(ANTALYA) – Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl 11’incisini düzenlediği “Kaleiçi Old Town Festivali”, tarihi Kaleiçi sokaklarını sanatın farklı disiplinleriyle buluşturdu. Resimden heykele, seramikten fotoğrafa uzanan sergiler ve atölye çalışmalarıyla Kaleiçi, açık hava sanat galerisine dönüştü. Tarihi mekanlarda sahnelenen bale gösterileri, konserler, defileler ve dans performansları ise festivalin kültür ve sanat atmosferini kentin simge noktalarına taşıdı.
11. Kaleiçi Old Town Festivali kapsamında Hadrian Kapısı önünde gerçekleştirilen “Likya’nın Atları” heykel çalıştayı, sanatseverleri heykelin üretim sürecine tanıklık etmeye davet etti. Heykeltıraş Cem Güney Çevikbaş, Üç Kapılar’ın tarihi atmosferinde yürüttüğü çalışmada Likya atı heykelinin gövdesini tamamladı.
Geçen yıl festivalde heykelin başını yaptıklarını belirten Çevikbaş, bu yıl gövde üzerinde çalıştıklarını söyledi. Tamamlanan çalışmanın daha büyük ölçekli bir heykel projesi için hazırlık niteliği taşıdığını ifade eden Çevikbaş, Muratpaşa Belediyesi’nin sağladığı imkanlarla festival kapsamında verimli bir çalışma gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Likya atlarının tek bir heykelden ibaret olmadığını, toplam 30 heykelden oluşacak bir koleksiyon olarak tasarlandığını belirten Çevikbaş, Antalya’ya simge olacak 10 metre yüksekliğinde anıtsal bir Likya atı heykeli yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Belediyelerin ve valiliğin desteğiyle projeyi birkaç yıl içinde hayata geçirmeyi umduklarını aktaran Çevikbaş, Çanakkale’nin nasıl bir Truva Atı varsa Antalya’nın da Likya Atı olsun istiyoruz” diyerek Antalya’nın kendine özgü bir simge heykele sahip olması gerektiğini vurguladı.
Çevikbaş, Likya Yolu’nun başlangıç noktasında konumlandırılacak anıtsal heykelle kente yeni bir simge kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.
ÜÇ KAPILAR’DA BALE ZARAFETİ
Festivalin dikkati çeken etkinliklerinden “Hadrian’ın Kuğuları” bale gösterisi, Hadrian Kapısı’nın tarihi dokusunu dansın zarafetiyle buluşturdu. Beyaz kostümleriyle kuğuları andıran balerinler, kentin simge yapısı önünde sergiledikleri performansla izleyicilere görsel bir şölen sundu. Yoğun ilgi gören gösteri, tarihi mekanın etkileyici atmosferinde sanatseverlere unutulmaz anlar yaşattı.
HIDIRLIK KULESİ’NDE MÜZİK VE MODA RÜZGARI
Festival kapsamında Antalya Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, Hıdırlık Kulesi Seyir Terası’nda şan konseri verdi. Denize karşı uzanan manzarasıyla öne çıkan terastaki konserde soprano Arzu Aydoğdu, tenor Erdi Can Aybaş ve piyanist Talgat Arakeev sahne aldı. Ziyaretçilerin ilgiyle takip ettiği konser, dinleyicilere keyifli anlar yaşattı.
Aynı noktada gün batımında düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Anadolu’nun Couture Yorumu” adlı defile de festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Küratörlüğünü Aydın Işık’ın üstlendiği defilede Muhammer Ketenci, Kunkei Sabina ve Gözde İşbilir’in tasarımları dört farklı sunumla izleyiciyle buluştu.
Uçuşan kumaşlar, rengarenk tasarımlar, özgün kesimler ve farklı tarzlar, Hıdırlık Kulesi’nin tarihİ dokusunu deniz manzarasıyla bir araya getirdi. Gün batımının eşlik ettiği defile, moda ve sanatı Kaleiçi’nin eşsiz atmosferinde buluşturdu.
KALEİÇİ’NDE MÜZİK SOKAKLARA TAŞTI
Festival boyunca Hadrian Kapısı önünde her gün düzenlenen konserler, Kaleiçi’nin tarihi meydanını müzikle buluşturdu. Hareketli ezgilerle canlanan meydan, kent sakinleri ve ziyaretçilerin bir araya geldiği noktalardan biri oldu. Tarihi sokaklarda gerçekleştirilen müzik performansları da festivalin coşkusunu Kaleiçi’nin farklı noktalarına taşıdı.
TARİHİ SOKAKLAR AÇIK HAVA SANAT GALERİSİNE DÖNÜŞTÜ
Kaleiçi’nin tarihi evleri ve dar sokakları, festival boyunca resim, heykel ve fotoğraf sergilerine ev sahipliği yaptı. Tarihi yapıların önünde tuval ve fırçalarını buluşturan sanatçılar, açık havada gerçekleştirdikleri çalışmalarla kentin kültürel dokusuna farklı bir renk kattı. Sergiler, ziyaretçilere sanat eserlerini tarihî çevreyle iç içe deneyimleme fırsatı sundu.
Festival kapsamında düzenlenen halk katılımlı atölyeler de sanatseverleri üretim sürecine dahil etti. Katılımcılar, farklı sanat disiplinlerini deneyimleyerek festivalin paylaşım ve üretim ortamına katkıda bulundu.
Sergide eserleri yer alan Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü yüksek lisans öğrencisi Osman Özeren, eserlerini sergilemek amacıyla festivale katıldığını belirterek gördükleri ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Çalışmalarında soyut anlatımların yanı sıra güncel ekonomik sorunlara da yer verdiğini aktaran Özeren, her eserin kendine özgü bir anlam taşıdığını söyledi. Eserlerin izleyici tarafından yorumlanmasının önemine değinen Özeren, sanatseverlerin çalışmaların karşısında durarak eserleri incelemeleri ve kendi yorumlarını katmaları gerektiğini dile getirdi.

