(ANKARA) – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, “Biz üç senedir bu sonuçları okumayan, okusa dahi bunun hayata geçmesi için çaba göstermeyen bir Milli Eğitim Bakanı, Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı ve AK Parti nedeniyle çok kötü koşullarda çalışıyoruz, çalıştırılıyoruz. Bu ülkede öğretmenler mücadele etmek zorunda bırakılıyorsa, mücadele edilir” dedi.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, sendika genel merkezi önünde düzenlediği basın açıklamasında, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin üç gündür sürdürdüğü eyleme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak belgeler eşliğinde yaşadıkları mağduriyeti anlattı. Edebali, özetle şunları anlattı:
“Yusuf Tekin, 4 ay önce bir televizyon programına çıktı ve kendisine şu soru soruldu; “Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin taban maaş talebi var. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?” Şu cevabı verdi; “Onların hukuk rejimi farklı.”
Bir bakanın manipülasyon yapma yeteneğini biliyoruz. Fakat tarihsel belgelerden ve somut olarak bizim olan haklardan haberdar olmadığını düşünüyoruz. Üstelik Türkiye’de özel okul sayısı bu kadar fazla değilken, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sayısı da bu kadar fazla değilken şu maddeyi kaldırıyor: ‘Özel okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara, kıdemlerine göre dengi resmî okullarda ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez.’ Biz şunu söylüyoruz: Biz Yusuf Tekin’den bir şey istemiyoruz. Biz, bizim olana ulaşmak istiyoruz. Yüz binlerce öğretmeni asgari ücret koşullarına mahkûm eden, patronlara eğitim alanını teslim eden bir uygulamanın son bulmasını istiyoruz.
Bizim Ahmet Akça patronumuz, bizim İbrahim Taşel patronumuz, Selçuk Pehlivanoğlu patronumuz. Sizlerin dostu olabilir, bizim patronumuz; bu kadar basit. Siz öğretmenleri, 52 gün boyunca orada ailesinden uzak kalan direniş öğretmenlerini bu sözlerle oyaladınız. Devlet adına oyaladınız ve bugün o koltukta değilsiniz. Sayın Kemal Şamlıoğlu’na söyleyeyim bunu; bugün o koltukta değilsiniz. Devletin hafızasıydınız ve artık değilsiniz ama sorumluluk hâlâ devletindir. Bizimle kimse görüşmüyor. Biz, şu hakları, somut delilleri dahi bir eylem görüntüsü altında ifade etmek durumundayız. Biz üç senedir bu sonuçları okumayan, okusa dahi bunun hayata geçmesi için çaba göstermeyen bir Milli Eğitim Bakanı, Milli Eğitim Komisyonu Başkanlığı ve AK Parti nedeniyle çok kötü koşullarda çalışıyoruz, çalıştırılıyoruz. Bu ülkede öğretmenler mücadele etmek zorunda bırakılıyorsa, mücadele edilir. Ve hiçbir güç, hiçbir güç bu öğretmenleri ne marjinal ilan edebilir ne de amacı başka olan bir güruh olarak görebilir. Onun için saklanıyorlar. Onun için karşımıza çıkamıyorlar. Hep kaçıyorlar.”
Eğitimciler, sendika genel merkezi önünde açlık grevlerini sürdürüyor.
