Seyfi Çelikkaya
(YOZGAT) – Tarih öncesinden günümüze kadar Hititlerden Roma’ya, Friglerden Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, İç Anadolu’nun köklü tarih ve kültür merkezi olarak adlandırılan Yozgat’ta, toprak altındaki yatan tarihin gün yüzüne çıkarılmasına yönelik kazı çalışmalarının yanında yüzey araştırmaları da devam ediyor. Yozgat Bozok Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Sancaktar başkanlığında bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Esenli Köyü’ndeki Gelingüllü Sulama Barajı havzasında iki ayrı höyük daha tespit edildi.
Yozgat’taki 197 sit alanının bazılarında yürütülen kazılarla toprak altındaki tarih gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Son yağışlar öncesinde Gelingüllü Barajı’nda suların çekilmesiyle daha önce bilinmeyen iki yeni höyük keşfedildi ve sular altındaki höyük sayısı 5’e yükseldi.
Yozgat Bozok Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Sancaktar, Kanak Çayı üzerinde 1986-1994 yılları arasında inşa edilen barajın 2025 yılı itibarıyla neredeyse tamamen kurumasının bölgedeki kültürel mirasın incelenmesi açısından “eşsiz fakat geçici bir fırsat” sunduğu ifade etti.
Sancaktar, 2017-2022 arasında kısmen inceleyebildikleri Gölyeri, Köyaltı ve Esenli höyüklerinin suyun çekilmesiyle birlikte çok daha geniş bir şekilde gözlemlenebilir hale geldiğini aktardı. Yeni ortaya çıkan iki höyükle birlikte bölgede Erken Tunç Çağı’ndan Roma Dönemi’ne kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim ağı tespit ettiklerini vurgulayan Sancaktar, höyüklerin birbirine oldukça yakın konumda bulunmasının, Orta Anadolu’nun yerleşim düzeni ve kültürel etkileşim süreçlerini anlamak açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti.
Yozgat Müzesinde sergilenen hasat, tahıl ve doğurganlığın tanrıçası 146 santim uzunluğundaki Demeter Heykeli’nin de 1990 yılında Gelingüllü Barajı suları altında kalan bölgede bulunduğunu bildiren Sancaktar, Esenli Höyüğü eteğinde tespit edilen tapınak kalıntısının, bölgenin inanç tarihi açısından önemli bir veri sunduğu anlattı.
“Burada acil bir belgeleme için başvurularımızı yaptık”
Hacer Sancaktar, planladıkları çalışmaların hem bölgenin kültürel mirasının korunmasına hem de Orta Anadolu’nun tarihine ışık tutacak yeni verilerin elde edilmesine katkı sağlamasını hedeflerini belirtti.
Baraj çevresinde 2021’de Esenli ve Köyaltı höyüklerinde çalışmalar yaptıklarını ancak bunun sınırlı kaldığını ifade eden Sancaktar, ancak geçen yılki kuraklıkta barajın kurumasıyla höyüklerin tamamen ortaya çıktığını kaydetti. “Burada acil bir belgeleme için başvurularımızı yaptık” bilgisini veren Sancaktar, bu höyüklerin Yozgat’ın tarihi bakımından oldukça önemli olduğunu vurguladı.
Sancaktar, bunların Yozgat’ın tarihsel süreci için acil olarak belgelenmesi ve buradaki kültürel mirası korumaya yönelik önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
“Suların kurumasıyla daha önce belgelemediğimiz iki tane daha höyük ortaya çıktı. Ve bir höyüğü de aslında sadece tepe noktasını görürken suların kurumasıyla o höyüğü de ekim, kasım ayında tamamen görüyorduk ve eteğinde de önemli tapınak gibi yapılar açığa çıkmıştı. Burasıyla ilgili kapsamlı bir proje hazırlıyorum şu anda. Bu höyükler Yozgat için ve tarihsel sürecimiz için, arkeoloji için oldukça önemli höyükler. Toplamda beş tane höyük var ve bunların iki tanesi tamamen suyun içinde kalıyor, sular yükseldiğinde. Tamamen kuruyup sular çekildiğinde ancak görebiliyoruz bu höyükleri ve çevresinde de üç tane önemli höyük var. Bu höyüklerin hemen hemen hepsi malzemesine baktığımız zaman erken Tunç Çağı höyükleri. Yozgat genelindeki höyüklere de baktığımızda da zaten erken Tunç Çağı’nda bölgenin oldukça önemli bir süreç yaşadığını ve hatta en parlak dönemin derken Tunç Çağı’nda yaşadığını bize gösteriyor. Yozgat merkeze bu kadar yakın ve birbirine bu kadar yakın bu höyükler çok önemli. Umuyorum bir an önce projemizi de tamamlayıp burada ilk etapta önemli belgeleme çalışmalarını yapmalıyız. Çünkü hem kültürel miras bağlamında hem de iklim krizi nedeniyle bu alan oldukça önemli bir yer.”

