Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yozgatlı “Tohum Ana” 20 yıldır topladığı ata tohumlarından kendi “Tohum Bankası”nı kurdu

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Ziraat Mühendisi Zehra Altıntaş, 20 yıldır topladığı 500’ün üzerinde ata tohumu ile kendisine özel bir tohum bankası oluşturdu. Kendi seralarında tohumları çoğaltarak çiftçilere dağıtan Altıntaş, “20 yıl önce Türkiye’nin gıdanın iyi bir yöne gitmediğini fark ettiğim anda ata tohumu toplamaya başladım. 20 yıldır ata tohumlarını topluyorum. 500’ün üzerinde ata tohumum var. Aklınıza gelen her şeyi bir de dışarıda gördüğümü de alıyorum, deniyorum. Sonra onu da tohum bankama ilave ediyorum.” dedi.

Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Ziraat Mühendisi Zehra Altıntaş,

Haber: Seyfi ÇELİKKAYA

(YOZGAT) – Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Ziraat Mühendisi Zehra Altıntaş, 20 yıldır topladığı 500’ün üzerinde ata tohumu ile kendisine özel bir “Tohum Bankası” oluşturdu. Kendi seralarında tohumları çoğaltarak çiftçilere dağıtan Altıntaş, “20 yıl önce Türkiye’nin gıdanın iyi bir yöne gitmediğini fark ettiğim anda ata tohumu toplamaya başladım. 20 yıldır ata tohumlarını topluyorum. 500’ün üzerinde ata tohumum var. Aklınıza gelen her şeyi bir de dışarıda gördüğümü de alıyorum, deniyorum. Sonra onu da tohum bankama ilave ediyorum” dedi.

Zehra Altıntaş, Ankara Ziraat Fakültesi’nden 1974 yılında mezun olduktan sonra 6 yıl resmi kurumda çalıştıktan sonra istifa etti. Son 20 yıldır topladığı ata tohumlarıyla Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesindeki çiftlik evinde “Tohum Bankası” oluşturdu, aile fertleriyle birlikte kurduğu seralarda ata tohumlarını çoğaltıp, yaygınlaşması amacıyla çiftçilere vermeye başladı.

Türkiye’de gıda sektörünün, tarımsal üretiminin iyi bir yöne gitmediğini aktaran Zehra Altıntaş, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı çalışmaları anlattı. Altıntaş, şöyle konuştu:

“Çok işler yaptım. En sonunda 20 yıl önce Türkiye’nin gıdanın iyi bir yöne gitmediğini fark ettiğim anda ata tohumu toplamaya başladım. 20 yıldır ata tohumlarını topluyorum. 500’ün üzerinde ata tohumum var. 20-30 çeşit domates, 20-30 çeşit biber. Aklınıza gelen her şeyi bir de dışarıda gördüğümü de alıyorum, deniyorum. Sonra onu da tohum bankama ilave ediyorum.

“Elime geçen her tohumu alıyorum ayırt etmiyorum”

Bulgaristan’dan gelen tohumları bile oldu. Ben de onların koruyup, kolluyorum. Tohumlardan biz fide yapıyoruz. Her yıl 10-15 bin fide yapıyoruz. Bu sene ektiğim bitkilerden iyilerini seçip bize tohum yapıyorum. 2026’da ektiğimiz tohumluğu gelecek yıl 2027’de çiftçilere satmak için ekiyoruz. Bir yıl arkadan giderek o tohumları korumaya çalışıyorum. Çünkü ata tohumları çabuk döllenebilen tohumlar. Tatlının yanına acı ekerseniz acı dominant, tatlıyı acı yapar. Ama tatlı çok olursa bu sefer de acı tatlı olur. Her çeşit sebze var. Orijinal olarak lif kabağım var. Elime geçen her tohumu alıyorum ayırt etmiyorum. Tek özelliği kendini yenileyebilir tohum olması. Ertesi sene ekildiği zaman yine aynı bitkiyi aynı şekilde alabilmem. Kural bu. Onun için deniyorum hepsini. Sınavı geçenleri alıyorum ve onu mutlaka az da olsa her yıl ekiyorum isteyenlere veriyorum. Kudret narı ekiyorum mesela. Ekvator’dan gelme bir bitki ama burada da yetişiyor.

Benim tanıdığım en güzel domates Ankara’nın Ayaş domatesi. Lezzet, dayanıklılık, etlilik bakımından çok şahane bir domates. Bazı tohumları bulmak için çok çaba sarf ediyorum. Şimdi dört çeşit kekik tohumum var, onu biraz zor buldum. Her yıl ekiyorum, kurutuyorum. Kışın öksürüklerde, mide yanmalarında kullanıyoruz. Ata tohumu mısır. Hibrit mısır çıktığından beri ata tohumu mısırlar kayboldu. Benim yedi çeşit ata tohumu mısırım var. O mısırı yediğiniz zaman tadına ve lezzetine doyamazsınız. Ayrıca bir de çok zor elde ettiğim bir patlatma mısırım var. O çarşıdan aldığınız patlayan hibrit mısır gibi değil. Gevrek, yediğin zaman ağzında bir lezzet bırakan plastik gibi değil. Kıtır kıtır bir mısır çeşidim var. Onu gözüm gibi koruyorum, bir çeşit o.”