SEYFİ ÇELLİKKAYA
Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Kösrelik köyünde yaşayan Devlet Sanatçısı Raşit Öztürk için, ‘KOP ile geleneksel el sanatlarını yaşatıyoruz’ projesi kapsamında mülki idarenin de desteğiyle teşhir salonu yaptırıldı. 66 yaşındaki Öztürk, doğadan topladığı ağaç kökleri ve dallarını, doğallığını bozmadan baston ve çeşitli figürlere dönüştürerek, 700 civarında eser ortaya çıkardı.
Yozgat’ın Aydıncık ilçesine bağlı Kösrelik köyünde ikamet eden Devlet Sanatçısı Raşit Öztürk, 2006 yılından itibaren doğadan topladığı ağaç kökleri ve dallarına şekil vererek yaptığı 700 civarındaki eseri, oluşturulan salonda teşhir edilmeye başlandı.
Ankara’da çalıştığı fabrikadan 2006 yılında emekli olduktan sonra Yozgat’ın Aydıncık ilçesi Kösrelik köyüne yerleşen Raşit Öztürk, doğadan topladığı ağaç kökleri ve dallarına şekil vererek, kağnı, kaşık, traktör, uçak, tank maketleri, baston yapıyor, tesbih ve değerli doğal taşlar biriktirmeye başladı. Avcılık yapan arkadaşlarıyla doğaya çıktığında ağaç dalı ve kökü toplayan Öztürk, bunlardan evinin bahçesinde doğal şekillerini bozmadan küçük dokunuşlarla baston ve çeşitli figürlerin yer aldığı süs eşyaları yaptığını, eserleri koyacak, sergileyecek yer bulamadığın ancak imdadına valiliğin yetiştiğini söyledi.
“DOĞADA NE BULURSAM ONU DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUM”
Raşit Öztürk, şöyle konuştu:
“Daha önce kağnı yapıyordum, 2000’lerde. 2006’dan sonra baston yapmaya başladım. 2011’den sonra hayvan figürleri ve ağaç kökleriyle uğraştım. Doğada ne bulursam onu değerlendirmeye çalışıyorum. Hayvan figürleri olarak, süs eşyası olarak. Doğal taşlar, işe yarayan doğal taşlar. Süs olarak bunları da getiriyorum. Dağlarda gezerken bilhassa dere diplerinden ağaçların köklerinden dışarıya çıkan kısımlarından işe yarayan hayvan figürlerine benzeyen veya baston olacakları onları topluyorum. Onu getirip buradan değerlendiriyorum. Bunun yanı sıra dağda gezerken bir gözüm köklerde, bir gözüm dallarda oluyor, bakıyorum. Taşlara bakıyorum. O şekilde dolanıp geliyorum. Ne bulursam onu değerlendirmeye çalışıyorum. Bizim buralarda esene ağacı var, meşe ağacı, fındık ağacı, kızılcık ağacı, akça ağaç, buna benzer ağaçlar, karaağaç var. Bunların hangisini bulursam onu değerlendirmeye çalışıyorum.”
“DIŞARIDA BULDUĞUM NE VARSA DEĞERLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUM”
Kendi kendine ahşap oymayı öğrendiğini, yaptığı çalışmalar kapsamında ‘devlet sanatçısı’ unvanı verildiğini aktaran Raşit Öztürk, valiliğin öncülüğünde Kaymakamlık ve Belediye tarafından hazırlanan ‘KOP ile geleneksel el sanatlarını yaşatıyoruz’ projesi kapsamında teşhir salonu yaptırıldığını söyledi. Köydeki ahırdan bozulma teşhir salonunda, “200’ün üzerinde baston var. 200-300’e yakın taş var. 25-30 tane kağnı var. 150-200 tane hayvan figürü var” diyen Öztürk konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dışarıda ne bulursam onu da getirip değerlendirmeye çalışıyorum. Vali beyin, kaymakamlığın ve belediyenin desteğiyle yaptık. Kışın yapıldı, açılışını da yeni yaptık. Daha önce evin altı ahırdı, biraderin malları vardı içeride. Bizim de yerimiz dardı. Vali bey geldi gördü. Kıpraşacak yer yoktu. Yastıkların arkası, yorganların arkası, kanepelerin arkası baston, hayvan figürleri vardı. Vali beyin desteğiyle burayı sergi salonu yapalım, müzeye çevirelim dediler. O şekilde bir şey yaptık. Yarısını onlar karşıladı. Birazını biz karşıladık. Sağ olsunlar yaptık. Şu anda gördüğünüz gibi bir sergi salonu.”
Yozgat
ANKA Haber Ajansı

