(LEFKOŞA) – Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Deniz, KKTC’nin sürdürülebilir ekonomik büyümesi için katma değer yaratan ve dış pazarlara ulaşım potansiyeli yüksek olan stratejik sektörlere yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Deniz, Türkiye ile olan ekonomik ilişkilerin sadece ticaret hacmini artırmakla sınırlı kalmaması, ortak yatırım modelleri ve üçüncü ülkelere yönelik ortak ihracat hamleleriyle derinleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Deniz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) ekonomik geleceğine ve Türk iş dünyasıyla kurulabilecek stratejik ortaklıklara ilişkin ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Deniz, Yeşil Hat Ticareti’ndeki son durumdan fahiş bilet fiyatlarına ve adadaki yatırım fırsatlarına kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.
BEŞ BİNDEN FAZLA AKTİF ÜYEYLE EKONOMİNİN NABZI TUTULUYOR
Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın yapısı ve üye profilinin sektörel dağılımına ilişkin bilgi veren Turgay Deniz, odanın ağırlıklı olarak yüzde 80’den fazlası ticaret sektöründe faaliyet gösteren 5 bini aşkın aktif üyeyi bünyesinde barındırdığını kaydetti. Üyelerin ithalat, ihracat, toptan ve perakende ticaret başta olmak üzere imalat, turizm, inşaat, tarım, lojistik, finans, eğitim, sağlık, bilişim ve diğer hizmet sektörlerinde lokomotif rol oynadığını belirten Deniz, bu geniş ve kapsayıcı yapı sayesinde Kıbrıs Türk iş dünyasının farklı alanlardaki sorunlarını ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinis öyledi. Deniz, üyelerin uluslararası arenada rekabet gücünü artıracak politika ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı.
DIŞ PAZAR ODAKLI VE KATMA DEĞERLİ SEKTÖRLERE YATIRIM DAVETİ
Kuzey Kıbrıs’ın sürdürülebilir ekonomik büyümesi için hangi sektörlerin öncelikli olarak desteklenmesi gerektiği yönündeki soruyu yanıtlayan Deniz, katma değer yaratan ve dış pazarlara ulaşım potansiyeli yüksek olan stratejik alanlara odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. aKuzey Kıbrıs ekonomisinin kalkınmasında özellikle işlenmiş gıda ve tarıma dayalı imalat, yenilenebilir enerji, bilişim, dijital teknolojiler, sağlık ve yaşlı bakım hizmetlerinin ön plana çıktığını ifade eden Deniz, lojistik, depolama, turizmde ürün çeşitliliğini artıracak yatırımlar ile yüksek katma değerli imalat alanlarının ciddi fırsatlar barındırdığını belirtti. Ayrıca Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim potansiyeli bulunan sektörlere yapılacak yatırımların ülke ekonomisine can suyu olacağını söyleyen Deniz, bu adımların mal ve hizmet üretimini, istihdamı ve adanın uluslararası rekabet gücünü doğrudan yukarı taşıyacağını kaydetti.
TÜRK İŞ DÜNYASINDAN SADECE TİCARET DEĞİL ORTAKLIK BEKLENİYOR
Türkiye ile olan ekonomik ilişkileri ve Türk iş dünyasından beklentilerini aktaran KTTO Başkanı Deniz, Türkiye’yi her alanda en büyük destekçi ve en büyük ticaret ortağı olarak gördüklerini dile getirdi. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olmak üzere Türkiye’deki oda ve borsalarla köklü ve güçlü ilişkilere sahip bulunduklarını belirten Deniz, TOBB’un uluslararası platformlarda Kıbrıs Türk iş dünyasının sesini duyurma noktasında takdir edilecek bir iş birliği sergilediğini ifade etti. Türkiye’nin farklı illerindeki ticaret ve sanayi odalarıyla da temasların düzenli olarak sürdürüldüğünü anlatan Deniz, Türk iş dünyasından beklentilerinin yalnızca ticaret hacminin artması olmadığını; teknoloji transferinin güçlendirilmesi, ortak üretim modellerinin geliştirilmesi, üçüncü ülkelere ortak ihracat hamleleri yapılması ve girişimciler arasında daha güçlü bağların kurulması olduğunu vurguladı.
YEŞİL HAT TİCARETİNDE BÜROKRASİ ENGELİ VE GÜNEY KIBRIS DEĞERLENDİRMESİ
Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs arasındaki dış ticaret dengesini ve Yeşil Hat Ticareti’ndeki son gelişmeleri değerlendiren Turgay Deniz, Rum tarafının AB üyeliği ve uluslararası tanınmışlığı nedeniyle dış ticaret hacminin Kuzey Kıbrıs’ın oldukça üzerinde olduğunu kabul etmek gerektiğini söyledi. Buna karşın Kuzey Kıbrıs’ın da tarım, hafif imalat ve hizmet sektörlerinde küçümsenemeyecek bir potansiyele sahip olduğunu hatırlatan Deniz, son yıllarda ivme kazanan ancak son dönemde yavaşlama eğilimine giren Yeşil Hat Ticareti’nin bugün 14-15 milyon avro seviyesinde seyrettiğini bildirdi. Ticaretin gerçek potansiyeline ulaşabilmesinin önündeki en büyük engellerin ürün kapsamının dar tutulması, uygulamadaki bürokratik süreçler ve belirsizlikler nedeniyle üreticilerin çekimser kalması olduğunu belirten Deniz, beklentilerinin bu sistemin kolaylaştırılması ve daha fazla üreticinin faydalanabileceği şekilde genişletilmesi olduğunu kaydetti.
“TİCARET SİYASİ SÜREÇLERDEN BAĞIMSIZ BİR YAKINLAŞMA ARACIDIR”
Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında çeşitli kanallar üzerinden devam eden ticari faaliyetlere de değinen Deniz, bu durumun ekonomik ilişkilerin siyasi süreçlerden bağımsız gelişebildiğini net bir şekilde kanıtladığını ifade etti. Kıbrıs Türk iş dünyasının uluslararası ticaret imkanlarından daha fazla yararlanabilmesi ve ticaretin önündeki gereksiz engellerin kaldırılması gerektiğini savunan Turgay Deniz, ticaretin toplumlar arasında güven oluşturan ve refahı artıran en önemli yakınlaşma araçlarından biri olduğunu vurguladı. Deniz, ada genelinde ekonomik potansiyelin tam anlamıyla ortaya çıkarılabilmesi için ticareti kolaylaştıran politikalara, uluslararası iş birliklerine ve özel sektörün rekabet gücünü artıracak yapısal adımlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
