SEYFİ ÇELİKKAYA
Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından hazırlanan projede yer alan Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bağ Yetiştirme ve Islahı Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Elemanı Araştırma Görevlisi Dr. Selda Daler, Yozgat il genelinde gövde hastalıklarının çok yaygın olduğuna dikkat çekti. Daler, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden gelen araştırmacılarla birlikte 30 ayrı bağdaki farklı asmalardan örnekler aldıklarını vurgulayarak, “Bölgede bulunan asmaların oldukça yaşlı olması bu hastalıkların görülme riskini artırmaktadır. Bu nedenle Yozgat ilindeki asmalar örnek alınabilecek iyi bir popülasyonu temsil etmektedir” dedi.
Türkiye’nin önemli tarım bölgesi Yozgat’a özgü sofralık yaş üzüm üretimini teşvik etmek, geliştirmek amacıyla 1991 yılında hazırlanan proje kapsamında yürütülen çalışmaların sonuna yaklaşıldı. İç Anadolu bölgesinde çoğunlukla yağışa bağlı kuru tarım sistem içerisinde çiftçilik yapıldığı hatırlatılarak, Yozgat’ta tarımsal faaliyetler ile birlikte bağcılığında yaygın olduğu kaydedildi. Yürütülen projede yer alan Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bağ Yetiştirme ve Islahı Bölümü Ana Bilim Dalı Öğretim Elemanı Araştırma Görevlisi Dr. Selda Daler, projenin üniversitenin Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) birimi tarafından desteklendiğini bildirdi. Daler, proje kapsamında Yozgat’ın düşük sıcaklık koşullarına dayanıklı on farklı yerel üzüm çeşidini dört farklı Amerikan asma anacı üzerine aşıladıkları fidanları sera koşullarında köklendirip, bölgeye adaptasyonunu test edebilmek için araziye aktardıklarını anlattı.
“YOZGAT’IN HER İLÇESİNDE BAĞCILIK YAPILIYOR”
Projenin amacının yerel çeşitlerin hem aşılama işlemi sonrası bu farklı anaçlarla göstermiş olduğu uyumu belirlemek hem de anaçların toprak ile olan ilişkilerini değerlendirmek olduğunu aktaran Daler şöyle konuştu:
“Kullanmış olduğumuz yerel çeşitler Yozgat iklimine adapte olmuş, düşük sıcaklık koşullarına dayanıklı değerli genetik kaynaklardır. Bu nedenle bu çeşitlerin kullanımını yaygınlaştırmak için aşılama tekniği ile çoğaltılarak modern bağların kurulması gerekmektedir. Yozgat’ın her ilçesinde bağcılık yapılıyor. Ancak mevcut bağlar çok yaşlı ve bakımsız durumda. İl genelinde gövde hastalıkları çok yaygın, aynı zamanda bölgede filoksera zararlısı nedeniyle verim çok düşük. Standart çeşitlerin kullanıldığı asma fidanlarıyla kurulan bağların sayısı yok denecek kadar az. Bu standart çeşitlerin bölgeye adaptasyonu konusunda bazı sorular yaşanıyor. Hem kış soğuklarının şiddetli olması hem de vejetasyon süresinin kısa olması bölgede bu çeşitlerin yetiştiriciliğini sınırlıyor. Bu nedenle bölgenin ekstrem koşullarına adapte olmuş yerel çeşitlerle üretim yapılması ve bu çeşitlerin kullanımının yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Yozgat ilinde toplam 50 farklı üzüm çeşidi tespit ettik. Bu proje kapsamında bunların on tanesini dört farklı anaç üzerinde deniyoruz.”
“BÖLGEDE BULUNAN ASMALARIN OLDUKÇA YAŞLI”
Dr. Daler, Tokat Orta Karadeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen TAGEM projesi kapsamında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden gelen araştırmacıların bölgedeki bağlarda fungal gövde hastalıklarını incelediklerini bildirdi. Daler, “İl genelinde 30 ayrı bağdaki farklı asmalardan örnekler aldılar. Bölgede bulunan asmaların oldukça yaşlı olması bu hastalıkların görülme riskini artırmaktadır. Bu nedenle Yozgat ilindeki asmalar örnek alınabilecek iyi bir popülasyonu temsil etmektedir. Asma gövde hastalıkları içerisinde kav hastalığı dediğimiz esca sendromu, geriye ölüm hastalığı, petri ve siyah bacak hastalıkları yer almaktadır” dedi. Bugüne kadar 133 farklı fungus türünün asma gövde hastalığına neden olduğunun tespit edildiği bilgisini paylaşan Daler, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Araştırmacı hocalarımız Yozgat ilinde hastanın yoğunluğu ve bu hastalığa neden olan patojenlerin tespiti konusunda incelemeler yapmak üzere asmaların yaşlı gövde kısmından örnekler aldılar. Gövde hastalıkları uzun vadede önemli ekonomik kayıplara neden olmakta ve bağcılıktan elde edilen kazancı azaltmaktadır. Bu hastalıklar çoğaltım materyalleriyle veya budama işlemi sırasında çok hızlı şekilde yayılabilmektedir. Bu nedenle hocalarımız hastalığın daha fazla yayılmaması için bölge bağcılarına dikkat etmeleri gereken konular hususunda önemli bilgilendirme yaptılar. Budama yaparken bir asmadan diğerine geçerken, mesela kendi koşullarında hazırlayabilecekleri sulandırılmış çamaşır suyunu kullanabilirler. Bunun için genelde iki ölçek suya bir ölçek çamaşır suyu kullanmasını öneriyoruz çünkü budama yaparken bir asmada hastalık varsa, aynı budama makasıyla başka bir asmayı da budadığınız zaman bu hastalığı yaymış oluyorsunuz. Bu şekilde hastalıkların yayılması önüne geçilemez duruma geliyor.”
Yozgat
ANKA Haber Ajansı

