(ANTALYA) – Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bu yıl “Daima” temasıyla gerçekleştirilecek 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne ilişkin, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, böylesine köklü bir kültür ve sanat mirasını geleceğe taşımanın, sanatın yanında durmanın, sinemaya ve sinema emekçilerine sahip çıkmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin basın toplantısına Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ve Festival Başkanı Büşra Özdemir, Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı yönetmen Derviş Zaim, Uluslararası Uzun Metraj Jüri Üyesi oyuncu Fadik Sevin Atasoy, Festival İdari Direktörü Ramazan Demir, ANSET Genel Müdürü Canip Can ve Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz katıldı.
Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Özdemir, burada yaptığı konuşmada, festivalin bu yılki sloganının “Daima” olduğunu hatırlattı.
Sinemanın ışığının hiç sönmemesini istediklerini belirten Özdemir, “İnsanı, insanlığı ve yaşamı aydınlatan bu ışığın her koşulda var olacağına inanıyoruz. Altın Portakal’ın geçmişinden aldığı güçle geleceğe meşalesini, yeni kuşaklarla buluşmasını ve sinemaya duyduğumuz sevginin nesilden nesile aktarılmasını istiyoruz. Sinemanın ışığı daima bizimle olsun” diye konuştu.
Özdemir, çocuk filmlerinin ücretsiz gösterileceği festivalde indirimli biletin 20, tam biletin ise 50 lira olacağını söyledi. İki yıldır gerçekleştirilen özel seçkiyle savaşın sürdüğü ülkelerdeki sinemacılara kulak verildiğini dile getiren Özdemir, “Bu yıl İran, Filistin, Ukrayna ve Lübnan filmleri bu özel seçkimizde sinemaseverlerle buluşacak. Festivalimiz aracılığıyla bu bölgelerdeki sinemacıların filmlerine destek vermekten memnuniyet duyuyoruz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, böylesine köklü bir kültür ve sanat mirasını geleceğe taşımanın, sanatın yanında durmanın, sinemaya ve sinema emekçilerine sahip çıkmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
“FESTİVALLER BİR KENTİN OCAKBAŞIDIR”
Basın toplantısında konuşan Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Derviş Zaim, festivalin kendi sanat hayatındaki yerine işaret ederek, şunları söyledi:
“1996’da sinemada ilk ödülümü buradan aldım. Tabutta Rövaşata dünyada ilk gösterimini burada yaptı. 30 sene önce çekilen bir filmin yönetmeni olarak buraya jüri başkanı göreviyle gelmekten çok mutluyum. Festivaller bir kentin ocakbaşıdır. İnsanlar ocakbaşına gelir ve kendilerini anlatır. Hayallerini, düşüncelerini, geçmişe ve geleceğe dair tasavvurlarını dile getirir. Bu anlamda festivaller de bir ocakbaşıdır. Nasıl bir hayat istediğinizi, ne düşündüğünüzü ve çok daha önemlisi, ne hissettiğinizi bize gösterir. Bizim, kendimizi konuştuğumuz yer ocakbaşıdır ve bu ocakbaşının değil 63’üncü yılını; 73’üncü, 83’üncü, 100’lü senelerini görmesini istiyorum. Çünkü bu, bizim ruhumuzu zenginleştiren bir platform, bir şenlik. Ve bu şenliğin bir parçası olmak beni mutlu ediyor. 20 yıldan fazla yapılan festivallere artık ‘eski’ deniyor. Kıymetini bilmek lazım. İyisiyle kötüsüyle, inişiyle çıkışıyla bunu sürdürmek kolay değil. Böyle bir geçmişin de sorumlusu olarak geleceğe devam etmek gerekiyor.”
“BURADA DOĞDUM, BÜYÜDÜM”
Uluslararası Uzun Metraj Jüri Üyesi oyuncu Fadik Sevin Atasoy da Uluslararası Yarışma’da 23 ülkeden 13 filmin yer almasının çok kıymetli olduğunu dile getirerek, “Altın Portakal, ülkemizin kültürel hafızasıdır” dedi.
İlk ödülünü 42. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde aldığını, 45. Festivalde Tuncel Kurtiz başkanlığındaki jüride, 9 yıl önce de yönetmen Elia Süleyman başkanlığındaki jüride görev yaptığını hatırlatan Atasoy, “Sinema anlamında burada doğdum, büyüdüm, geliştim diyebilirim” diye konuştu.
Festivalle ilgili yenilikler hakkında bilgi veren İdari Direktör Ramazan Demir ise bu yıl engelli bireyler için iki film gösteriminin yanı sıra 16 ilçeyi kapsayan “Gezen Sinema” uygulamasının da devam ettiğini belirtti. Demir ayrıca festivalin çevrecilik alanında da yeni bir aşamaya geçeceğini aktarark, “Kasım ayı sonunda Antalya’da gerçekleştirilecek küresel COP31 iklim zirvesiyle de uyumlu olarak festival bünyesinde ‘Yeşil Setler Mümkün’ platformuyla işbirliğine giderek çevreci setler, çevreci filmler konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda bu yıldan itibaren festivalin karbon ayak izini ölçmeye başlıyoruz. Hedefimiz bu oranı, her yıl düşürmek. Bu sebeple bu yıldan itibaren festivalde basılı materyalleri azalttık. Festival kataloğu ve gazetesi artık tamamen dijital olarak sağlanacak” dedi.
ANSET Genel Müdürü Canip Can da, “Festivalimiz köklü geçmişinden aldığı güçle sinemayı desteklemeye, sinema kültürünü geliştirmeye ve bu değerli mirası gelecek kuşaklara aktarmaya devam ediyor. Amacımız sanatçılarımızdan sektör profesyonellerine, basın mensuplarımızdan izleyicilerimize kadar herkes için nitelikli ve güçlü bir deneyim sunmak” diye konuştu.
FESTİVALDE 11 MİLYON LİRALIK PARASAL ÖDÜL
Festival Sanat Yönetmeni Deniz Yavuz ise program hakkında detaylı bilgiler verdi.
Altın Portakal’ın ana iskeletini oluşturan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ulusal Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışması, Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması ve bu yıl 13. kez gerçekleşecek Film Forum bölümlerinde bu yıl da sinema adına heyecan verici çalışmalar olduğunu dile getiren Yavuz, festivalin ödüllerinden de bahsetti.
Yavuz, “Film Forum’un iki ana bölümünde toplam beş kategoride 27 proje, toplamda verilecek 1,5 milyon liralık proje destek ödülünün sahibi olmak için yarışacak. Film Forum’un bir kategorisi Antalya’nın değeri Sümer Tilmaç adına veriliyor. Bu yıl Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda en iyi filme 5 milyonluk maddi ödül verilirken toplamda 11 milyon liralık bir parasal ödül sağlanacak” ifadelerini kullandı.
ALTIN PORTAKAL SAVAŞLARA TAVRINI JÜRİSİ VE ÖZEL BÖLÜMÜYLE GÖSTERİYOR
Deniz Yavuz, festivalin Uluslararası Jüri yapısı ve bu yıl programda özel olarak yer alan “Kökler-Işık ve Kamera” seçkisiyle savaşların yaşandığı coğrafyalara ışık tuttuklarını ifade ederek, şunları söyledi:
“Uluslararası jürimizin başkanlığını Yunanistanlı usta görüntü yönetmeni Andreas Sinanos yaparken Filistinli oyuncu ve yapımcı Yasmine Al-Massri, Ukraynalı yönetmen ve senarist Maryna Er Gorbach ve ülkemizin başarılı oyuncuları, dünya çapında yer aldıkları işlerle Türkiye’yi temsil eden Fadik Sevin Atasoy ve Nejat İşler yer alıyor. Bu kıymetli jüriyi oluştururken savaşların yaşamları tarumar ettiği bölgelerdeki sinema insanlarıyla bir araya gelmek istedik.
Bu yıl çevremizde süren trajedilerle kurmaya çalıştığımız bağ sadece jürimizdeki bu iki isimle sınırlı değil. Festivalimizde, savaşın hala sürdüğü bu bölgelere yakından bakmak üzere Filistin, Lübnan, Ukrayna ve İran’daki sinemacıların üretimlerini gözler önüne seren 13 seçki filmi yer alıyor. Hem bu trajedilerin geçmişine atıfta bulunmak hem de bu koşullarda hâlâ orada yaşamaya devam eden insanlara saygı duruşunda bulunmak adına ‘Kökler’ kelimesini ve bu koşullarda yaşamakla kalmayıp üretmeye çalışan sinemacıların emeğini kutlamak için ‘Işık ve Kamera’ kelimelerini seçerek bu özel bölümü oluşturduk.
“DAİMA ALTIN PORTAKAL’LA KALIN”
Işık, sinemanın vazgeçilmezidir; bu yılın festival sloganı olan ‘Daima’ sözcüğünün alt metninde de ‘Sinemanın ışığı daima açık kalsın’ felsefesi yatmaktadır. Bugünlerde sinemanın ışığına en fazla ihtiyaç duyanlar da savaşın esir aldığı bölgelerdeki sanatçılar olsa gerek. Bu yıl, keskin şekilde sürekli vurgulayacağımız gibi daima sinemayla ve daima Altın Portakal’la kalın.”
Festival, 24 Ekim Cumartesi geleneksel kortejle başlayacak. Aynı akşam Antalya Spor Salonu’ndaki açılış töreni düzenlenecek. Festival, sekiz günlük maratonun sonunda 31 Ekim Cumartesi Cam Piramit’teki ödül töreniyle sona erecek.
Festivalin Ulusal Jürisinde oyuncular Meryem Uzerli, Fatih Artman, sanat yönetmeni Sırma Bradley, müzisyen Rahman Altın, sinema akademisyeni Elif Demoğlu ve kurgucu Aylin Zoi Tinel yer alıyor. 2026 yılı yapımı 12 sinema filmini değerlendirecek jüriye senarist, yazar, yönetmen Derviş Zaim başkanlık ediyor.
40 FİLMİN TÜRKİYE’DE İLK GÖSTERİMİ YAPILACAK
Antalyalı sinemaseverler bu yıl festivalde toplam 41 yabancı filmle buluşacak. Filmlerin 40’ı Türkiye’de ilk gösterimi yaparken 13’ü Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Uluslararası Yarışma filmlerini görüntü yönetmeni Andreas Sinanos başkanlığında Filistinli oyuncu ve yapımcı Yasmine Al-Massri, Ukraynalı yönetmen ve senarist Maryna Er Gorbach ve oyuncular Fadik Sevin Atasoy ile Nejat İşler’den oluşan jüri değerlendirecek.
Ulusal Kısa Film Yarışması ve Ulusal Belgesel Film Yarışması için 10’ar film yarışmada olacak. Ulusal Kısa Film jürisinde yönetmen Hakkı Kurtuluş, kurgucu Melike Kasaplar ve yönetmen Belkıs Bayrak yer alıyor. Belgesel Film Yarışması jürisi ise yönetmen Aslı Akdağ, yönetmen ve yapımcı Selçuk Metin ilee akademisyen Sabire Soytok’tan oluşuyor.
Üç yıldır süren Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın bu yılki jüri üyeleri de görüntü yönetmeni Uğur İçbak, sanat yönetmeni Natali Yeres ve oyuncu Nihan Okutucu’dan oluşuyor. Yarışmaya, ülke çapında sinema eğitimi veren 70 okuldan başvuru alındı ve 12 farklı okuldan 12 finalist kaldı.

