluyor, çiftçinin alıcı ortadan yok oluyor. Ve bunca yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı, bu tablonun yalnız başarılarını sahiplenip maliyetlerini ‘piyasa koşulları’ diyerek başkalarının sırtına yüklüyor. Ne bu yük taşınabilir, ne de AKP iktidarı hesap vermekten kaçabilir. Yükü bir kez daha Türkiye’nin üstüne çığ gibi bırakıp köşenize çekilmenize izin vermeyeceğiz.”