Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zafer Partisi Aslan: “Zafer Partisi, Akbelen köylülerini mücadelelerinde yalnız bırakmayacak”

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, partisinin Akbelen Ormanı raporunu ilişkin “Bu mücadelede Akbelen sakinleri ile birlikte en ön saftayız. Zafer Partisi, Akbelen köylülerini mücadelelerinde yalnız bırakmayacak. Birileri göçe zorlanacaksa onlar madenciler olacak, Akbelen köylüleri değil” dedi.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, partisinin Akbelen

(ANKARA)- Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Esmaül Hüsna Aslan, partisinin Akbelen Ormanı raporunu ilişkin “Bu mücadelede Akbelen sakinleri ile birlikte en ön saftayız. Zafer Partisi, Akbelen köylülerini mücadelelerinde yalnız bırakmayacak. Birileri göçe zorlanacaksa onlar madenciler olacak, Akbelen köylüleri değil” dedi.

Zafer Partisi Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, partisinin Akbelen Ormanı ile ilgili raporunu açıkladı.

Raporda, 1987 yılında bölgede devlet eliyle başlayan madencilik serüveninin detayları anlatıldı. Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devlet tarafından işletildiği bir dönemde, söz konusu santrallerde milyonlarca dolar harcanarak Polonya menşeli bir firmaya kapsamlı revizyon, yenileme ve iyileştirme çalışmaları yapıldığı aktarılan raporda, bu çalışmanın özelleştirmenin hemen öncesinde yapıldığına dikkat çekildi.

Aslan, “Bahsettiğimiz iki santral, 2014 yılında 2,7 milyar dolarlık bir bedelle özelleştirilerek Limak Holding ve IC İçtaş’ın eşit ortaklığıyla kurulan YK Enerji tarafından devralındı. Santrallerin sahipleri, her yerde bu ihaleden ‘Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirmelerinden biri’ diye övünerek bahsediyorlar. Bunun övünülecek bir tarafı yok. Diğer taraftan da komisyon raporumuza yansıyan önemli hususlardan biri de santrallerin tam da bu özelleştirme öncesinde kapsamlı ve pahalı bir yenileme çalışmasından geçirilmesi. Yani devlete ait santralleri yandaşa altın tepside sunmuşlar. Devletin kasasından milyonlarca dolar harcayarak santralleri yenileyip, madenci şirketlere ‘siz yeter ki kârınıza kâr katın’ demişler” dedi.

“Akbelen köylülerine aktif savaş ilan edilmiştir”

Akbelen ve çevresinin yüksek biyoçeşitliliği ve yoğun tarımsal üretimi sayesinde ülkenin önde gelen üretim alanlarından biri olduğuna dikkat çekilen raporda, “ayrıca santrallerin kül depolama sahalarının, toprak ve suya ağır metal sızdırdığına dair bilimsel ve saha temelli raporlar bulunmaktadır” vurgusu yapıldı. Madenciliğin bölgedeki etkilerini aktaran Zafer Partili Aslan, “Mart 2024’te yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Akbelen çevresindeki geniş bir alan maden sahası ilan edilmiş ama kamuoyunun direnişi, bu kararı iptal ettirmişti. Ancak belli ki hedefler değişmemiş. Bu kez, geçtiğimiz 10 Ocak’ta gelen acele kamulaştırma kararı maden yağmasından vazgeçilmediğinin kanıtıdır. Akbelen köylülerine aktif savaş ilan edilmiştir” ifadesini kullandı.

Maden ve santrallerin yürütücüsü YK Enerji isimli şirketin doğa katliamı yaparken aralıksız propaganda sürdürdüğünü belirten Esmaül Hüsna Aslan, “Korkunç bir aldatmaca ile karşı karşıyayız. Maden sahasında patlatılan dinamitler, köylerdeki evlerin duvarlarında yarıklar oluşturuyor ama madenci şirket ‘Bizim Köy’ diye bir propaganda dergisi çıkarıyor. Maden sahası Mars yüzeyi gibi delik deşik olmuş durumda ama madenci şirketin internet sitesinin her yerinde ‘madencilik ve zeytincilik birlikte mümkün’ sloganı yazılı. Siteye baksanız harikalar diyarındayız ama
Akbelenliler cehennemi yaşıyor” değerlendirmesini yaptı.

“Şirketin yalan propagandasının bir sınırı yok”

İkizköy sakinlerinin 2019 yılından beri aktif direnişte olduğu, bu süreçte defalarca ağaç katliamı yapıldığı ve katliamı engellemeye çalışan köylülerin gözaltına alındığını aktaran Aslan, “Altı yıllık süreçte şirketin ağaçları kestiği defalarca belgelendi. Jandarma birlikleri bu katliamları engellemeye çalışan köylüleri defalarca gözaltına aldı. Ama şirket zeytin ağaçlarının nasıl güzel taşındığını, bu uygulamanın nasıl doğal bir uygulama olduğunu anlatıp duruyor. Peki şirket ballandıra ballandıra anlattığı bu uygulamadan kaç zeytin ağacının yararlandığını söylüyor mu? Elbette hayır! Yüz binlerce ağacın bulunduğu alan tıraşlandı ama şirketin sitesinde sadece taşınan 121 ağacın yeni yerlerinde mutlu mesut yaşamaya devam ettikleri anlatılıyor. Geriye kalan on binlerce ağaç nerede? Bunun hesabını kim verebilir? Henüz kesilmemiş olan zeytinlerin madenin tozuna boğulmasının hesabını kim verebilir?
Minareyi çalan kılıfını da hazırlarmış… Şirketin yalan propagandasının bir sınırı yok ne yazık ki” şeklinde konuştu.

10 Ocak’ta alınan ‘acele kamulaştırma’ kararına ilişkin Aslan, “Bu karar, madencilerin artık ormandan da çıkıp köylerin sokaklarına kadar sokulması anlamına gelmektedir. Ekonomik ömrünü doldurduğunu tespit ettiğimiz bir madende maden sahasını hele de böyle yöntemlerle genişletmek, gözünü kâr hırsı bürümüş şirketin sineğin yağını çıkarma mücadelesidir. İyi niyet arama, ülkenin enerji ihtiyacından bahsetme dönemi çok çok geride kalmıştır. Çünkü artık yürürlükte olan plan sadece zeytinleri, cevizleri, tarım arazilerini yok etmek değil, Akbelen köylülerini de yerlerinden, yurtlarından etmektir” dedi.

2026’nın Akbelen köylüsü için “yurtlarından göçe zorlanma’ yılı olacağını, yaşanan tüm gelişmelerin buna işaret ettiğini belirten Aslan, “Bu mücadelede Akbelen sakinleri ile birlikte en ön saftayız. Zafer Partisi, Akbelen köylülerini mücadelelerinde yalnız bırakmayacak. Birileri göçe zorlanacaksa onlar madenciler olacak, Akbelen köylüleri değil” ifadelerini kullandı.