Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

NATO Zirvesi’ne Ankara’dan tepki: “İptal edilsin, Türkiye NATO’dan çıksın”

Siyasi parti sendika ve meslek örgütlerinin oluşturduğu NATO’ya Hayır Koordinasyonu, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi gerekçesiyle uygulanan gözaltılar, toplantı ve gösteri yasakları ile güvenlik önlemlerini protesto etti. Sakarya Caddesi’nde yapılan eylemde,  NATO’nun “savaş ve emperyalizmin aracı” olduğu belirtilerek, Türkiye’nin NATO’dan ayrılması, zirvenin iptal edilmesi ve NATO kapsamındaki askeri anlaşmaların sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Siyasi parti sendika ve meslek örgütlerinin oluşturduğu NATO'ya Hayır Koordinasyonu, Ankara'da

(ANKARA) – Siyasi parti sendika ve meslek örgütlerinin oluşturduğu NATO’ya Hayır Koordinasyonu, Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi gerekçesiyle uygulanan gözaltılar, toplantı ve gösteri yasakları ile güvenlik önlemlerini protesto etti. Sakarya Caddesi’nde yapılan eylemde, NATO’nun “savaş ve emperyalizmin aracı” olduğu belirtilerek, Türkiye’nin NATO’dan ayrılması, zirvenin iptal edilmesi ve NATO kapsamındaki askeri anlaşmaların sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, NATO’yu protesto etmek amacıyla bir araya gelen çok sayıda siyasi parti, sendika ve meslek örgütünün oluşturduğu “NATO’ya Hayır Koordinasyonu”, Sakarya Caddesi’nde açıklama yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB, Ankara Tabip Odası ve Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası adına ortak açıklamayı, KESK Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım okudu.

“ANKARALILAR ABLUKAYA ALINDI”

Yıldırım, “Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun Ankara’da gerçekleştireceği zirve öncesinde, ülkemizde temel hak ve özgürlükleri hedef alan baskı politikaları giderek ağırlaşmaktadır. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek günlerdir ev baskınları yapıldı, çok sayıda kişi gözaltına alındı, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklandı, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar en temel demokratik haklar hedef alınarak kamuoyu üzerinde baskı kurulmaya çalışıldı. Yetmedi, yollar kapatıldı, kamu emekçilerine idari izin verildi, zirve güzergahı üzerindeki şantiyeler durduruldu, yoksul mahallelerin bakımsız evleri görülmesin diye önlerine tenekeden set çekildi. Ankaralılar yani ev sahipleri kendi memleketlerinde ablukaya alındı. İfade ve örgütlenme özgürlüğünün fiilen sınırlandırıldı. NATO’nun Ankara’daki zirvesini takip etmek isteyen çok sayıdaki muhalif medya kuruluşu ve gazetecinin akreditasyon talebi reddedildi. Daha açık bir ifadeyle Ankara’da sıkı yönetim ilan edildi. Ankara’da yaşanan bu tablo, NATO’nun temsil ettiği siyasal aklın küçük bir özetidir aslında” diye konuştu.

“DÜNYANIN İHTİYACI ORTAK ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK”

NATO’nun kuruluşundan bugüne kadar “halkların barış ve özgürlük taleplerinin değil, emperyalist çıkarların, askeri müdahalelerin ve küresel güç mücadelelerinin aracı olduğunu” söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti:

“Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaşlar, işgaller, darbeler ve milyonlarca insanın yerinden edilmesiyle sonuçlanan müdahaleler, NATO’nun ve onun öncülük ettiği güvenlik anlayışının yarattığı ağır sonuçları gözler önüne sermektedir. Ankara’da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi de barışı tesis etmek için değil, artan küresel krizler karşısında askeri harcamaların yükseltilmesini, silahlanma politikalarının genişletilmesini ve yeni güvenlik stratejilerinin oluşturulmasını hedeflemektedir. Oysa dünyanın ihtiyacı daha fazla silah, daha fazla savaş ve daha fazla askeri üs değildir. Dünyanın ihtiyacı; yoksulluğa, eşitsizliğe, açlığa, iklim krizine ve demokratik hak ihlallerine karşı ortak çözümler üretebilmektir. Bizler biliyoruz ki savaşların bedelini hiçbir zaman silah tekelleri, büyük şirketler ve egemen sınıflar ödemez. Savaşların bedelini işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler ve çocuklar öder. Askeri bütçelere ayrılan milyarlarca dolar; okullardan, hastanelerden, kamusal hizmetlerden ve emekçilerin alın terinden kesilmektedir.

Bir yanda silah şirketlerinin karları büyürken, diğer yanda milyonlarca insan yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik içinde yaşam mücadelesi vermektedir. Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil; emeğiyle yaşayan milyonların ortak mücadelesinde, halkın iradesinde, demokraside ve barışta yatmaktadır. Emperyalistler ve yerli işbirlikçileri 6. Filo’yu unutmayın. Dün 6. Filo’nun önünde secdeye duranlar, bugün ülkemizi emperyalizme bağımlı hale getirenlerdir. Emperyalistlere ve yerli işbirlikçilerine karşı bağımsızlık ve demokrasi mücadelemiz 6. Filoya direnenlerin rehberliğinde devam ediyor. Bu ülke; sarayların, saltanatların ve işbirlikçilerin değil; bağımsızlığın, laikliğin, demokrasinin ve emeğin ülkesi olacaktır”

“TRUMP’I VE BARRACK’I TOPRAKLARIMIZDA İSTEMİYORUZ”

“NATO’ya Hayır Koordinasyonu” adına açıklamayı yapan Ecrin Özdil, “Haydutça sağa sola saldıran Trump’ı topraklarımızda istemiyoruz. ‘Size demokrasi değil monarşi yakışır’ diyerek bölge halklarını aşağılayan Tom Barrack’ı topraklarımızda istemiyoruz. NATO demek esaret demektir. Bu esaretin yeni bir örneğini de biz Ankara’da yaşıyoruz” dedi.

“BAŞKENT AÇIK HAVA HAPİSANESİNE ÇEVRİLİYOR”

Zirve kapsamında Ankara Valiliği tarafından alınan önlemlerin eleştirildiği açıklamada, Ankara Valiliği’nin yarından itibaren yürürlüğe sokacağı hukuksuz ve gayrımeşru yasaklara göre el ilanı dağıtımı dahil tüm toplantı, gösteri yürüyüşü ve etkinlikleri yasaklanıyor. Toplantı güvenliğini sağlama bahanesiyle ülkemizin başkenti açık hava hapishanesine çevriliyor. NATO’ya karşı yükselecek sesler önceden boğulmak isteniyor. Evler basılıyor. Gözaltılar, tutuklamalar gerçekleşiyor. NATO’ya tepki göstereceği öngörülen kişi ve kurumlar AKP yargısınca hedef alınıyor. Emperyalizmin büyütüp beslediği AKP karanlığı, emperyalist efendilerine hizmet için elinden geleni ardına koymuyor. NATO demek, saray demektir. Saltanat demektir” denildi.

Açıklamada, NATO toplantısının iptal edilmesi, Türkiye’nin NATO’dan çıkması ve NATO üslerine el konulması, NATO kapsamında yer alınan tüm anlaşmaların tek taraflı olarak feshedilmesi, Türkiye’de bulunan ybancı askerlerin sınırdışı edilmesi çağrısında bulunuldu.