(TBMM) – Avrupa Parlamentosu’nun 2025 Türkiye Raporu, TBMM Genel Kurulu’nda iktidar ve muhalefet partileri arasında tartışmalara neden oldu. Yeni Yol ve DEM Parti grup başkanvekilleri rapordaki antidemokratik uygulamalar ve hak ihlalleriyle ilgili eleştirilerin hamasi söylemlerle geçiştirilmemesini isteyerek reform çağrısı yaptı. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise raporu “nesnel dayanağı olmayan siyasi bir dayatma” olarak nitelendirerek, uluslararası kurumları stratejik körlük ve acziyet içinde olmakla suçladı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu’nda Emniyet Teşkilatı ve basınla ilgili düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşülmesi bekleniyor. Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi parti grup başkanvekilleri gündeme ilişkin konuştu.
Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) açıkladığı Türkiye raporuna ve hükümetin bu rapora yönelik tavrına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Parlamentosu’nun raporuna Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinin itiraz ettiğini belirten Özdağ, “Siz Londra tahkimine niye girdiniz? Niye İstanbul tahkimi yok da Türkiye’nin hukuk sistemi yerine Londra tahkimini anlaşmazlıklarda öne çıkartıyorsunuz? Adalet komisyonlarında üyesiniz. Siz aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine niye üyesiniz” dedi.
Raporda yer alan tespitlerin dikkate alınması gereken yönleri olduğunu vurgulayan Özdağ, Türkiye’deki demokratik gerilemeye işaret ederek reform çağrısında bulundu. Özdağ, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Yakın tarihimizde yaşanan bazı kırılmaların ardından otoriterleşme eğilimlerinin güçlenmesi, korku ikliminin yaygınlaşması ve demokratik standartlarda yaşanan gerilemeye ilişkin tespitlerin dikkate alınması gerekir. Bu eleştirileri kategorik biçimde reddetmek yerine eksikliklerimizden ders çıkararak gerekli düzeltmeleri yapmak ve kapsamlı reformlara yönelmek zorundayız. Hatta, öyle bir demokratikleşme, hukuk ve özgürlük hamlesi, reformu gerçekleştirmeliyiz ki Avrupa’nın koyduğu standartları dahi aşabilelim biz. Meseleyi kişiselleştirmenin, her eleştiriyi bir egemenlik tartışmasına dönüştürmenin veya hamasi söylemlerle geçiştirmenin kimseye faydası yoktur.”
TEMELLİ: “RAPOR YAZILINCA MI AĞRIMIZA GİDİYOR?”
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Avrupa Parlamentosu raporlarının tarihsel sürecine değinerek, “Bu rapor geçmiş yıllarda, 2016’ya kadar, ilerleme raporu olarak yayınlanırdı. Sonra baktılar bir ilerleme yok, raporun adını değiştirdiler. O kadar kararlıyız ki biz insan hakları, demokrasi konusunda ilerlememeye hatta geri gitmeye, adamlar raporun adını değiştirdiler. Şimdi, bu ülke raporunun üzerine konuşuyoruz, Avrupalılar neden böyle demiş de nasıl bu rapor böyle yazılırmış da? Ya, biz kendi halimizi bilmiyor muyuz? Bizim yaptığımız hak ihlallerinden, bizim yaptığımız hukuk dışılıklardan, bizim antidemokratik uygulamalarımızdan kendimizin haberi yok mu? Başkaları söyleyince mi ağrımıza gidiyor?” dedi.
Türkiye’de tutuklu bulunan siyasetçiler üzerinden yargısal süreçleri eleştiren ve Adalet Bakanı’nın raporda adının geçmesine değinen Temelli, şöyle konuştu:
“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş hakkında 3 kere karar vermesine rağmen biz Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde tutmaya devam ediyor muyuz, etmiyor muyuz? Ediyoruz. Can Atalay hala cezaevinde mi? Evet. Ekrem İmamoğlu cezaevinde mi? Evet. Bu ülkede siyasetçiler cezaevinde mi? Evet. Rapora yazılınca mı ağrımıza gidiyor? Adalet Bakanı’nın adı geçiyor ya raporda, durum bu kadar vahim bir hale gelmiş, ilerleme adına bir şey olmadığı gibi sürekli olarak geriliyoruz ve diyoruz ki: Avrupa Birliği bizi böyle kabul etsin ama biz yatırımlara devam edelim, NATO gelsin, ağırlayalım, Avrupa gelsin, ağırlayalım, silah üretmeye devam edelim.”
EMİR: AKP’NİN DEVLETİ OLUNCA, DANIŞMANIN GENÇLİK KOLLARINDAN GELMESİ NORMAL GELİYOR
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AKP’nin nepotizm ve yandaş kayırmacılığı yaptığını ileri sürerek, İçişleri Bakanlığı danışmanlığına AK Parti Rize Gençlik Kolları Başkanı Onuralp Kazmaz’ın atandığını belirtti.
Emir, “Ya, bunlar eskiden bazen olurdu ama en azından söylenmezdi, yüze vurulunca utanılırdı veya o işlem geri alınırdı. O kadar normal ki elbette ki parti devleti olunca, AKP’nin devleti olunca, AKP’nin sakanının danışmanının da yine AKP Gençlik Kolları’ndan gelmesi ve AKP İl Başkanlığı’nın da bunu büyük bir mutlulukla hiç utanmadan, sıkılmadan bildirmesi, paylaşması çok normal geliyor. Oysa Türkiye bunu hak etmiyor” dedi.
Ülkede milyonlarca yetişmiş gencin iş bulamadığını ve intihar etmek zorunda kalanlar olduğunu söyleyen Emir, “Bakın, 1 milyon öğretmen sırada bekliyor atanmadığı için. Açlık grevinin bugün 4’üncü günündeler, daha dün Meclis’in kapısında tartaklandılar. Bir yanda bu milyonlar var, yetişmiş kadrolar ‘Liyakatli sınav yapın, bizi mülakatsız alın, hak ettiğimiz kadrolara yerleşelim, mesleğimizi yapalım’ diyenler, bir taraftan da geniş otobanlardan, hiçbir şey yapmaksızın, sınavsız, mülakatsız, kadrosuz direkt danışman atanan AKP’nin yavruları var. Milletimiz bunların hepsini görüyor” ifadelerini kullandı.
AK PARTİLİ USTA’DAN “TÜRKİYE RAPORU”NA TEPKİ
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği 2025 Türkiye Raporu’na tepki gösterdi. Raporu kesin bir dille reddettiklerini belirten Usta, metnin nesnel bir dayanağının olmadığını, tamamen siyasal hesaplarla ve Türkiye karşıtı odakların dayatmalarıyla kaleme alındığını savundu.
Küresel dengelerin altüst olduğu bir çağda güvenlikten enerji arzına, göç kontrolünden bölgesel huzura kadar her alanda kilit taşının Türkiye olduğunu ileri süren Usta, “Ev sahipliğini yapacağımız ve küresel güvenliğin rotasını çizeceğimiz önümüzdeki NATO Zirvesi ülkemizin uluslararası arenadaki bu kurucu ve vazgeçilmez rolünün en somut göstergesidir. Hal böyleyken, Avrupa Parlamentosu’nun vizyoner bir ortaklık geliştirmek yerine bayatlamış ezberlerin ve stratejik bir körlüğün arkasına sığınması tam bir acziyet göstergesidir” dedi.
Dünyadaki krizlere ve yaşanan insanlık dramlarına karşı sessiz kalındığını belirten Usta, “Dünyadaki krizlere, gözü önünde yaşanan insanlık dramlarına, katil İsrail’e ses çıkaramayan ve bu yüzden meşruiyetini tamamen yitiren yapıların Avrupa Parlamentosu’nun, Avrupa Konseyi’nin, Birleşmiş Milletler’in hukuk mekanizmamıza yön vermeye çalışması abesle iştigaldir. Hiçbir bağlayıcılığı olmayan bu mesnetsiz raporu kesin bir dille reddediyoruz” şeklinde konuştu.
