Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Örsan Öymen ölümünün 39. yılında anıldı: “Gerçeğin peşinden gitmeyi gazeteciliğin vazgeçilmez ilkesi olarak gördü”

Gazeteci-yazar Örsan Öymen, ölümünün 39. yılında mezarı başında anıldı. Oğlu Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, babasının cesur gazeteciliği ve araştırmacı kimliğiyle yalnızca Türkiye’de değil uluslararası alanda da iz bıraktığını söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ise Öymen’in gazeteciliği kamu yararı anlayışıyla yaptığını belirterek, “Gerçeğin peşinden gitmeyi, eleştirel aklı korumayı ve kamu yararını savunmayı gazeteciliğin vazgeçilmez ilkeleri olarak benimsedi” dedi.

Gazeteci-yazar Örsan Öymen, ölümünün 39. yılında mezarı başında anıldı. Oğlu

(İSTANBUL) Gazeteci-yazar Örsan Öymen, ölümünün 39. yılında Zincirlikuyu’daki mezarı başında anıldı. Oğlu Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, babasının cesur gazeteciliği ve araştırmacı kimliğiyle yalnızca Türkiye’de değil uluslararası alanda da iz bıraktığını söyledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ise Öymen’in gazeteciliği kamu yararı anlayışıyla yaptığını belirterek, “Gerçeğin peşinden gitmeyi, eleştirel aklı korumayı ve kamu yararını savunmayı gazeteciliğin vazgeçilmez ilkeleri olarak benimsedi” dedi.

Gazeteci-yazar Örsan Öymen, ölümünün 39. yılında Zincirlikuyu’daki mezarı başında anıldı. Anma programında konuşan oğlu Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ve yazar Zeynep Oral, Öymen’in gazetecilik anlayışını, düşünce dünyasına katkılarını ve bıraktığı mirası anlattı.

“BABAM YALNIZCA HAFIZALARDA DEĞİL, DÜŞÜNCELERİYLE YAŞIYOR”

Örsan Öymen’in oğlu Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, babasının yalnızca anılarla değil, fikirleriyle de yaşamaya devam ettiğini söyledi.

Babasının 49 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatan Öymen, Milliyet gazetesindeki “Politika Kazanı” köşesinde 1970’li ve 1980’li yıllarda kaleme aldığı yazılarla dönemin Milliyetçi Cephe hükümetlerini, 12 Eylül askeri yönetimini ve Anavatan Partisi iktidarını eleştirdiğini belirtti.

Öymen, “Belki de o gün yaptığı uyarıları yeterince anlayabilseydik, bugünlere nasıl geldiğimizi çok daha iyi kavrayabilirdik” dedi.

Babasının sade dili ve cesur kalemiyle milyonlarca okurun sevgisini kazandığını belirten Öymen, “Böyle insanları yalnızca anmak yetmez; eserlerini okumak, incelemek ve gelecek kuşaklara aktarmak gerekir” diye konuştu.

“UĞUR MUMCU İLE YÜRÜTTÜĞÜ ARAŞTIRMALAR ULUSLARARASI KAYNAK OLDU”

Babasının araştırmacı gazeteciliğin önemli isimlerinden biri olduğunu vurgulayan Öymen, Papa suikastı ve Mehmet Ali Ağca dosyalarına ilişkin araştırmaları gazeteci Uğur Mumcu ile birlikte yürüttüğünü söyledi.

Bu çalışmaların yalnızca Türkiye’de değil uluslararası alanda da yankı uyandırdığını belirten Öymen, Noam Chomsky’nin eserlerinde Örsan Öymen ve Uğur Mumcu’nun araştırmalarına atıfta bulunduğunu, Almanya, İtalya ve ABD’de yayımlanan kitaplar ile televizyon programlarında da bu çalışmaların kaynak olarak gösterildiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda annesi Gisela Öymen ile geçen yıl yaşamını yitiren amcası Altan Öymen’i de anan Öymen, her ikisini de sevgi, saygı ve özlemle andığını söyledi.

TGC: “KAMU YARARINI GAZETECİLİĞİN TEMEL İLKESİ OLARAK GÖRDÜ”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş de Örsan Öymen’in yalnızca iyi bir gazeteci değil, aynı zamanda ilkeleriyle örnek olmuş bir aydın olduğunu söyledi.

Öymen’in gazeteciliği yalnızca haber aktarmak olarak görmediğini belirten Güneş, “Gerçeğin peşinden gitmeyi, eleştirel aklı korumayı ve kamu yararını savunmayı gazeteciliğin vazgeçilmez ilkeleri olarak benimsedi. Yazıları ve düşünceleriyle yalnızca okurlarına değil, genç gazetecilere de yol gösterdi” dedi.

Basının bugün ağır sınavlardan geçtiğini ifade eden Güneş, basın üzerindeki baskılar, ekonomik sorunlar ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların gazeteciliği zorlaştırdığını belirterek, “Böylesi dönemlerde Örsan Öymen gibi gazetecilerin bize bıraktığı miras yalnızca geçmişi değil, geleceği de aydınlatıyor” diye konuştu.

Örsan Öymen’in meslek yaşamında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin bağımsız gazetecilik anlayışını temsil ettiğini söyleyen Güneş, etik ilkelerden taviz vermeyen gazeteciliğinin bugün de örnek alınması gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda kısa süre önce yaşamını yitiren gazeteci ve siyasetçi Altan Öymen’i de anan Güneş, “Altan Öymen, Örsan Öymen’i anma toplantılarında bizleri bir araya getirirdi. Bugün onu da özlemle anıyoruz. Hepimizin bu zor zamanlarda daha fazla dayanışmaya, iyi niyete ve özgürlüğe ihtiyacı var” dedi.

ZEYNEP ORAL: “EN AĞIR KONULARI BİLE İNSANLARA SEVDİREREK ANLATIRDI”

Yazar Zeynep Oral da Örsan Öymen’in yakın dostlarından biri olduğunu belirterek, onun zekâsına, mizah anlayışına ve çalışma disiplinine tanıklık ettiğini anlattı.

Öymen’in en ağır siyasi konuları bile sade ve anlaşılır bir dille geniş kitlelere ulaştırabildiğini söyleyen Oral, “Yazıları çok kolay okunurdu. Ama o kolaylığın arkasında büyük bir emek vardı” dedi.

Zaman zaman Örsan Öymen’in kendi evlerinde kaldığını anlatan Oral, sabah uyandığında sürekli “Yarına ne yazacağım?” diye düşündüğünü hiç unutamadığını belirterek, “Okuruna duyduğu saygıyla en iyisini yazabilmek için nasıl çabaladığını birebir gördüm” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını, “Güzel uyuyun sevgili arkadaşım” sözleriyle tamamladı.