Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

YÖK Başkanı Özvar: Bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi konusunda somut adımlar atacağız

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi konusunda somut adımlar atacaklarını belirterek, “Kadro onayını aldık. Farklı branşlardan lisans mezunlarına merkezi bir sınav uygulayacağız ve başarılı olanlara bilişim temelli programlarda lisansüstü eğitim imkanı sağlayacağız. Akabinde üniversitelerimizde ilgili programlarda istihdam edeceğiz” dedi.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, son dönemde açılan bilişim

(ANKARA) – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi konusunda somut adımlar atacaklarını belirterek, “Kadro onayını aldık. Farklı branşlardan lisans mezunlarına merkezi bir sınav uygulayacağız ve başarılı olanlara bilişim temelli programlarda lisansüstü eğitim imkanı sağlayacağız. Akabinde üniversitelerimizde ilgili programlarda istihdam edeceğiz” dedi.

263’ncü Üniversitelerarası Kurul toplantısı, YÖK Başkanı Özvar başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Özvar, yükseköğretimin artık sadece eğitim-öğretim faaliyetlerinin icra edildiği bir alan değil; ülkelerin kalkınma kapasitesinin, beşerî sermaye niteliğinin, üretim gücünün ve uluslararası rekabetçiliğinin şekillendiği stratejik bir zemin olduğunu belirtti.

“Akademik prestij sadece yayın performansıyla özdeşleştirilemez”

Özvar, üniversitelerin akademik prestijinin artık sadece yayın kapasitesiyle ölçülmediğini, aynı zamanda mezunlarına istihdama katılabilme imkanını artırması ve ülkenin ekonomik gelişmesine katkı vermesiyle de kazanıldığını vurguladı.

Özvar, “En az bunlar kadar topluma hizmet de öne çıkan ana maddelerden biri olmaktadır. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde akademik prestij konusunda yapacağımız çalışmalarda sözünü ettiğimiz parametreleri de dikkate alacağız” dedi. “Son yıllarda sistemimizi nicelik merkezli büyüme anlayışından çıkarıp kaliteyi, istihdamla uyumu ve toplumsal etkiyi merkeze alan bir dönüşüm çizgisine taşıyoruz” ifadesini kullanan Özvar, kontenjan planlamasında titiz ve detaylı bir süreç yürüttüklerini vurguladı. Özvar, “Bu süreçte üniversitelerimizin fiziki ve akademik kapasitelerini, ülkemizin istihdam yapısını, sektörlerin dönüşüm hızını, iş gücü piyasasındaki eğilimleri ve gelecekte ortaya çıkması muhtemel meslek alanlarını bütüncül bir çerçevede değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yeni programlar için nitelikli öğretim elemanı ihtiyacını karşılamaya yönelik önemli adım atıyoruz”

Son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi konusunda somut adımlar atacaklarını belirten Özvar, konuya ilişkin şu bilgiyi paylaştı:

“Bu konuyla ilgili olarak gerek Hazine ve Maliye Bakanlığı ile gerekse Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile görüşerek gerekli kadro onayını almış bulunuyoruz. Farklı branşlardan lisans mezunlarına merkezi bir sınav uygulayacağız ve başarılı olanlara bilişim temelli programlarda lisansüstü eğitim imkanı sağlayacağız. Akabinde kendilerini üniversitelerimizde ilgili programlarda istihdam edeceğiz. Böylece, yeni programlar için gereken nitelikli öğretim elemanı ihtiyacını karşılamaya yönelik önemli bir adım atmış oluyoruz.”

İşyeri temelli uygulamalı mesleki eğitim”

Küresel ölçekte yaşanan dönüşümün; dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik eksenli politikalarla iş gücü piyasasında yeni beceri setlerini zorunlu kıldığını belirten Özvar, meslek yüksekokullarının bu dönüşümün tam merkezinde yer aldığını ifade etti.

Bu dönüşümün odağında “işyeri temelli uygulamalı mesleki eğitim” anlayışı bulunduğunun altını çizen Özvar, “Uygulamalı eğitim halihazırda sistemimiz içinde mevcuttur. Hedefimiz bunu belirli bir standarda oturtmak, kapsamını genişletmek ve sektörle uyumlu biçimde kurumsallaştırmaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Özvar, Organize Sanayi Bölgelerinde kurulan meslek yüksekokullarının öğrencinin sınıfta öğrendiğini aynı gün üretim bandında, atölyede ya da sahada uygulayabildiği bir yapı inşa ederek, eğitim ile iş dünyası arasındaki kopukluğu büyük ölçüde ortadan kaldırdığını kaydetti. Özvar, şunları kaydetti:

“OSB–MYO mezunlarının yaklaşık yüzde 92 gibi yüksek bir istihdam oranına ulaşması, modelin güçlü bir başarı ürettiğini göstermesi bakımından fevkalade önemlidir. OSB–MYO yaklaşımını kıymetli kılan husus, yalnızca uygulama süresini artırması değil, öğrenmenin doğasını değiştirmesidir.”