Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM Adalet Komisyonu’nda Çocuk Koruma Kanunu teklifi görüşmeleri usul tartışmasıyla başladı

TBMM Adalet Komisyonu’nda “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri, usul tartışmalarıyla başladı. Muhalefet milletvekilleri teklifin komisyona getiriliş sürecine ve görüşme takvimine tepki gösterdi.

TBMM Adalet Komisyonu'nda "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Haber: Berfin BAYIR

(TBMM) – TBMM Adalet Komisyonu’nda “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri, usul tartışmalarıyla başladı. Muhalefet milletvekilleri teklifin komisyona getiriliş sürecine ve görüşme takvimine tepki gösterdi.

TBMM Adalet Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni görüşmek üzere toplandı. Kanun teklifinin görüşmelerine geçilmeden önce Komisyon Başkanı Yüksel açılış konuşması yaptı.

YÜKSEL: ASIL OLAN ÇOCUĞU SUÇ İŞLEDİKTEN SONRA CEZALANDIRMAK DEĞİLDİR

Komisyon Başkanı Yüksel, çocuk adalet sisteminin yalnızca çocukların işledikleri fiillere hangi yaptırımın uygulanacağını belirleyen bir mekanizma olmadığını belirterek “Asıl olan çocuğu suç işledikten sonra cezalandırmak değil, suçla karşı karşıya kalmadan önce koruyabilmektir. Çünkü her çocuk doğru zamanda bir elin, verilen bir imkanın ve gösterilen bir ilginin geleceğe açılan en güçlü kapısıdır. Bu yönüyle çocuk adalet sistemi çocuğun içinde bulunduğu sosyal ve bireysel şartları gözeten, gelişimini ve üstün yararını esas alan, korumayı ve önlemeyi merkeze koyan, suça sürüklenmesi halinde ise onu yeniden topluma kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir anlayışı ifade etmektedir” dedi.

Çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde koruma, önleme, erken müdahale, etkin soruşturma ve kovuşturma, rehabilitasyon ile topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birbirinden bağımsız olmadığına dikkati çeken Yüksel, “Birbirini tamamlayan halkalar olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır. Tüm dünyada suçun doğası değişmekte, şiddet sarmalı ne yazık ki yaş tanımamakta Ve suça karışma yaşı giderek düşmektedir. Daha da endişe verici olan ise örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun bir faili değil adeta bir aracı haline getirmeye çalışmalarıdır” ifadelerini kullandı.

USUL TARTIŞMASI… ŞAHİN: USUL KONUŞULMADAN ESASA GEÇİLMEZ

Komisyon Başkanı Yüksel, konuşmasının ardından teklifin ilk imza sahiplerine söz vereceğini belirtmesi üzerine DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, karşı çıkarak “Yaptığınız yanlış, usul konuşulmadan esasa dair söz verilemez. Yangından mal mı kaçırıyorsunuz, ne yapıyorsunuz siz? Usul konuşulmadan esasa geçilmez, önce usulü olarak bir söz vermesi lazım Başkanın, böyle uygulama olmaz, ilk defa konuşulmuyor” diyerek usul tartışması yapılması gerektiğini söyledi ancak Yüksel, teklifin ilk imzacılarının teklifle ilgili açıklama yapmasının ardından söz talebi vereceğini söyleyerek bu talebi reddetti.

DEVA Partili Şahin, olması gerekenin bu olmadığını ifade ederek Yüksel’e tepki gösterdi.

DURGUT: BİN 306 MESLEK ELEMANININ KATILDIĞI SAHA ARAŞTIRMASI YÜRÜTÜLDÜ

Teklifin ilk imzacısı AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, TBMM komisyonundaki görüşmelerde teklif hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Durgut, teklifin yalnızca ceza hukuku perspektifiyle hazırlanmadığını belirterek, çocukların suçla temasına ilişkin çok yönlü bir yaklaşım benimsendiğini söyledi.

Durgut, teklifin koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz ve rehabilitasyon ile kurumlar arası koordinasyonu birlikte ele aldığını ifade ederek, “Görüşmekte olduğumuz Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi çocukların suçla temasını sadece ceza hukuku çerçevesinde ele almakla yetinen bir düzenleme değildir. Teklif, koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal inceleme, aile sorumluluğu, bağımlılıkla mücadele, dijital riskler, infaz ve rehabilitasyon ile kurumlar arası koordinasyon başlıklarını birlikte değerlendiren çok yönlü bir yaklaşım benimsemektedir” diye kaydetti.

Komisyon çalışmaları kapsamında yürütülen saha araştırmalarına ilişkin bilgi veren Durgut, 20 toplantı ve sekiz çalışma ziyareti gerçekleştirildiğini, farklı disiplinlerden uzmanlar, yargı mensupları, kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, aileler ve uygulayıcıların görüşlerinin alındığını söyledi.

Durgut, Adalet Bakanlığına bağlı çocuk ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevlerinde bulunan çocuklar arasından tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 610 çocukla birebir görüşmeler yapıldığını belirterek, “Yine, Komisyon çalışmalarımız dahilinde 765 çocuk hakimi ve cumhuriyet savcısını kapsayan bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, bin 306 meslek elemanının katıldığı saha araştırması yürütülmüş, ailelerle odak grup görüşmeleri, öğrenciler, rehber öğretmen ve okul yöneticileriyle birebir görüşmeler de gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmalardan elde ettiğimiz veriler hem Komisyon raporumuzda yer verdiğimiz politika ve uygulama önerilerinde hem de bugün görüştüğümüz kanun teklifinde bilimsel dayanak oluşturmuştur” dedi.

“KATILIMCILARIN YALNIZCA YÜZDE 4,8’İ MEVCUT MEVZUATI YETERLİ BULDU”

Komisyon çalışmaları kapsamında 765 çocuk savcısı ve çocuk hâkiminin görüşüne başvurulduğunu belirten Durgut, araştırmada katılımcıların yalnızca yüzde 4,8’inin mevcut mevzuatın çocukları suçtan koruma ve yeniden suç işlemelerini önleme bakımından yeterli olduğu değerlendirmesinde bulunduğunu söyledi.

Durgut, “Katılımcıların önemli bir kısmı özellikle ağır suçlar ve tekrar eden suç davranışları bakımından yaşa bağlı indirimlerin daha kademeli biçimde düzenlenmesini, belirli hâllerde hâkime daha geniş bir değerlendirme alanı tanınmasını ve infaz sisteminin daha etkili hâle gelmesini önermiştir” diye konuştu.

“TEKERRÜR DÜZENLEMESİ TEKRAR SUÇ İŞLEME RİSKİNE YÖNELİKTİR”

15 yaşını doldurmuş çocukların işlediği suçların tekerrüre esas alınmasına ilişkin değişikliğe de değinen Durgut, ilk kez adli sürece temas eden çocukla sürekli suç işleyen çocuğun aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Durgut, “Tekerrür çocuğun daha ağır biçimde cezalandırılması için kullanılan otomatik bir mekanizma olarak görülmemelidir. Esas amaç, tekrar suç işleme riskinin değerlendirilmesi, infaz ve denetim programlarının çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre planlanması ve suç çevrelerinin çocukları araç olarak kullanmasının önlenmesidir” dedi.

Araştırma Komisyonu Başkanı olduktan sonra çok sayıda mektup aldığını anlatan Durgut, çocuk yaşta suça sürüklenen bir kişinin mektubundan şu bölümü paylaştı:

“O zaman saldıklarında çok mutlu oluyordum, keşke salmasalarmış. 150 veya 160’ncı suçumda, 16 yaşında cezaevine girdim, hafta sonu yakalanıp nöbetçi savcıya çıktım ve tutuklandım. İlk kez cezaevine girdim. Bu cezasızlık algısı, bizim yapıp da nasıl olsa yanımıza kar kalıyor duygusunu bizde o kadar pekiştirdi ki sonuçta daha ağır cezalarla karşılaştık ve bu şekilde gençliğimiz yandı. Keşke bizim yaşımıza ya da işlediğimiz suça uygun insani, vicdani bir yaptırım olsaydı da biz bu hale gelmeseydik.”

ŞAHİN: NE BU ACELE?

Durgut’un konuşmasının ardından Komisyon Başkanı Yüksel, DEVA Partili Şahin’e söz verdi. Şahin, Yüksel’in hukuk profesörü olduğunu hatırlatarak “Kendisi de gayet iyi bilir ki usul esasa mukaddemdir. Ne zamandan bu yana? Mecelle’den bu yana. Bunları İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin 1. sınıfındaki çocuklara öğretirler. Öğrencilere öğretirler. Hepimizin bağlı olduğu yegane şey mevcut Anayasamız ve içtüzüktür. Arkadaşlar birbirimizi yormayalım. Yazılı mevzuat neyi emrediyorsa, usul neyi emrediyorsa biz ona göre hareket edelim istiyoruz. Usulün dışında, anayasanın dışında şahsi bir talebimiz söz konusu değil” dedi.

Usul tartışması talep etmesinin nedenine de değinen Şahin, suça sürüklenen çocuklarla ilişkin araştırma komisyon raporunun sonuç bölümünün alelacele hazırlandığı ve STK’lardan görüş alınmadığını belirterek “Anayasa gereği 1 Ekim’e kadar bu Meclis 1 Temmuz’da tatile girer ama olağanüstü durumlar olabilir. Acil bekleyen işler olabilir. Bu işleri devam ettirmek iktidarın uhdesindedir. Meclisi bu süre içerisinde de çalıştırabilir bekleyen işler açısından. Bizim de buna saygımız var. Genel Kurul’da çünkü Temmuz’da çalışacağız dediniz. Gerekirse Ağustos’ta çalışalım. Hiç itirazımız yok ama bu Temmuz ve Ağustos’ta çalışacağımız konular ülkenin gerçek sorunları olmalıdır. Bu araştırma komisyonunun raporu çok rahatlıkla farklı bir takvim içerisinde de değerlendirilebilir. Gerekirse bu maddeleri de biz 12. Yargı Paketi’ne madde ihdasıyla gerçekleştirelim dedik. Ama 14 Temmuz saat 10.15’te kamuoyuyla paylaşılan kanun teklifini biz bugün ayın 16’sında saat 14.30’da konuşuyoruz. Ne bu acele?” diye sordu.

UYSAL: KOMİSYON, YASA TEKLİFİNİ YÜZEYSEL VE GÖRÜNTÜDE TARTIŞIP GEÇEBİLECEK BİR MEKANİZME DEĞİL

DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal, Şahin’in konuşmasına atıfta bulunarak “Biraz önceki ortaya çıkan tablonun sadece İdris Şahin şahsında değil. Aslında bir bütünden buradaki komisyon işleyişi açısından dikkat alınması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biz bu itirazlarımızı sözlü olarak dün değil diğer görüşmelerde de söyledik. Bu paket çok önemli. Belli bir evveliyatı var. Bir araştırma komisyonunun çalışması sonrasında getirilmiş. Orada tartışılan, dinlenilen, tüketilen kimi kısımlar var. Burası onları tekrar tartışmayacak, tüketmeyecek. Sadece oradan çıkan teklifi ve yasayı buradan sadece usulü olarak yüzeysel ve görüntüde tartışıp geçirilebilecek bir mekanizma ve bir komisyon değil” dedi.

BÜLBÜL: BU YASA TEKLİFİNİN GELECEK HAFTA GENEL KURUL’A GELEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, bu durumun açıkça Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’nin yasamayı getirdiği durum olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

“Nasıl? Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle bu işi yapıyoruz. ‘600 tane vekil var. Otursunlar. Zaten ne yaparlarsa yapsınlar yasama komisyonmuş, hak getire’ diye düşünülüyor. Bu doğru değil. O yüzden usulen bu teklifin şu anda görüşme fiziki koşulları hem üyelerimiz açısından hem de rafta bulunan Anayasa ve rafta bulunan içtüzük gereği usulen mümkün değildir. Bu nedenle usul itirazını yapıyoruz. Bu teklifin geri çekilmesini istiyoruz. Çünkü aldığımız bilgilere göre Adalet Komisyonu toplandı ve bugün 7 saat çalışacağız, 10 saat çalışacağız. Yarına kalacak, çalışacağız. Ondan sonra bir bakacağız. Gelecek hafta geleceğini düşünüyor musunuz bu yasa teklifinin? Gelemeyecek. Neden gelemeyecek? Çünkü gelecek hafta işimiz çok.”

YÜKSEL: BEN USULE UYDUM

Usulü uyguladığını belirten Komisyon Başkan Yüksel, “Uyguladım çünkü ben esasa girmediğimizi ve teklifin tümü üzerinde henüz konuşulmadığını bilerek bunu uyguladım. Usul hukukun güvencesi olduğunu gayet iyi biliyorum. Ancak usul tabii ki esası görüşmeyi engelleyen de bir araç olmamalıdır. ‘Usul esasa mukaddemdir’ sözü usul kurallarına titizlikle uyulmasını ifade ediyor. Yoksa usule ilişkin her itirazı özellikle Meclisimizin veyahut komisyonumuzun çalışmalarını durduracağı anlamına da gelmez. Her isteyen milletvekilimiz kafasına göre ‘ben burada usul tartışması açıyorum’ diyerek çalışmaları da engelleyecek bir tutum içerisine giremez” dedi.