Seyfi Çelikkaya
(YOZGAT) – Yozgat’ta ramazana hareketliliği, önceki yıllara göre daha sakindi. Geçmiş yıllarda ilk sahur öncesinde çarşı pazarda öğleden sonra başlayan hareketlilik bu yıl yerini sakin bir ortama bıraktı. Yozgat’ın en hareketli alışveriş noktalarından Meydan Yeri bölgesinde işyeri bulunan esnaf Orhan Dolangez, “Biz ramazanın geldiğini insanların yüzlerindeki tebessümden anlardık, en kötü şartlarda bir hazırlık vardı. Bir neşe, bir coşku vardı. Ama şimdi insanlarda böyle bir şey söz konusu değil. Mutlu değiller. Alım güçleri her geçen gün düşüyor” dedi.
Yozgat’ta ilk teravih namazı kılındı, gece sahura kalkan ailelerden kimileri evlerinde hamur yoğurup, bazlama yaptı, kaynattıkları hoşafı içerek oruca başladı. Akşam iftar için ise börekler açıldı, tatlılar yapıldı ama hem sahurda hem de iftarda kurulan sofraların vazgeçilmezlerinin fiyatları el yaktı. Geçen sene tanesi 10 lira olan hurma bu yıl 15 lira oldu.
Ramazan dolayısıyla bu yıl geçen yıllara göre hareketliliğin düşük seviyede olduğuna dikkati çeken esnaf Orhan Dolangez, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Geçen sene 175 liraya sattığımız Karaman üzümünü bu sene 370 liraya satıyoruz. Geçen sene 250-300 liraya sattığımız ‘bebe incir’ dediğimiz çok küçük, incelerin fiyatı 300 lira. Diğer normal incirler 500 lira ile 750 lira fiyat arasında değişiyor. Geçen sene 300 liraya sattığımız ceviz bu sene 500-600 lira fiyatlar arasında. Hurmayı 350 liraya satıyorduk. Bu sene hurmanın fiyatı 600 lira. Normal ucuz hurmanın fiyatını 100 liraya satıyorduk, mesela 75 liraya sattığımız bu hurmayı bu sene 135 liraya satıyoruz. Bazı ürünlerde, özellikle yerli ürünlerdeki fiyat artışları yüzde 100’ün üzerinde. İthal ürünlerde yüzde 40, yüzde 50 bandında fiyat artışları söz konusu. Girdi maliyetlerinin tarımsal alanda artmaya başlaması, gübrede, tohumda, mazotta artmaya devam etmesi, üretim maliyetleri direkt ürüne yansıyor; tezgahlara yansıyor, fiyatlara yansıyor. Kuraklık da söz konusu.
“Sürekli artışlar insanları yoruyor, bıkkınlık getiriyor”
Biz ramazanın geldiğini insanların yüzlerindeki tebessümden anlardık, en kötü şartlarda bir hazırlık vardı. Bir neşe, bir coşku vardı. Ama şimdi insanlarda böyle bir şey söz konusu değil. Mutlu değiller. Alım güçleri her geçen gün düşüyor. Ortalama bir aile evine bu tarz ürünleri gram gram almaya başladı. Fiyatlarda bir denge söz konusu değil. Sürekli artışlar insanları yoruyor, bıkkınlık getiriyor. Bize sitem söz konusu burada. Ama biz burada en son noktayız. Biz sadece burada kâr oranlarımız, sabit bir kar oranlarımız söz konusu. Bu kar oranlarımızı üzerine koyup satıyoruz.”

